"Bir kitabı açmak, dünyaya açılan bir pencereyi aralamaktır. — Mary Schmich"

Öykü > Deneysel

karamsar

Fahriye

öyle şeyler giriyorki insanın hayatına zaman zaman; elde tutmak, dilde tutmak, gönülde tutmak öyle zorki ;
zoru başaran insanlara ithaf olunur.

umutlu

Dön Mehmet

Seni ne çok seviyormuşum, ölesiye özledim. Alışkanlık belki de. Hep yanımda yakınımda ol istiyorum. Seslendiğim zaman yan odadan ses ver. Eviyenin yanına diziverdiğin kirli bulaşıklar yüzünden kızdır gene. Her sabah düzensizce kapı arkasına çıkardığın ter

karamsar

Yalnızlıgın Sefası

Yalnızlıgın sefası nasıl olurki sürülsün,SÜrülseydi Tanrı yaratırmıydı Ademle Havvayı..

karışık

Üç

Kahve içmeye ara vereli birkaç hafta olmuştu, sağlık için değildi elbette. Sigaranın zihnini açtığını düşündüğü ve yararlı olduğunu düşündüğü gibi kahvenin de onu sakinleştirici bir etkisi olduğunu düşünüyordu. Yine bu akıl dışı tespiti nedeniyle bırakmıştı kahveyi, fazla sakinleşmiş olmaktan kaynaklanabileceğini düşünmüştü durumların, coşkusunu bu denli derin uyutan kahveydi.

düşündürücü

Zaman

Zavallı Cameros, yüce bir dağa adını vermelerinden bu yana kaç çizgi geçti acaba? Şimdi hangi petrol atığında fani bedenin?

olumlu

Bir Küçük Yolculuk

Uzaklarda bir yerlerde hatırlanıyor olmanın verdiği mutluluk var üzerimde. Kilometreler ötesinden gönderilen sevgi selini haber veren melodi heyecanın en duygulusunu yaşatmaya yeterli. Buralarda karanlık ürkütücü, doğduğum şehrin sokaklarına benzemiyor köşe başları. Elimdeki küçük kitabın sayfalarına saklanıyorum beni de götürsün en şiddetli aşkların yaşandığı o ülkeye diye.

karamsar

Bilincin Orta Yerinde

Altmış beş yaşlarında, hayatının boşa geçmişliğinin verdiği bunalım ve ölüm korkusu ile acı çeken bir doktorun iç dünyasına açılan, okurken kendinizden birer parça görebileceğiniz, karamsar temalı biröykü...
(yazı ile ilgili yorumlarınızı yazarsanız sevinirim)

üzgün

Sana Geliyordum

Bir boşluğa düşüş anı gibi… Yanı başımdaki nesneler insanlar mı akıyor, ben mi düşüyorum? Ya içimdeki o duygu karmaşasına ne demeli? Bir suçluluk duygusu yapışmıştı yakama. Bir hırsla sıkıyordu boğazımı…

olumsuz

Zift Karanlığında Motor Sesleri

muebbetmuhabbet.com adlı sitenin üyesi olan iki kafadar, site forumlarının dar kalıplarını yırtarcasına, doğaçlama bir hikaye yazmaya karar verirler. Yazarlardan "hoverkraft" olanın askere gitmek zorunda kalması ile yazının bitirilmesi bana, juanjuan'a kalmıştır.

üzgün

Değerliymiş aslında..

Gelirken bir gül almıştımda bana gülümsemiştin, hani sana doğru gelirken hayattan ödünç bir nefes almıştım, insanlar vardı çevremde ve hepsi birine veya birşeylere karşı sevgi besliyordu. Duygular vardı aşkın yanında yanlızlık,umutsuzluğun yanında umut...

olumsuz

Beş

Köşeyi döndü. Bu yolun hiç anlamı yoktu, öylesine geçilirdi meydana kadar. Evin sokağına geldiğinde bir kez daha düşündü bu ölme işini. Ölmeliydi belki de bu aralar. Eve gidecekti, evin önünde bir ambulans, mahalleli kadınlar kapıda, hepsini yarıp usulca geçecekti aralarından, “çekilin” diyecekti, “yol verin, ben kendisiyim” O sırada

karışık

Kayıp Tren'in Penceresinden...

Çok soğuk bir kompartımanda, hücrelerinin yavaş yavaş ısı durumuna uyum gösterdiğini hissederken camdan baktığında güneşi görebilmek fakat sadece görebilmek. Isısını hissedememek...

üzgün

Pıhtılaşma

Evladım, kalbime istediğinizi yapın; ama Mehlikamın oturduğu odaya asla girmeyin! dedi. Cerrahlar birbirlerine baktılar; omuzlar ve kaşlar yukarı kalktı ve indi. İşlerine koyuldular ardından.

olumsuz

Dört

Devinimin bu kadar güçlü olacağını kestirememişti kız. Kaç gün olmuştu ki karar alalı? Karar alınır mıydı, verilir miydi, sıkıldı kız bu sorudan da, ne anlamsızdı. Günler mi, asırlar mı? Yine arasını telafuz edememişti işte. Ya gün vardı ya da asırlar, aylar ve yıllar hiç olmamıştı ki.

olumlu

Demir Çarıklar

Ah bu yorgun bacaklar!… Hani kısacık bir yürüyüşte yorulurdunuz. Şimdi bu güzel yerlerde nasıl da koşarsınız? Bu orman sizleri de çok etkilemiş. Ya şimdi o yerlerde olsak yine böyle koşar mısınız? Yoksa… Yoksa iki adımdan sonra yorulur, otobüse doğru yolunuzu mu değiştirirdiniz?

üzgün

Üç İki Bir... Sus

içindeki çığlıkların boğazında kelepçelendiğini hissediyordu yusuf babasının ellerinin kelepçelendiği gibi...

Başa Dön