Soğuttu Kadını
soğuk ve ayazın bacak aralarından sızışı gibiydi hayat.
kasıklarda titrer, dudaklarla sövülürdü belki de!?
"Sözcükler, düşüncelerimizin giysileridir. — Samuel Johnson"
"Sözcükler, düşüncelerimizin giysileridir. — Samuel Johnson"
soğuk ve ayazın bacak aralarından sızışı gibiydi hayat.
kasıklarda titrer, dudaklarla sövülürdü belki de!?
Y nin yalnız yaşayan, yenilgiye yanan yüksek yazgısının yüreğinde yatan, yalandan yakınan yalnızlığının yazgısıdır bu.
kapı çalıyo.. yada zil.. ne diyosanız.. benim için fark etmiyo.. ikisininde çalmasından nefret ediyorum.. iksinide sökmeyi çok ciddi anlamda düşündüm.. ve şimdi bu konuda mantıklı bi teori üretmeye çalışıyorum.. başarırsam kapısız ve zilsiz bi evde son derece sorunsuz bi şekilde yaşayabilirim..
kimsin..
Benim..
"Cilalanmış fayansları batır... Takım elbiseleri batır... Karşılıksız aşkını batır... Ulaşamadığın şehirlerin gemilerini batır! Sesinin kötü olmasına aldırmadan söyle şarkını... Bağır!..Tanımadığın insana sarılamıyorsan , yastığına sarıl!.."
yaşlanabileceğinin garantisi yoktu. zaten yaşlanmayı kim ister. götünü yıkayamayacak kadar yaşlanan insanlar tanıdım. insanın zavallılığına lanet okudum. ne boktan bir düzen içinde yaşıyorduk. bir başka acı gerçek de şu ; insan, ömrünün neredeyse yarısını uykuda geçiriyormuş. tabi bunun yanında tuvaletde, trafikte, banyoda market de, banka da kuyruklarda, hastane
Birahanelerdeki, meyhanelerdeki muhabbetleri çok samimi buluyordu, gerçek buluyordu. Orada daha önce birbirini hiç görmemiş insanların yer yokluğundan aynı masaya oturup, kırk yıllık dostlarmış gibi muhabbet etmeye başlamaları, birbirlerine en yakınlarına bile anlatmadıkları sorunlarını anlatmaları, sıkıntılarını paylaşmaları hoşuna gidiyordu. O masalarda hiç kimse olduğundan daha iyi, olduğundan daha dürüst,
Gelenler, gidenler... Her gelen giderken eski beni peşinde götürüyor. Yeni ben hep daha fazlasını istiyorum. Onlarca kriterim var artık ve hala artıyorlar. Ben hep imkansızı mı istiyorum yoksa?
Kadın gözyaşlarıyla stüdyodaki bir kapıya bakıyordu.Karizmatik sunucu: 'Sence gelecek mi?' diye sordu kadına.
Ama kadın büyük ihtimalle söylenenleri duymuyordu bile..
... Kaldırımların taşları sıra sıra. Biri bitiyor öbürü başlıyor. Arada boşluklara da rastlanıyor. O veya bu sebepten sözü geveliyorum. ...
umutsuzluğun içine doğru yürüdüm, hava kararmaya başlamıştı. içimde korkunç bir hüzün çöreklenmişti nedense. ağlıyormuydum yoksa. hayır olamazdı. bu utanç verici. parkın içinden geçip minübüse binmek için caddeye çıkacaktım. tam o sırada inanılmaz bir şey oldu. evet oradaydı. yarısına kadar içilip atılmış bir su şişesinin yanında duruyordu. gözlerime inanamadım.