Sesler Ayaklar ve Yunuslar
Dünyanın benden haberi var mı bakalım? En azından şu anda kimsenin benden haberi yok, bu kadarı kesin.
"Sanırım Tanrı da benim gibi bir yazar olmalıydı ki, bu kadar çok taslakla uğraşmış." - Oscar Wilde"
"Sanırım Tanrı da benim gibi bir yazar olmalıydı ki, bu kadar çok taslakla uğraşmış." - Oscar Wilde"
Dünyanın benden haberi var mı bakalım? En azından şu anda kimsenin benden haberi yok, bu kadarı kesin.
İznik'te bir köftecide öğlen yemeğimizi yedik. Yüz elli gram köftenin bedeli sadece bir milyon liraydı
aldatmacaların çok olduğu günüzmüzde,aklıma böyle bir hikaye yazmak geldi
Kayaların bulunduğu yamaca vardığında başını kaldırıp kayaları dikkatle izledi. Belki de oraya çıkıp çıkamayacağını kestirmeye çalışıyordu.
Seyre dalıyorum tam önümdeki bahçenin geçmişe karışmış yüzyıllık nadide ağaçlarını... Kimi sararmış, kırılmış anılarla dolu dallarını rüzgara satmış, kimi dimdik, kimi de yaslanmış aslında olmayan duvara.
Bir zamanlar Jeromir adında bir kömür üreticisi varmış. O bir ağaç boyundamış ve oldukça güçlüymüş. Onun Josa adında bir oğlu varmış. Fakat Josa kısa boyluymuş ve çelimsizmiş. Bu durum yaşlı Jeromiri çok üzüyormuş. O sık sık başını kaşıyıp, içini çekerek şöyle dermiş:
Karanlığa saklanan içi sıcak, dışı buz bedenlere...
Yüreğimin boşluğunda sessiz ve yalnız, çıplak ayak yürümeye çalışıyorum.
...Burası karma cennettir. Bütün hayvanlar farklı zaman dilimlerinden buraya gelir. Yavru köpeklerin rüyyalarını süsleyen köpek cenneti hiç bir zaman olmadı...
üstümüze yağmurlar yıldırım çakarken, tüm komşuların iğrenen bakışları arasında, ıslak, sevişirken ; yaşadığım ve yaşayacağım tüm anları o tek yağmurlu güne adadım ben
Yalnızlığın, bütün bir evrene yayılıyordu. Yağmur damlalarına, gökyüzüne, kaldırımlara, ceplerindeki bozuk paralarına..İnsanlığa dair herşey bozdurulmuştu. Farkındasızlığa mahkumdu sanki; dünya..