..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. -Atatürk
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Çağdaş Sanat
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Tabanca
Seyfullah ÇALIŞKAN
Öykü > Kent

TABANCA Sokakların en güzel koktuğu mevsimdeydik. Turunç ağaçlarından kaldırımlara kar beyazı çiçekler dökülmeye başlamıştı. Akasyalar ile yaseminler sabırla sıralarını bekliyorlar. Begovillere daha çok vardı. Bahar İzmir sokaklarında ılık bir güneşle parkları, sokakları, insanları okşuyordu. Baharın sarhoşluğunu günlük rutinler ziyan ediyordu. Önce falanca yere gitmeli, oradan şunu almalı, Bornova’ya uğrayıp şube müdürünü görmeli, sonra belki ş

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Eleştiri > Çağdaş Sanat
21 
 Seddül Bahir 32 Saat Dizisi Müthişti  (Hakan Yozcu)

Çanakkale Zaferi’nin anlatımı bundan daha güzel bir şekilde olamazdı diye düşünüyorum. Yeni neslin ve ilerde çocuklarımızın anlaması bakımından yerinde bir proje olmuş. Her haliyle beğeni topluyor film. Zaten bunu da ertesi gün basında genişçe yer alması ve herkes tarafından konuşulması doğru kılıyor.
22 
 Ben, "Çıplak Memelerini Değil" Dansı İzlemeye Geldim!  (Seval Deniz Karahaliloğlu)

Eser, “kadınların nasıl davranmalarını gerektiğini”, bir kadına dikte ettirmenin nasıl sonuçlar doğurduğunu anlatıyor. Bu emir tonundaki diktenin kadınları adım adım nasıl delirteceğini gösteriyor da, öyküye paralel olarak seyircileri nasıl delirtebileceği hiç hesap edilmiyor. Modern dansın ilginç bir sunumu.
23 
 Dumana Boğulan "Romeo ve Juliet"  (Seval Deniz Karahaliloğlu)

Oyunda en çok zevk aldığım sahneler, birinci bölümde Mercutio (Gürol Tonbul), Romeo (Tamer Yılmaz) ve Benvolio'nun (Mehmet Demiralp) bir arada olduğu sahne. Dumanın olmadığı, gök gürültüsü efektinin duyulmadığı, müziğin sesinin açılmadığı “sessiz sakin bir beş dakika”. Bu üç sanatçı “sadece oyunculuklarıyla”, beni alıp Romeo ve Juliet oyununa götürdüler. Kendimi, “gerçekten oyunun içinde hissettiğim”, sessiz sakin o beş dakika, oyunun en güzel bölümüydü.
24 
 Nikah Şekeri  (furkan dede)

Yurtiçi ve yurtdışı ürünlerimizi numuneler ile size sunduktan sonra kabul edilen ürünleri hazırlayarak kargo ile ulaştırıyoruz.
25 
 Yaşamdan Öyküye  (Taki Akkuş)

Okuduklarımızın bizdeki izi, yaşamımız ve yaşamımızın beynimizdeki birikimiyle doğru orantılıdır. Bu anlamda kalıcılığın da ifadesidir bu karşılıklı alış veriş. An'ların bütün oluşturması Sanatçı ve aydınlarca yeteri derecede gözlenip , algılanmazsa önermeler noksan ve sakat olacaktır. Sanatın estetik değerleri zorunlu olarak siyasi giysinin altına girdiğinde, alt yapısını oluşturan unsurların yaşamla bağı ve bu noktadan soyutlanışı sorgulanır.
26 
 Türkan Kürşat Gönüllerin Şampiyonu  (Hakan Yozcu)

Her şeyden önce şunu belirtmekte fayda var ki, bu program sadece bir yarışmaydı. Belli bir formatı vardı, kuralları vardı. Bu yarışmaya katılan her yarışmacı da bu formata uymak zorundaydı. Zaten kuralları bilerek yarışmaya katıldı herkes. Yarışma KKTC’de de çok konuşuldu. Özellikle Türkan Kürşat’ın finale kadar gelmesi, herkeste ayrı bir heyecan yarattı. Beklentilerimiz hep Kürşat’ın yarışmayı kazanması yönündeydi. Ama olmadı. Üçüncülükle yetindik. Peki, bu sonuç kötü bir sonuç muydu? Asla…
27 
 Art İstanbul 2002 ve Türk Resminin Dünyaya Açılabilmesi...  (Yücel Dönmez)

Art İstanbul 2002 sanat organizasyonu açısından güzel bir etkinlik olarak kabul edildi. Fakat sadece güzel bir sanat organizasyonu Türk resmini dünya sanat platformuna taşımaya yetebilir mi bunu iyi değerlendirmek gerekiyor...
28 
 Tiyatronun Yıkımdan Önceki Son Oyun: "Peron" Siz Hayatınızın Kaçıncı "Peron" Undasınız?  (Seval Deniz Karahaliloğlu)

