"“İdealizm, insanın sorundan uzaklığıyla doğru orantılı olarak artar.” — John Galsworthy"

Öykü

Asgari Ücret Maratonu Başlıyor

Bilenler bilir, 48.si yapılacak olan bu büyük asgari ücret maratonunu geçmişte 47 kere kazanan hep işveren takımında yarışan sporcular olmuştur. İşçi ve memurlar adına koşan sporcular 47 senedir bu maratonu kazanamamanın burukluğu ile bu sefer bayağı iddialı olduklarını söyleseler de, bakalım bu maratonun sonunu ben de çok merak

Şimdi Geliyorum

ir 15 dakika daha bekliyorum. İçimden: "Artık gitsem mi?" diyorum. "Ama ayıp olur. Gitmek Olmaz" diyorum.
Şimdi gelecekti. Odada hala yalnızım. Biraz sonra, yan odadan müthiş bir kahkaha geliyor. Şaşırıyorum. Çünkü gelen ses, onun sesine çok benziyor: "Olmaz" diyorum. "Burada olduğumu, üstelik kendisi için geldiğimi de

yazı resim

Yarın Son Günüm

Yok, yok başlığa bakıp da hayatta ki son günüm diye düşünmeyin... Kıyamet de kopmayacak. Onu da zaten herhalde sadece Cenabı Allah bilir... Son günüm dediğim diyete, diyetisyene başlamadan önceki son günüm. Girdik mi diyete ve de diyetisyenin odasına bir kere, kendimize çeki düzen vermemiz lazım. Yoksa biz bir

800 ve 1500 Metre Türkiye Şampiyonuydu

800 VE 1500 METRE TÜRKİYE ŞAMPİYONUYDU
Yıl 1975. Galip 800 ve 1500 metrede gençler dalında Türkiye Şampiyonu olmuş ve milli formayı sırtına geçirmişti. Girdiği her yarışta birinci oluyordu. Galip büyükler dalında da birinciliklerini sürdürdü. Artık milli takımın değişmez koşucusuydu. Bu güzel insan, Avrupa Şampiyonu olmayı çok

Sevginin Adı Başka

Kadın:
\- Execuse me, (Affedersiniz) dedi.
Muhtara dönüp:
-Kadın İngilizce konuşuyor. Yabancı sanırım, dedim.
Karanlıktan ve uzak mesafeden göremediğimiz için kadının kucağındaki minicik köpeği ancak o zaman fark ettik.

Keloğlan Mücevher Ağacı

KELOĞLAN MÜCEVHER AĞACI
Zaman gelmiş, zaman geçmiş. Günler gelmiş, aylar geçmiş. Aylar gelmiş, yıllar geçmiş. Keloğlan yirmi iki yaşına girmiş, nereden duyduysa adını duymuş, kafasında iyice yer etmiş, mücevher ağacını bulmak üzere yola çıkmış. Keloğlan gele geçe, pınardan soğuk su içe, yolu bir ormana düşmüş.

Kemeraltı

Bir çocuk ne diye küçük bir köyden çıkıp buraya gelir? Bin kilometre uzakta, yabancı bir şehre, neden? Belki annesi ölmüştür. Babası yeniden evlenmiştir. Üvey anne bu belki ekmek vermiyordu. Belki kötü söz söylüyordu. Dayanamayıp kaçmıştır. Babası da ölmüş olabilir. . Anası yeniden evlenmiştir. Ama üvey baba çocukları istememiştir.

Binboğa Köyü

Dedeme "Gara Meme" derlerdi. Biraz kısa boylu, esmer, yağız bir adamdı. Güçlü kollara sahipti. Pazıları o yaşta bile kaslıydı. Ayağında hep Adana Şalvarı vardı. Ayaklarında, o döneme has, kara lastik ayakkabı bulunurdu. Üzerinde kareli bir gömlek, başında da yünden yapılmış bir takke olurdu. Pek konuşmayı sevmezdi. Ama çok

Eski Siyah Mersedes

Eski siyah Mercedes, sahibini ürkütücü davranışlarıyla korkutuyor. Kontak anahtarı takılı olmadan çalışıyor, duruyor; adeta içinde öldürülmüş bir ruhun anılarını taşıyor. Şeytan gibi karanlık bir siyahlığa sahip araç, mezarlık yakınındaki köy evinin tekinsiz atmosferinde daha da ürkütücü bir hal alıyor. Sahibi her akşam bir tur atsa da, eski ahırda

Coşkun Irmak - 4

Kötü sonun başlangıcı olan o gün, sık sık aklına geliyordu. Kanatlarım olsaydı, uçsaydım ve Münevverimi o arabanın önünden alıp kaçırsaydım. Ya da o araba onunla birlikte beni de çiğnesydi! Dedi ve yumruğunu bütün gücüyle masaya indirdi. Eli çarpmış olmalı ki kül tablası yere düştü. Kırılmamıştı, ama halının üzeri

Şarkı

bu şiirimi ŞARKI formunda Yazdığım için adı şarkı oldu. Başka bir amacı yok. Tabii sevdadan söz ediyor.

Çirkef Kızın Öteki Yüzü

Bu şiirsel metin, insanların iç dünyalarını ve karmaşık ilişkilerini anlatıyor. Yazar, özellikle kızların içten gülümsemelerindeki kozmik gücü vurgulayarak başlıyor ve mahallede tanıdığı, enerjik bir kızla yaşadığı anlık gerginlik ve sonrasında gelişen beklenmedik göz teması üzerinden, insanların görünen yüzlerinin ardındaki duyguları keşfediyor. Metinde karşılıklı yanlış anlaşılmalar ve sonradan gelen

Başa Dön