Bir Ayrılık Şarkısı
Sonra içinde yıllardır taşıdığı, daha önce yitirdiği birinin eksikliğini duyumsadı.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Sonra içinde yıllardır taşıdığı, daha önce yitirdiği birinin eksikliğini duyumsadı.
Bir varmış bir yokmuş, padişahın bir kızı varmış. Bir gün padişahın kızı kaplıcaya gitmiş. Yıkanırken altından hamam tası, altın tarağı varmış. Cariyeler padişahın kızını yıkıyorlarmış. Hamamda bir genç kız padişahın kızı yıkanırken hayran hayran ona bakıyormuş. Bir taraftan da elinde hamamın eski taslarıyla kurnadan su alıp yıkanıyormuş.
YZ
Tavandaki kalaslar her günkünden daha bir eğri büğrü göründü gözüne. Üzerlerindeki çatlaklarıyla narin kibrit çöplerine benziyorlardı...
Melisa Kesmez
İşte bunun için geldim avukat bey. Bu borçtan kurtulmanın usûlen bir yolu yok mu?”
“Üç santimlik kanamalı bir ur görüyorum, hemen aldırmanız gerekiyor, poliklinikte Dr. Süleyman Bey var, şansınıza bu konuda da oldukça deneyimli bir arkadaşımızdır, size raporu verdiğimde hemen ona gidin…”
Ahşap basamaklarda yükselen gacırtılar, sıvası artık iyice dökülen evin üst kat duvarlarını yalayıp geçmiş, kapı eşiğinden sinsice odasına ulaşarak sonunda o derin, tatlı uykusundan uyandırmıştı kendisini. Küf kokan rutubetli yorganın altında kımıldamadan öylece kıvrıldı bir süre daha. Oda içerisinde şuraya buraya bıraktığı kovalara çatıdan sızarak düşen damlaların çıkardığı
Hasan, ortalarda yoktu. 12 yıl olmuştu Hasanından ayrılalı. Oğul anasından ayrılalı Neredeydi, kiminleydi, ne yapıyordu? Kimse bilmiyordu.
Anne, duyma yetisini biraz kaybettiğinden anlaşma zar-zor olmaktadır Eyiyim yavrııım, eyiyim. Heç bir sorunum neyin yok. Sen nahalsın? Gelinim torunum nahal? Adam hal, hatır sorma işinden sonra havadan sudan konuşarak bedava hakkını kullanmaya kararlıdır. Derken aile içi sorunları konuşmaya gelir sıra: Anne! Sana iyi bir haberim var; torunun
.... Hani, okumakta olduğunuz bir kitabın sayfasını çevirirken, düşüncemiz saliseler süresince taaa uzaklara gidiverir de; yeni sayfaya yoğunlaşmanız için biraz gayret edersiniz ; işte öyle... Ama kesintiye uğrayan düşüncenin savrulduğu yerden döneceği yok gibiydi!... Belki de haklıydı; birdenbire kaygı yoğunluğundan bunalmasının geçerli nedenleri de olabilirdi… Askeri darbe öncesi
"Herkes haberi almış, namussuzlar, hergele deyyuslar. Bu nasıl insanlık, kimse elini taşın altına sokmak istemiyor. Büyük ihtimaldir ki şimdi herkes ellerini karılarının bacak arasına koymuştur. Ulan ne bok yiyeyim ben şimdi. Ulan Adanalı, Durmuş'un piçleri. Başıma ne işler saldınız" diyerek mırıldandı."
Tren kalkmadan 1 saat öncesinde almıştım biletimi ve bu zamanı yiyecek bişeyler almak için değerlendirdim.. alışverişimi bitirip geldiğimde ise hala yarım saatimin kaldığını görünce bu zamanı yerimde oturarak geçirme kararına vardım ve alsancak garının tarihi mimarisi içerisinde peronuna yanaşmış olan trenimde 3. vagon 21 numaralı koltuğuma gelip oturdum
Kerem Eksen