..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
"Gülün dikene katlanması onu güzel kokulu yaptı." -Mevlana
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Anı
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

İzdüşüm
Türkan Abay
Roman > Karakterler Üzerine

Altın renginde ekinler,dağlar,taşlar ve her anı başka güzellikte olan gökyüzü... Ne kadar çok şey kaçırdığımı anladım. Koşup oynadığım bahçeler,dallarına çıkmaktan çekinmediğim ağaçlar hiçbiri yoktu yerinde. Beton yüklü bu kente insanları mahkum etmişler. Oysa çocukluğumda,"Cennet"tamlamasına uyuyordu burası. Şimdi ise bu yabancısı olduğum soğuk şehirde yürüyordum.Değişen bu mekanların arasında kaybolmaktan korktuğumdan otobüse bindim. Kafamda

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Öykü > Anı
 Emir Allah'ın  (Esma Uysal)

Duydu mu Ceylan? Duymadı belli ki, duyduysa bile bunu belli edecek bir damlacık mecali kalmamış. Araba yolun kıvrımından dönüp te kayboluncaya kadar saçları sulara salınmış bir söğüt dalı gibi olduğu yerde kalakalıyor. Kulaklarındaki ses sürekli kendini yenileyerek halka halka bütün yeryüzünü kuşatıyor sanki ‘Emir Allah’ın’.
 Süsen, Hanımeli ve Anarşist Ruhlu Kız  (Gülgün Baltacı)

O'nun düşünü kurduğu minik bir leydi olmadım, içimde yaşayan ve her fırsatta ortaya çıkardığım anarşist ruhlu bir kız ve gereksiz tüm kuralları çiğnemeye her an hazır bir kadın oluverdim.
 Umutların Bittiği Yerde  (Oktay Kocagöz)

Çok yalnızım çokluğun içinde. Çok zor oluyor çokluğun içinde yalnızlık. Ne beni ben de ara artık ne de uzakta. Ben senin kalbindeyim, sarıl bana iki elinle kucakla.
 Şairin Ölümü  (ERDEN ERKİN)

Aslında hoş bir seda bırakmak isterdim gelip geçerken; ya da buruk bir veda...ERDEN ERKİN...
 "Kuzucuk Köyü"nde Sabah Kahvesi  (Hakan Yozcu)

Küçük, temiz ve şirin bir yer “Barış’ın Yeri.” Burasını, belediye açmış. Hakan, “Ben çalıştırıyorum burasını” diyor. “ Genelde hafta sonları hizmet veriyorum. Sabah erkenden gelip açıyorum. Erkenci müşterilerim var. Gelip kahve içerler. Döner veya kebap yerler. Öğleye doğru da kapatırım” diyor…
 İlk Sosyalist Muhtar Fevzi Ağabey  (Vildan Sevil)

Onu, işte bu 1970'li yılların ateş çemberinde, eylem birliği toplantılarında, dayanışma ziyaretlerinde tanımıştım. 12 Eylül’ün işkenceli, cezaevli yıllarını aştıktan sonra kimi toplantılarda rastlaşmış, dertleşmiştik.
 Eski bir pişmanlık hikayesi  (pelin onay)

sevginin kanatlarına yapışın..adınızın eski bir pişmanlık olmasını istemiyorsanız..
 Sergüzeşt-i Hoyrat  (Esma Uysal)

Ana babalarından evlatlarına miras kalması güneşin gökyüzü saltanatını akşamları aya devretmesi kadar doğaldır. Birde tersine bir durum olur bazı. Ölüm ana babasından önce evladına yol verince miraslarda değişiverir. Ben hoyrat, genç yaşında ölen babamın ana babasına bıraktığı yegâne mirasıyım.
 Düşen İlk Yağmur  (Hakan Yozcu)

Ben, çok severdim ilk düşen yağmurdan sonra etrafa yayılan toprak kokusunu… Başka bir kokusu olurdu. Beni alır, farklı dünyalara götürürdü hep… Mis gibi gelirdi bana… “Toprak kokuyor” derdim hep. Dışarı çıkar bu kokuyu sonuna kadar teneffüs ederdim.
10 
 Gökçeada 3  (seyfullah ÇALIŞKAN)

aleköy sahilindeki askeri kampın gerisinde karadut ağaçları vardı. Denizden çıkıp karadut ağaçlarına tırmanıp bol bol dut yedik. Karadutun tadını bilenler ağaca çıkan kişinin temiz kalmasının mümkün olmadığını da bilirler. Önce korunmaya çalıştık. Ama olmadı, baktık hepimizin bir yerleri boyanmış. İlerleyen dakikalarda işin çivisi kendiliğinden çıktı. Baktık ki temiz kalamıyoruz hepimiz kendimizi karadutla boyadık.
11 
 Hayat  (Esma Uysal)