Bilinmeyen bir istasyonda, “iğrenç bir zamandayız”. Vincent ve Kornel bir tren istasyonun unutulmuş peronunda yolları kesişen iki filozof. Aslında onlar “evsiz” dediğimiz, mülkiyet ve aidiyet duygusunu çoktan aşmış insanlar. Yani, hayatta kaybedecek hiçbir şeyleri yok. Kıssadan hisse “peron filozofları” olarak iştigal ediyorlar. Hayat, algıladığımız gerçeklik, birey, toplum, kamu, demokrasi, saygı, felsefe, bilgi, rüyalar, hayaller, kader, aşk, sevgi, umut, aile, farkındalıklar üzerine konuşurlar.
29 
 Su Damlası ve Çocuk  (LOKMAN ZOR)

İnsanoğlunun en belirgin özelliklerinden birisi doyumsuzluğudur. Aklı sayesinde diğer tüm varlıklardan ayrılan insan, yaratıkların en doyumsuzu olma konumuna da yine aklı sayesinde ulaşmıştır.
30 
 "Bir Okkaya Bir Önge" Herkese Göre  (Hakan Yozcu)

İlke Susuzlu, oyundan bir iki gün önce çok farklı bir reklam tarzı uygulayarak, izleyicileri salona çekiyor. Mağusa’nın hareketli trafik köşelerinde tüm oyuncularıyla birlikte ellerinde pankartlar, afişler ve üzerlerine giydikleri oyunun tişörtleriyle varlıklarını duyuruyorlar. Yoldan geçenler ister istemez merak ediyorlar. Tüm görevliler, yoldan geçenlere güler yüzle bakıyor ve onlara sesleniyorlar. El sallıyorlar. “Tiyatromuza buyurun” diye bağırıyorlar. Bu hareketleri benim çok hoşuma gitti. Bizde belki ilk defa yapılıyor böyle bir uygulama.
31 
 "Düğün Ya da Davul" Üzerine  (M.NİHAT MALKOÇ)

Sanatla yükselecek bu millet… Kültür ve sanat içimizdeki boşluğu bir yere kadar dolduracaktır. Devlet, tiyatroyu lüks olmaktan çıkarmalıdır. Günün yorgunluğuyla eve gelen kişi, bu yorgunluğunu bir tiyatro temsili seyrederek atabilmelidir. Ülkemizde özel tiyatrolar varsa da bunlar devlet tiyatrolarına nazaran çok pahalıdır. Bazen Trabzon’a da değişik özel tiyatrolar gelmektedir. Fakat bütçesi kısıtlı olan
32 
 Postmodernizm Ya da Şiirin İflası  (mehmet taştan)

Şiiri köklerinden koparıp, yalnızca aynı kompartımandakilerin anlayabildiği bir jargona dönüştürmek, o kişileri bir süreliğine iyi hissettirse de, yazdıklarını toplumun gönül kubbesinde "baki kalacak hoş sedaya" dönüştürmeye yetmez.
33 
 "Ve Tanrı Delileri Yarattı" Üzerine  (Hakan Yozcu)

Yakup, duymayan garip biri. Münir, aynı sokakta bakkallık yapan farklı bir kişi. Yazar, kaderin bir oyunu sonucu, bu iki insanı aynı mekânda karşılaştırıyor. Karşılaştırmaktan da öte, birbirlerini anlayan bu iki insanı dost edip sürekli sohbet etmek amacıyla bir araya getiriyor. Peki, hiç duymayan ve konuşmayan Yakup ile nasıl sohbet edecektir Münir? Yazar, bu ikiliyi öylesine bir araya getiriyor ki aralarında adeta manevi bir bağ kuruyor. Münir, durmadan konuşuyor, anlatıyor Yakup’a. Öğrencisi gibi eğitiyor onu. Yakup hep dinliyor. Ama hiç konuşmuyor. Karşısına oturuyor ve sadece gözleriyle, yüzüyle cevap veriyor sanki:
34 
 Resim Sanatı Üzerine Çeşitlemeler...  (Yücel Dönmez)

Yıllardır Türkiye'de resim sanatı bir yere varamıyor. Uluslararası sanat platformunda adımız gözükmüyor. Yurt dışında yaşayan ve çeşitli başarılara imza atmış sanatçılarımız nedense Türkiye'de bu konuda görmemezlikten geliniyor. Aslında tüm bunların tartı
35 
 "Kür Şad" İlk Kez Sivas’ta Sahneleniyor  (Hakan Yozcu)

