..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bu hafifçe kenara itilecek bir roman değil. Daha büyük bir şiddetle uzağa fırlatılmalıdır. -Dorothy Parker
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Bireysel
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Ana Tanrıçalar, Hz. İbrahim'in Tek Tanrı Masalına Nasıl İnandılar?
Cemal Zöngür
İnceleme > Toplumbilim

Tanrıça yaşamında Ana Erkil kurallarla çocuğun dayısı adıyla kimlik kazanması, diğer tüm sosyal ve siyasal yapıları belirleyen düşüncelerin temeli demektir. Bu kimlik, erkek egoizmindeki sahip olma bencilliğini frenlerken, erkek ve kadının biyolojik, cinsel dengesizliğini de eşitleyen bir kültürdür. Ana Tanrıçalar, Hz. İbrahim dönemine kadar, inançsal açıdan doğa ve insanın somut yaratıcılığından başka bir şeye inanmadılar. Tek Tanrıcı ma

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Öykü > Bireysel
101 
 Keşke!  (Aysel AKSÜMER )

Kristal şekerlik, koca bir yıl özlemini çektiği rengârenk şekerlerine kavuşmanın tatlı sarhoşluğunda büfede yerini almıştı. Gümüş tabak da aynı yerde pırıl pırıl parlıyor sanki "ben de beyaz bademlerimle sütlü çikolatalarımla buradayım" der gibiydi. Hemen yanı başında arzı endam eden desenli antika kolonya şişesi ise limon ferahlığını üç gün boyunca damla damla yaşatmak için can atıyordu.
102 
 Börekçi Şükrü 1  (seyfullah ÇALIŞKAN)

Ne zaman karşıki pastaneden bir parça börek alsam hep akılama o gelir. Belki de yirmi yıl o küçük kentin en ünlü börekçisi oydu. Küçük, camekânlı bir arabası vardı. Üç tekerleği olduğu halde hiçbir yere gitmedi. O tekerlekler belki de cadde üzerinde on tur bile dönmedi. Beton elektrik direğine bir tekerleğinden zincirle kilitlenmiş arabası hep aynı yerde durdu. Yıllarca kavurucu güneşin, yağmurun hatta yılda birkaç kez parça parça kar yağdığı zaman bile hep oradaydı. Sanki araba direğe değil, bütün kasaba o direğe ve arabaya zincirliydi. Yerinden kıpırdasa bütün kasabanın şakülü kayacaktı.
103 
 Kemik 1  (seyfullah ÇALIŞKAN)

Yaşlı ve fotür şapkalı bir adam kasap dükkânına girdi. O sırada kendisinden önce gelmiş elli yaşlarında bir kadın köftelik kıyma çektiriyordu. Kadına hiç aldırmadan kasaba baktı. Elinde bedeni iyice incelmiş sivri bir bıçakla kırmızı etleri bölen usta “Buyur bey amca ,” dedi. “Kemik Var mı? İçinde ilik olan kalın kemiklerden istiyorum. Usta “Var Bey amca. Şu kıymayı çekeyim de bakarım.” Sonra usta kıymayı terazinin üzerinde bırakıp içerideki soğuk hava deposuna gitti. İki tane kalın kaval kemiği ile döndü. Bu kemikler büyük bir ihtimalle iri bir tosuna aitti. Elindeki satırı kemiklere yan çizgiler bırakacak şekilde vurdu. Kemik ikiye ayrılıp iliği sarkınca kıyma bekleyen kadın koşarak dükkândan çıktı. Arkasına bile bakmadan kaçıp gitti.
104 
 Lale, Nilgül  (ÇAĞLA GÖKDENİZ)

Kırk iki yaşında saçlarının çoğuna aklar düşmüş, on üç senelik evli, iki çocuk babasıyım. Ömrünün ikindisini yaşayan bir adamım. Ama bana sorarsanız, yirmi beşinde tanıştığım, o liseli kızlayım hala. Yoo, yoo hayır evli bir adam olarak bunları size anlatmaktan utanmıyorum. Hiç de vicdan azabı duymuyorum. Şey… Bazen, bazen işte…
105 
 Annemin Macerası  (gerçek tane)

Seneler evindeki tiner,süt,ve mutsuzluk kokan üç odada geçer.Tiner kokanda üretir,süt kokanda öper,mutsuzlukta yatar.
106 
 ... Çağrı...  (seçkin gündüz)

Bak her dediğini yaptım , anne...
107 
 Ağrısız Zamanlar  (Hacer AKTAŞ)

