Saka Kuşu
İnsanlığın en anlamsız anlam yüklemesi zaten, havada bir parça güneş ve ucundan mavilik gördü müydü, öten her kuşun mutlu olduğunu varsayması.. saka kuşları dahil
"Kitaplar, zamanın zincirlerini kırar. — Carl Sagan"
"Kitaplar, zamanın zincirlerini kırar. — Carl Sagan"
İnsanlığın en anlamsız anlam yüklemesi zaten, havada bir parça güneş ve ucundan mavilik gördü müydü, öten her kuşun mutlu olduğunu varsayması.. saka kuşları dahil
Evet biri bekleniyordu,bir şey bekleniyordu.Bu kadar çok bekleniyordu çünkü yanında sevinç getirecekti.O kaldığı sürece hüzün olmayacaktı bütün yapraklar dökülse dahi.Misafir ağırdı.Öyle ya ta günler öncesinden başlamıştı hazırlık.Önce evlerin önü süpürüldü.Hüzün getirdiğine inanılan sararmış yapraklar göz önünden kaldırıldı birer birer.Herkes o kadar neşeliydi ki bütün dertler unutulmuştu.
Küçük, budist, mutsuz, derisi sarımtırak, narin, kukulu kızlar, kızlar, kızlar…
...Kahramanlık geçitlerinin gelgitlerle kirlendiği bir gece kaçmaya çalıştım çatıların kemirgenliğinde pişmeye çalışan çatışmaların gerginliğinden lakin NAFİLE!...
Bir amelenin karıncavari hayatının yalnızca bir gününe tanık olmak için...
“Kaldırım taşlarının altında kıpırdayan insanlar var! Görmüyor musunuz?!” diyordu titrek sesi.
Kapı açıldı. Kızın kafası karışıktı. Bir ileri adım attı bir de geri. Sanki bildiği herşeyi unutmuştu. Sanki hayata bir tavrı kalmamıştı, uçmuş gitmişti hepsi. Hayır uçup gitmemişti, tükenmişti, bozuk çıkmıştı, son kullanma tarihi geçmişti. Bütün bu insanlar nasıl oluyordu da aynı biçimlerle idare edebiliyordu. Kızınkiler tükenivermişti işte. Yenisini
Gülün öyküsü gül solduğu zaman yankılanacaktır kulaklarda...
Göz yaşlarımızda saklı kalacaktır hasretlerimiz...
En yakınımızdan bile sakladığımız gözyaşlarımızda...
Erkekliğe sığdıramayıp damarlarımıza akıttığımız gözyaşlarımızda...
hani büyüklerimiz hep derdi ya nerde o eski bayramlar,evet nerde o bayramlar.gülerek eğlenerek karşıladımız o bayramlar.bayramlarımızı kimler caldı.annem nerde ya babam,bayramı büyük bir sabırsızlıkla beklerdik.annem bi gün öncesinde ellerimize kına yakardı sabah kalktığımızda ilk iş kimin kınasının en iyi cıktığına bakmak olurdu.daha sonra annemle ablam bayram kahvaltısı hazırlarlardı.patates
Az sonra kendini patlatacak olan bir adamın içinde bulunduğu durumu, ruh halini anlatmayı denedim. Fena değil...
"...Yakında bu meydandan telaşla geçip gitmek; meydanı görmemek mümkün olmayacak. Hala yaşayanlar telaş içinde oradan oraya koşuşturacaklar. Ambulans sesleri olacak her tarafta ve polis sesleri de duyulacak tabi. Siren sesleri
“Peygamber gibi adam” derdi kasabadaki herkes onun için. Ve bu sıfata layık görüldüğünde daha kırk bile değildi yaşı. Fakat o karakteriyle, yaşantısıyla gerçekten de fazlasıyla hak ediyordu bu sıfatı.