Kür Şad, Çin sarayındaki Muhafız Birliğinde görevliydi. Bu cesur Türk yiğidi Göktürk Devletini tekrar canlandırmak için kendisi ile birlikte 39 arkadaşı gizli bir plan hazırladı. Çin İmparatoru Tay-Çung bazı geceler şehirde tek başına dolaşıyordu. Bu durum kollanacak, imparator yakalanıp Türklerin bağımsızlığını tanımaya zorlanacaktı. Çin sarayında esir bulunan Holuku Tigin de kağanlığa getirilecekti.
36 
 Ayıp Ettik  (Hakan Yozcu)

Cinsellik toplumumuzda hep bir tabu olarak kalmış bir konu. Konuşulmuyor, tartışılmıyor, hakkında görüş belirtilmiyor. Oysa insan yaşamında bir gerçek olgu. Vazgeçilmez bir unsur.
37 
 Yaşamak Nazım Gibi" Oyunu Üzerine  (Hakan Yozcu)

13 yıl hapiste yatan bir şairin, hapisten çıktıktan sonra askere alınmak istenmesi nedeniyle Moskova’ya kaçması ve bu nedenle kendine “Vatan Haini” dendiği eleştiriliyor. Oysa “Kendisine Mustafa Kemal’in şiir yazmasını söylediğini” belirtiyor.
38 
 22. Uluslar Arası İzmir Festivali Bu Yıl Öksüz Kaldı  (Seval Deniz Karahaliloğlu)

Paha biçilemez tarihi ve kültürel mirasıyla Muhsin Ertuğrul Sahnesi ve AKM’yi, yerine yeni bir bina koyamadan sudan sebeplerle yıkmaya kararlı olan zihniyetin bu tavrı akla tek bir seçeneği getiriyor. Her türlü kültürel ve sanatsal faaliyeti sanki destekliyormuş gibi görünerek, sanatı ve sanatçıyı içten içe baltalama girişiminin somut bir ifadesi olarak İzmir Uluslar arası Festivalinin değişmez bir simgesi haline gelen Efes Antik Tiyatro’yu her türlü sanat etkinliğine kapatarak çalışamaz hale getirmek! Efes Antik Tiyatro’yu “yıkamadığımız göre bari kapatalım” düşüncesiyle hareket edenler bilerek ya da bilmeyerek (!) 22 Temmuz 2008’de yapılacak olan efsane şef Zubin Mehta yönetimindeki, Musicale Fiorentino Orkestrası Festival Kapanış Konserini ve Festivali sabote etmiş oldular!
39 
 "Gelecek 100 Yıl" Üzerine  (Hakan Yozcu)

"Gelecek 100 Yıl” Adını taşıyan kitabında “21. Yüzyıl İçin Öngörüler” sunuluyor. Bu kitapta yazar, gözünü geleceğe dikiyor. 21. Yüzyıl boyunca Dünyada beklenebilecek değişimlerin net ve anlaşılır öngörüsünü sunuyor. Gelecekte savaşların nerede ve neden çıkacağını ve nasıl savaşılacağını, hangi milletlerin ekonomik ve politik güç kazanacağını; ya da kaybedeceğini ve yeni teknoloji ve kültür eğilimlerinin yeni yüzyılda yaşam biçimimizi nasıl değiştireceğini anlatıyor.
40 
 "Yangın Yerinde" Kabare mi Komedi mi?  (Hakan Yozcu)

“Oyunda evlendirilen “ŞÜKRAN” VE “ŞÜKRETTİN” adlı iki tipleme yaratılmış… “ŞÜKRAN”, Mücahitler Derneği’nin her yıl yaptığı ŞÜKRAN etkinliklerinden hareket edilerek Türkiye’ye şükran duyan Kıbrıs Türk Halkını, oyunda adı geçen “ŞÜKRETTİN” ise, “Kıbrıs Türkleri ile evlenip mahvolmalarına sebep olan Türkiye’yi” kastediyor.




son eklenenler
Sessiz Çığlık Üzerine
Hakan Yozcu
Eleştiri > Çağdaş Sanat
"Gelecek 100 Yıl" Üzerine
Hakan Yozcu
Eleştiri > Çağdaş Sanat

Hakan Yozcu
Eleştiri > Çağdaş Sanat
Derman Atik İle Tiyatro Üzerine
Hakan Yozcu
Eleştiri > Çağdaş Sanat
Terapi Üzerine
Hakan Yozcu
Eleştiri > Çağdaş Sanat
Nikah Şekeri
furkan dede
Eleştiri > Çağdaş Sanat
Boyacı’ya Büyük İlgi
Hakan Yozcu
Eleştiri > Çağdaş Sanat
Nkl’de Edebiyat Sokağı
Hakan Yozcu
Eleştiri > Çağdaş Sanat

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © , 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.