Genç kadın biri yanı başında oturan diğeri ise tam karşısında yatağında ateşler içinde halsiz, mutsuz, sürekli mızmızlanan iki insanın ortasında buluyor kendini. Biri henüz ilkbaharın müjdesi olarak suya düşen cemre gibi diğeri çok uzak dağların zirvesinden fışkırıp çıkan, sonra başını taştan taşa vura vura yol alan, gelip geçtiği her topraktan rengine bir renk katan, mevsimlerin yükünü damlalarında taşıyan ve işte sonunda okyanusa vuslat anını yaşayan yorgun bir nehir gibi.
12 
 Ölü - M - Cül  (ÖzgeCan)

'Elveda' demiyorum melek çocuk; sadece... tekrar buluşuncaya kadar 'hoşçakal'....
13 
 Aşkın Hüzünlü Yüzü...  (ERDEN ERKİN)

Aşk, martı kanadının denize değdiği andır; yitirilen, kumsalda beklemekle geçirilen zamandır! ERDEN ERKİN
14 
 Mazi İçimde Yaradır...  (ERDEN ERKİN)

Aradan yıllar geçti, uzun yıllar...Genç kadın şu anda Türkiye'nin çok ünlü bir mankeni, İstanbul'da yaşıyor, dizi film yıldızı, her gece bir tv programında gözüküyor ve hiç evlenmedi. ERDEN ERKİN...
15 
 Gözlerimdeki Emanet  (Esma Uysal)

Yedi tepeymiş İstanbul evvel zaman içinde. Yürekler de fethedilsin diye belki de her tepesine bir muhteşem Cami yapılmış. Şimdilerde adına gökdelen dedikleri göklere meydan okumaya adanmış heyulalar arasında kaybolsalar da hala yüreklerimizin tepelerindeler.
16 
  Sen Bir Garip Çingenesin / Nene Gerek Gümüş Zurna !  (Kâmuran Esen)

Acaba yayınevleri ile nasıl anlaşma yapılır? Onların anlaşma yaptıkları şair ve yazarların özellikleri nelerdir? Yenilere neden hiç şans tanınmaz? İllâ ki ünlülerin mi kitapları yayımlanır?
17 
 Bayramın İlk Günü...  (ERDEN ERKİN)

Gözlerim mi doldu, yoksa bana mı öyle geldi, doğrusu ben de bilmiyorum, bildiğim, içim acıyordu; derin acılar, tarifsiz kederler içindeydim. ERDEN ERKİN...
18 
 Samanyolu  (ERDEN ERKİN)

SAMANYOLU "Aaa Berkant yine zilzurna!" sesleri.. "Ya gece de gelmedi bu, kimbilir nerede sabaha kadar içti!" sesleri. ERDEN ERKİN
19 
 Çocukluğumdaki Çerçiciler Ve Düğünler  (Kâmuran Esen)

Hayali cihan değerinde anılar.......
20 
 Biz Önce Beş Kişiydik  (Emine Pişiren)

Bedenimde bir gariplik olduğunu anlamıştım. Eşime hafif ağrım olduğunu söylesem, heyecan yapacaktı. Üstelik elimden tuttuğu gibi beni hastaneye götürecekti. İçimden 'Biraz daha bekleyeyim belki gaz ağrısıdır, ‘diye geçirip kâğıt oyunu oynamaya devam ettim. Ama ağrıdan sayıları çift görmeye başlayınca oyuna daha fazla devam edemeyeceğimi anladım: Biraz da kaygıyla eşimin annesine fısıldadım: "Anne galiba bebek geliyor..."

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Tutamak
Mehmet Sarı
Öykü > Anı
Emir Allah'ın
Esma Uysal
Öykü > Anı
Hayat
Esma Uysal
Öykü > Anı
Seni Unutmuştum
Lina
Öykü > Anı
Gurur
şinasi zafer
Öykü > Anı
Sol Yanım
sena peker
Öykü > Anı

 


 



İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2017 | © , 2017
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.