"Sabahın yedisinde uyananların tek suçu, akşamın beşinde ölenlerden olmalarıdır." – Terry Pratchett (kurgusal)"

Öykü

Harry Potter ve Bilinmez Ada

Arkadaşlar, Ben Harry Potter'ı çok sevdiğim içim onun fanfictionunu yazdım. Hikkayem Harry Potter'in beşinci yılını anlatıyor. Henüz tamamlayamadığım içim ilk on bir bölümünü yolluyorum. Eğer ilgi görürse devamını da yollamayı düşünüyorum.

Karanlık

Kolumda bir karıncalanma. Yürüyen bir karıncalanma? Bir akrep! Üzerimde. Bekliyor, bekliyor... Kuyruğu havada: çelik gibi gergin. Bekliyor... Bir ses , istemsiz bir baş hareketi ve yakıcı acı! Zehir!

KİTAP İZLERİ

Masumiyet Müzesi

Orhan Pamuk

Hatıraların Varlığa Dönüştüğü Yer: Masumiyet Müzesi "Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum." Orhan Pamuk'un 2006'da Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmasının ardından yayımladığı ilk büyük romanı olan Masumiyet
İncelemeyi Oku

Teyze

"Parmaklarım ince benim, borunun içerisine elim rahatça sığıyor diye orada iş verdiler bana". Ne güzel diye geçirmişti içinden, ince parmaklı damatmış bizim de kısmetimiz. Rahmetli beyinin de parmakları inceydi, "inşallah bizim rahmetliye benzemiyordur heryeri" diye mırıldandı teyze, talihsiz kızına bakarak.

Aynı Mekan

Odada ilk göze çarpan, gelişigüzel alınmış eşyaların kahverengi tonlarının uyumuydu. Sanki gercekte tek bir rengin yaşanmışlıklarla oluşan tonlarının uyumu. Her dokunulan yeri bu rengin bir tonunu almış ve sanki her yerine dokunulmuş odanın.

Ablam

"...Ablam, gün geçtikçe iyice saldırgan olmuş, hatta evdeki eşyalarla yetinmeyip, bizlere ve eve gelen insanlara bile saldırmaya başlamıştı. Annem artık baş edemiyordu. Babam da akşam eve gelince, ağır ellerinde çırpınan ablamın sessizliğiyle iyiden iyiye çıldırıyor, evi savaş alanına döndürüyordu. Ben ise bebeğimle köşeye çekilip, olan biteni anlamaya çalışıyor,

Bir Sonraki Ayrılık

Birer birer gittiler yaşamımdan . Herbiri ayrı bir yaraydı , her biri ayrı bir yaşanmışlık, güzel ve çirkindiler , umutları , umutsuzlukları vardı , sevadaları vardı , en önemlisi insandılar , insan olmayı ve insanları seviyorlardı . Ben onları öylece sev

Düş Kadını Gördü

Eski siyah-beyaz bir fotoğrafın ardına gizlediği küçük çocuk hüznünü aradı, bir yanıyla eski, bir yanıyla yeni ışıklı gece şehrinin içinde. Uykusuzluğu yola çıktı ilkin bu arayışta.

Tozlu Yüreğim

Şan, şöhret, makam hırsı, hepsi annemde vardı.Ünüversitede başarılı profösördü.Araştırmaları, işinde başarııyla yükselmesi derken ben bir köşede sevgisiz kalakalmıştım.Annemin içindeki hırs beni kinlendiriyor her gün birazdaha canavarlaştırıyordu.hep erteliyor hep erteliyordu. Ertelediği yıllar 20 yıl olmuştu.
Oysa ben anne şefkati merhameti istiyordum. O başka yerde bulunmayan sevgi kucağuna

Bankada Havale Beklerken Çıkan Üçüncü Dünya Savaşı!

"Yolunuz Haydarpaşa garına düşerse, sol tarafta, denize kadar uzanan yüksekçe bir taş duvarın denize yakın kısmında, gelişigüzel büyümüş ağaçların ve yeşilliklerin arasına gizlemiş o tarihi vagonu göreceksiniz! Biraz daha dikkatle bakarsanız, kim bilir, belki, o, dünyayı pek de ipine sallamayan, o pejmürde kılıklı özgür adamı da görebilirsiniz!

KİTAP İZLERİ

Nasipse Adayız

Ercan Kesal

Ercan Kesal’ın Trajikomik İktidar Oyunu: "Nasipse Adayız" Her siyasi kampanya bir absürtlükler tiyatrosudur, ancak Ercan Kesal, "Nasipse Adayız" ile bu dramanın Türkiye'ye özgü sahnesinin perdesini
İncelemeyi Oku
Başa Dön