"Sözcükler, düşüncelerimizin giysileridir. — Samuel Johnson"

Öykü

Kim Bir Milyon Psikopat Arasına Girmek İster

Televizyonlarda yıllardır devam eden ''Kim Bir Milyon İster.'' adlı yarışmadan da esinlenerek, bizlerde formatı, içeriği farklı yeni ve değişik bir yarışma olan ''Kim Bir Milyon Psikopat Arasına Girmek İster.'' ile sizlerin huzurundayız... Sayın ve de pek muhterem, çok özel, hatta canımızdan çok da sevmediğimiz ama yine de değer

Bir Memleketin Dönüşüm Hikâyesi

Yıllar sonra büyükler çocuklarına, torunlarına; özgür bir milletin nasıl köleye dönüştüğünün öyküsünü anlatmışlar. Ülkelerinin eski günlerine duydukları özlemi, bu öyküyle gidermeye çalışmışlar. Öyküyü anlatan büyükler; Aslında, öyküdeki memleket bizim memleketimiz. Yavaş yavaş gelen tehlikeyi görmeyen, görmezden gelen eşekler de bizleriz, diyememişler. Utanmışlar.

yazı resim

Siz Cv Nizi Bırakın Biz Sizi Ararız

\- Efendim ben kendim şahsen iktisat doçentiyim. Çok kısa bir zaman sonra profesör olacağım, ülkeme hizmet için buradayım. Canlarımmmmm ben de cumhurbaşkanı adayıyım.
\- Tabi neden olmasın siz bugün gelen yedinci totalde de 28. Cumhurbaşkanı adayımızsınız... Üst kurullarımızda adaylığınızı mutlaka değerlendirip size kesin bir cevap veririz hiç

Çokça Pınarın Başındayım

Gümüşkent köyünün Ağdaş bölgesinde pınarın kenarındaki beton bankların birine oturmuş, seni bekliyorum. Yaşı kırklara karışmış bir adamın, yirmi yaşındaki çocuk kederlerini, sevinçlerini yaşaması ne demektir, diye derin derin düşünüyorum: Belki bir ayrılık hadisesi, belki bir sevgisizlik ya da bir aşka geç kalma hadisesi. Belki de bir nevi sevinçleri,

Sıra Beklerken

-Hayır, bağırmıyorum, siz sakin değilsiniz, dedi.
Anlaşıldı ki bayan, başka birine kızmış, ceremesini de ben çekiyorum.
-Sanırım, siz, başka birine kızmışsınız. Öcünü de benden alıyorsunuz.
-Ben, kimseye kızmış değilim.
-O zaman, niye sesinizi yükseltiyorsunuz?

Akça Kız

Mavi gözünde hüzün bugün garip ve yalnız
Kim bilir ne sızısı o nahif bedeninde
Boynumuz bükük kaldı sen gidince Akça Kız
Senin hatıraların sinedeki eninde

Yakışıklı Geyik

YAKIŞIKLI GEYİK
Tibet munçağının Hani adında bir papağanı vardı. Munçak, Haniyi satmak istiyordu fakat kimse Haniyi almaya yanaşmıyordu. İşte, az önce tavşanın biri Haniyi satın almak istemiş ama Hani olur olmaz yerde söze karışarak bu satışı engellemişti.

Ehram Yokuşu, Beşiktaş

Yıl; 1997
Ay: Haziran
Henüz 17,5 yaşındaydım.
İstanbul, Esenler otogarından çıkıp abimin kaldığı eve gelmiştim. Evin konumu tepedeydi. Eve ulaşmak için Bebek karakolunun yanından 44 adet sık basamak, 65 geniş basamağı tırmanarak sola sapılır ve ayak bilekleri sızlayarak 16 geniş basamak daha

Isınmak İçin

Şeyma Hanımın tıp fakültesinden arkadaşı Dr. Boğaç Beyin Çatalcadaki köy evine 40 dakikalık bir yolculuktan sonra nihayet geldik.
Şeyma:
-Sen de gel otur bizimle- dedi.
-Ben seni arabada beklerim abla sen işini hal et gel ama beni de burada çok bekletme!- dedim.

Makineleşmek ve Kaçış - 1

Konteynerin yanına oturdu. Çok geçmeden bir genç, onu dilenci zannedip önüne para attı. Zaten görüntü olarak dilenciden pek farkı da yoktu. Paraya baktı, almadı/alamadı. Gelip geçenler onun bu halini görünce kimi acıyor, kimi görmemezlikten geliyor, kimi kızıyor, kimi de ona Çalış, çalış! diye akıl veriyordu.

Başa Dön