"Hikâye anlatmak, kaosa biçim vermektir. — Jean Anouilh"

Öykü

Bir Kızla Bir Erkeğin Dostluğu

Bir yolcu ve ev sahibi Seher arasındaki derin dostluğun başlangıcını anlatan içsel bir monolog. Yazar, misafir kaldığı evde düşüncelere dalarken Seher'den ayrılacak olmanın hüznünü yaşıyor. Gündelik nesnelere bile anlam yükleyen bu sessiz bekleyiş, Seher'in beklenmedik yakın temasıyla son buluyor. Bu sıcak an, erkek-kadın arasındaki dostluğun masumiyetini ve özel

yazı resim

Kredi Kartınızı Yine de Atmayın

Değişik işlerde kullanmalıyım bu en son kredi kartını diye de düşünmüyor değildi. Kitap okumayı seviyordu Şevket Bey. Bir gün o iptal edilmiş ve borcunu taksit taksit ödemeye çalıştığı kredi kartını kitap ayracı olarak kullandı. Ne güzel, iptal edilse bile, bir kredi kartı kullanımdan kalktığı halde işe yaramıştı. Başka

İki Yalnız

"İki Yalnız", birbirini tesadüfen bulan iki yalnız ruhun karşılaşmasını anlatan etkileyici bir öykü. İsa Kantarcı ve Yaşar Doğan'ın kaleminden çıkan bu hikâye, boşlukları doldurmaya çalışan, kırık kalplere sahip iki insanın duygusal dünyasına ince bir dokunuş. Derin bakışlar, tereddütler ve tesadüfler arasında gelişen bu karşılaşma, yalnızlığın evrensel dilini şiirsel

Karagöz İle Hacivat: Harami

KARAGÖZ İLE HACİVAT: HARAMİ
Hacivat pencereye çıkar ve karşı mahalledeki evinin bahçesinde bulunan Karagöz'ün üstüne atlar. İkisi birlikte yere yuvarlanır. Aralarında boğuşma başlar. Daha sonra Hacivat ayağa kalkar. Karagöz yerdedir ve gözleri kapalı durumdadır. Buna karşın, sağa sola yumruklar, tekmeler savurmaktadır. Hacivat, Karagöz'ün omzuna, koluna dokunarak

Atlar ve İnsanlar

Bu şiirsel metin, jokey ve yarış atı arasındaki simbiyotik ilişkiyi anlatıyor. Özellikle efsanevi jokey Halis Karataş ve Bold Pilot'ın başarılarına odaklanarak, bir yarış atının yalnızca jokeyiyle tam potansiyeline ulaşabildiğini vurguluyor. Bold Pilot'ın zekâsı, yarışları önceden hissetmesi ve stratejik koşuşu, at-jokey ikilisinin mükemmel uyumunu gözler önüne seriyor.

Çokça Pınarın Başındayım

Gümüşkent köyünün Ağdaş bölgesinde pınarın kenarındaki beton bankların birine oturmuş, seni bekliyorum. Yaşı kırklara karışmış bir adamın, yirmi yaşındaki çocuk kederlerini, sevinçlerini yaşaması ne demektir, diye derin derin düşünüyorum: Belki bir ayrılık hadisesi, belki bir sevgisizlik ya da bir aşka geç kalma hadisesi. Belki de bir nevi sevinçleri,

Sıra Beklerken

-Hayır, bağırmıyorum, siz sakin değilsiniz, dedi.
Anlaşıldı ki bayan, başka birine kızmış, ceremesini de ben çekiyorum.
-Sanırım, siz, başka birine kızmışsınız. Öcünü de benden alıyorsunuz.
-Ben, kimseye kızmış değilim.
-O zaman, niye sesinizi yükseltiyorsunuz?

Akça Kız

Mavi gözünde hüzün bugün garip ve yalnız
Kim bilir ne sızısı o nahif bedeninde
Boynumuz bükük kaldı sen gidince Akça Kız
Senin hatıraların sinedeki eninde

Başa Dön