Bir Vardı Bir Yoktu Çocukluğum
Bu yazıyı annemin evinde hala asılı duran ve anneanneme ait olan taş aynaın hatırasına yazmıştım bir zamanlar...
"Kurgu, hakikatin içindeki gerçeği anlatır. — Albert Camus"
"Kurgu, hakikatin içindeki gerçeği anlatır. — Albert Camus"
Bu yazıyı annemin evinde hala asılı duran ve anneanneme ait olan taş aynaın hatırasına yazmıştım bir zamanlar...
üstümüze yağmurlar yıldırım çakarken, tüm komşuların iğrenen bakışları arasında, ıslak, sevişirken ; yaşadığım ve yaşayacağım tüm anları o tek yağmurlu güne adadım ben
Götürür bizi
Bazen bir şarkıda ki melodi,
Bazen hayal gibi bir görüntü,
Bazen bir bebeğin gülümsemesi,
Bazen koca bir adamın gözyaşları,
Bir yolcudur insan. İçinde hep bir çocuğu saklar.
Karşılaşmaları yağmurlu bir ilkbahar günüydü. Giray pencerenin önünde oturmuş yağan yağmuru seyrediyordu. Evlerinin önünden geçen yol işlekti. Acı bir fren sesinden sonra yuvarlanan bir aracın sesine fırlayarak hızla evden çıkmıştı.
Ölümü kandırmayı başardı Korinthos Kralı Sisyphos. Kendini almaya gelen ölümü, zincirlerle sıkıca bağlayıp kaçmayı başardı. Deli bir sevinçle koştu kırlarda, zincirinden kurtulamaz sanıyordu ölüm ve öylede oldu.
Oysa sadece bir resimdin ama o kadar sıcak bakıyordun ki , sanki yanımdasın ve gözlerimin içine bakıyormuşsun gibi hissettiriyordun bana.
Elinden düşmeyen rengarenk bilyelerin, uçurtmaların, gökyüzünde uçan kırlangıçların, yamalı pantalonların, anneannesinin her gün hiç üşenmeden yaptığı kızılcık şerbetlerinin, dedesinin verandalarında kendisini kucağına alıp saatlerce anlattığı masallardaki en yakın arkadaşlarının yaşamın kendisi için çizdiği resmin kalıcı elemanları olacağını düşünürdü hep. Oysa o günlerden kendisine kalan tek miras kırk yaşına
Kelebek kanatlı melekler.. Denizin üzerinde yürüyen bir adam... Dünün bugünün ve yarının dalgaları ile dünün, bugünün ve yarının butuları.
...Bir boşluk daha boşaldı nasıl olduysa, artık dolmayı bekler.
-kar, yağmur, sis, soğuk ve ölüm...-
Soğuk bir gülüşü andırıyor sabah. Bâd-ı Sâba esiyor gözlerimizden içeri. Herşeyin durduğu bir anda yağmurla başlayan sohbet derinlemesine açılıyordu ruhumuza...
Asıl söylenmesi gerekenleri ertelememek gerek.