Tanrı ve Test
Dışsal etkenler ne olursa olsun, kendini arayan birinin öyküsüdür. "Hepimiz, diğer yarımızı arıyoruz" düşüncesiyle kaleme aldığım bu yazımda 2 kelimeyle ne aradığını bilen bir deliyi anlattım.
"Yarına kadar ertelenebilecek hiçbir şey, bugünün kahvesini bekleyebilir." - Franz Kafka"
"Yarına kadar ertelenebilecek hiçbir şey, bugünün kahvesini bekleyebilir." - Franz Kafka"
Dışsal etkenler ne olursa olsun, kendini arayan birinin öyküsüdür. "Hepimiz, diğer yarımızı arıyoruz" düşüncesiyle kaleme aldığım bu yazımda 2 kelimeyle ne aradığını bilen bir deliyi anlattım.
Randevusuna yetismek icin akla gelmedik zorluklar yasayan bir insanin öyküsü
Ismail´in dudaklari titriyordu, az önce kestigi dananin sol arka bacaginin vuruslarini seyrederken. Hayvan canini verdikten sonra kaskati kesildi. Gözlerini akip giden kan akintilarina dikmis bakiyordu hareketsiz. Sag elinin parmaklarini gevsetmek istedig
Ertesi günü gözlerini açtığında yepyeni bir çevreyle karşılaştı. Bin bir çeşit çiçeğin yer aldığı bir binadaydı. Sürekli insan görüp, çiçeklerin götürüldüğünü görürdü...
Odamda kulaklarımı dinlendirdiğim bir anda, sabit bir sesle sarsılıyorum. Tak-tak-tak... Sabit aralıklarla devam eden seslere katlanamıyorum. Salt bu sebepten başucumda saat barındıramadım uzun zamanlar. Şimdilerde bu takıntıyı yok etmek için tiktaklarla
Alt tarafı vesaiti nakliye
Üst tarafı, huzuru zamanlı, savunması yersiz gelmiş ama hala yurtsuz kalmış ayrılık…
büyüme sürecinde insanların karşılaştığı zorlukları aşmak için seçtiği yollar... bazen yanlışlığı bazen doğruluğu ve bunların sonuçları ile yüzleşme çabaları...
Anlayamadım, sizin onbeş günlük senelik izniniz mi var? O zaman mı hoplayıp, zıplayıp, metliyorsunuz günışığında?
Biz farkında olalım ya da olmayalım, tüm yaşadıklarımız 'içimizde bir yer'lere yerleşir. Onlarla yüzleştiğimiz en belirgin anlar ise yalnızlığa düştüğümüz, düştüğümüz yerde kendimizi bulduğumuz anlardır... Bazen farkına varır anlamlandırmaya çalışırız, bazen de canımızın acısıyla ardımıza bakmadan kaçarız...
Yalnızlıkların içinde kaybolmuş bir kişilik ve yabancılaşan benlik. Artık susmuştur dil, sönmüştür gözlerdeki ışık. Artık eşyalar konuşmaya başlar...
Sırt çevirdim aynalara
(Sır)rımı gözlerimden bile saklayamıyorlar işte...
Herşeyi öğrendi kalbim...
Şiirlerde gizlenmiş bir imgedir sevgili
Kendini ararken dizelerde
Biçim nedir sorusunu irdelerken bu yazının doğması çok şaşırtıcı, bir o kadar da doğaldı!
Bir kaç kelime bulup, bunları kalbimin ve ruhumun derinliğindeki renklerle karıştırıp, çocukluğumdan beri kendimle taşıdığım hüznümün süzgecinden geçirerek sana seslenmek istedim.
Varoluşun ilk altı ayında iki insanın iç durumları, birbirleriyle ilişkileri ve hakikati arama çabaları...
Bizler aşkı yazdıkça içimizi, içimizi yazdıkça aşkı bulduk. Ne Leyla çıktı karşımıza ne Mecnun. Gözü kendi kendine kamaşan mimara döndük.