Didem'in 3. Doğumgünü
Tek satırlık post modern bir hikaye... üçüncü doğumgünümüzün tatlı hatırasından bizi kim ve ne vazgeçirebilir ki ...
"Kitap, cebinizde taşıdığınız bir bahçedir. — Çin atasözü"
"Kitap, cebinizde taşıdığınız bir bahçedir. — Çin atasözü"
Tek satırlık post modern bir hikaye... üçüncü doğumgünümüzün tatlı hatırasından bizi kim ve ne vazgeçirebilir ki ...
Mumun ışığı iç içe geçmiş üç halkadan oluşuyordu.En dışta sarı,içinde daha açık bir sarı ve onun içinde de mavi...Mavi huzme, ruh muydu yoksa huzur mu, yoksa Tanrım o sen misin?
"Tutkunluk değil gözlerime yaşları pazarlayan, aşk değil hüzünleri yüz hatlarıma mühürleyen! Gerçeklere kapadığım gözlerimi uçurumdan düştükten sonra açmış olmamdır canımı yakan! Zamanında üstünü kapattığım her hata cebime koyduğum bir taşmış ve her bir taşın adı belki`ymiş... Şimdi gerçeğe açtığım gözlerimle bakıyorum ceplerime ve sayamayacağım kadar çok, taşıyamayacağım kadar
İnsan bazen kendi yaşamını yönlendirmekten aciz olabiliyor! Belki de bu durum, ne istediğini tam olarak bilememesinden kaynaklanıyor bazen... Her ne olursa olsun kısacık yaşamımızda kimsenin ya da hiçbir şeyin yapmak istediklerimizi engellemesine izin vermemeliyiz, bu kendimizde olsak!
Hikayede, mazi ile istikbalin sanat yapısını birleştirme gayreti olarak tanımlanabilir veya geçmişin klasikleşmiş sanatını, gerçeği anlayabilme yolunda etkili şekilde kullanmanın mümkün olabilir mi? Sorusuna bir cevap niteliğinde mütevazı bir çalışmadır.
Hikaye de hayatı tanıma, hakikati kavrama, yaratılış ruhunu hissetmenin klasik bir yolu gösterilmeye çalışılmıştır. Canlılığın sadece
Masadaki iç karartıcı fakat emektar diye tahammül edilen siyah masa lamba-
sıyla (bazıları abajur da der) sıcacık bir vedadan sonra, ellerimizi arkamızda
birleştirip, -onbeş dakika sonra durakta olacak- halk otob
Günlerce dinmedi Murat'ın göz yaşları.Artık göz yaşı pınarları kurumuştu
Ne zaman veya nasıl bilmiyorsunuz, tek bildiğiniz şu an burada olmanız, burada oturuyor olmanız, bu eski koltukta oturduğunuz biliyorsunuz.
Bu yazıyı annemin evinde hala asılı duran ve anneanneme ait olan taş aynaın hatırasına yazmıştım bir zamanlar...
üstümüze yağmurlar yıldırım çakarken, tüm komşuların iğrenen bakışları arasında, ıslak, sevişirken ; yaşadığım ve yaşayacağım tüm anları o tek yağmurlu güne adadım ben