"Düşündükçe derinleşiyor senden geriye kalan yara. Anladım. İnsan bir kere reddedilince anlamalı. Ama keşke daha önce anlasaydım beni bu kadar önyargılı dinlediğini. Görseydim bana ördüğün duvarları. “Sarılacak yeni şeyler bul demiştin.” Çok ağrıyınca sol bacağıma ve ağrımadığı zamanlarda ağrısız zamanlarıma bile sarılıyorum. Bilmiyorsun. "
108 
 Sabır Aşığı  (Erol Güngör)

Tatsız bir uykuya daha fazla devam edemeyerek, sabaha karşı saat 04 de uyandı. Bir sigara yakıp yan odaya geçti ve rahat bir koltuğa oturdu. Faydalı şeyler düşünmeye karar verdi. Az sonra duvardaki takvime gözü ilişti. Hüzünle karışık bir tebessümle mırıldandı: “İşte bu gün 24 Ekim. Benim doğum günüm.
109 
 ... O...  (seçkin gündüz)

Şimdi anladım. Akrostiş!.. Ahh... Onu unuttuğunu sanıyordum.
110 
 ... Dün...  (seçkin gündüz)

Kızgın tuğlaların yorganın altında mı; görünmüyor? Soğudu da yine değiştirmeyi mi unuttular, nine? ‘Savsaklar!’ dediğini onlara söylemem, sen de odana girdiğimi söyleme. Gelmem hoşuna gidiyor, biliyorum. Kızarlarsa kızsınlar her gece gizlice geleceğim. Hiç konuşmuyorsun bu gece.
111 
 Kavga  (Semrin ŞAHİN)

Kapı çalınca Sahra’yı öylece bırakıp kapıyı açmaya gitti. Arda okuldan izin alıp gelmişti. Faruk şaşkınlığını gizleyemedi. “Senin ne işin var bu saate?” diye sordu. Çantasını yere atıp üzerinden atlayan çocuk “ Bugün annem hastaydı. Onu merak ettiğim için erken geldim.” dedi.
112 
 Kör Kamil/eskişehir  (ali osman taşlıca)

kör kamil , eskişehir tarihinde özel bir yeri olan, bir çok nesil orada anılar yaşamış,anılarını aktarmış, mutluluklarını, mutsuzluklarını paylaşmışlardır.
113 
 Böbreğini Alabilirmiyim  (Mustafa Arif Razgartlı)

Bir müddet sonra otobüsümüz yolcularıyla birlikte tekrar yola koyuldu. Ben başımı otobüsün camına dayamış dışarısını seyrediyordum.
114 
 Haticenin Kuzuları  (Birol)

Bir varmış bir yokmuş
115 
 Köpeklerin Namusu...  (Kemal Yavuz Paracıkoğlu)

“Gene at yarışlarına takılıp son kuruşuma kadar yatırdım, gene meyhanedeki televizyonda at yarışlarını seyrederek zıkkımlandım ve meyhaneciye veresiye yazdırdım, gene zil zurna sarhoşum…”
116 
 Hainin Tövbesi  (emin yaprak)

Kur'an'da Bakara suresinde münafıklar ile ilgili bir olayın öyküleştirilmesi olarak yazıya bakılabilir. Anlatılması gerekeni sağlıklı ve anlaşılabilecek bir şekilde farklı olarak dile getirmek. Bir kelimeden yola çıkarak bir şeyler söyleyebilmek...
117 
 Benim Adım Mücella  (ayşe başak )

Gözün baktığı yerlerin, kişilerin ardında neler yatar? Düz, sıradan insanların hikayeleri de vardır. Bakmak değil görmek gerekir çoğu zaman.
118 
 Örümcek Görüşü  (mert ışıkoğlu)

dünyayı anlamaya, görmeye başladığım ilk an buydu.örümcek bana çok şey gösterdi.
119 
 Tülücüler İlkokulu  (hasan tülüceoğlu)

eğitimci yazar hasan tülüceoğlu'ndan anlatım harikası okul günleri öyküsü
120 
 Köpekler Dostluktan Anlamıyor  (Kemal Yavuz Paracıkoğlu)

Öykü, Ağustos ayında Sarımsaklı'da yazılmıştır. Lütfen, o dönemdeki sıcakları hissederek okuyunuz...

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Yetim
Fırat oturmak
Öykü > Bireysel
Maviden Bozma
PINAR ÖNALAN
Öykü > Bireysel
Adı Batasıca
seçkin gündüz
Öykü > Bireysel
İzdüşüm
Türkan Abay
Roman > Karakterler Üzerine
206 Numaralı Oda
nurettin tan
Öykü > Bireysel
Hayret
Naki Aydoğan
Öykü > Bireysel
İki Sansar
Naki Aydoğan
Öykü > Bireysel
Nebi Leyim
Naki Aydoğan
Öykü > Bireysel
Abidin Bahane
Naki Aydoğan
Öykü > Bireysel

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © , 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.