"Yazmak, aslında ölmekten başka bir şey değildir; ama neyse ki, okumak da dirilmektir." – Umberto Eco (kurgusal)"

Öykü

Osuruk Otu Salatası

Büyükçe odanın köşesindeki mutfağa benzemeyen eğik tezgah üzerinde kimsenin bilmediği – belki de bir anlamda var olmayan – mezeleri hazırlarken tam olarak tanımlayamadığı bir beklentisizlik içerisindeydi. İçindeki beklentisizliği o denli yoğun olarak hissediyordu ki, bu beklentisizliğin varacağı durum bir beklenti halini almıştı.

Deniz Kokulu Dondurma

Üç maymunculuk oynamayı çok iyi bilen bir çocuk, herkesin duymadığı sandığı şeyleri yutan hayal çağında küçük bir beden... Ve ölüm hiç tanımadığı bir yolla ulaşıyor ona, ölüm gemisi yolcularından dedesi... Kalkış saati belli değil, nerede duracağı hiç değil. Ölüm arkasında bıraktıklarıyla kabarık bir deniz gibi, dalgalar gibi, çocukluğun

Üç İki Bir... Sus

içindeki çığlıkların boğazında kelepçelendiğini hissediyordu yusuf babasının ellerinin kelepçelendiği gibi...

Örgü, Şiş ve Yünler

Şaka şuka, şaka şuka, şişi çevir, ilk ilmeği örmeden al....
Attığım her ilmekle bir sıkıntımı, bir bunalımımı arkaya, omuzlarımdan geriye bırakıyordum. İnanamıyordum, nasıl bir terapi bu böyle...

Sen Ben ve Sensizlik

El salladı otobüsün ardından. Gözleriyle “uğurlar ola” dedi. Yüreğiyle sadakat yeminleri etti. Otobüs kaybolunca dağların arasından, bir boş yola bir de şehre baktı. Öylece dimdik durdu bir süre. O olmadan atılacak ilk adımdaydı sıra.

Yalnızlık Senfonisi

...Kahramanlık geçitlerinin gelgitlerle kirlendiği bir gece kaçmaya çalıştım çatıların kemirgenliğinde pişmeye çalışan çatışmaların gerginliğinden lakin NAFİLE!...

Gölgeler ve Ölümler - 1

-kar, yağmur, sis, soğuk ve ölüm...-
Soğuk bir gülüşü andırıyor sabah. Bâd-ı Sâba esiyor gözlerimizden içeri. Herşeyin durduğu bir anda yağmurla başlayan sohbet derinlemesine açılıyordu ruhumuza...

Başa Dön