"Romanın tek kuralı, ilginç olmasıdır. — Henry James"

Öykü

Bebeler İsyanlarda

Ben Tuğçe, agu agu ve de gugu gugu, annem ile babamlay geçen akşam beni sarıp sarmaladılay atta diye babaanneme götürdüler. Ben de attayı hep babaannemler zannediyoydum ki, bir daha ki sefeye de dayımlara götüydüley... Hafta sonu da atta diye alt komşumuz, Burakların annesine babasına gittik. Kızıyoyum ama bak.

Şampiyon ve Aldatan Koca

Güneş ışığı altında okulun futbol sahasında yalnız oturan 11 yaşındaki Sudenaz'ın iç dünyasına tanık oluyoruz. Dertli kız, dizlerini karnına çekmiş, etrafını izlerken bulduğu taş ve kiremit parçalarıyla betona şekiller çizmeye başlar. Çizdiği daireler, spiraller ve yıldızlarla bir an sıkıntısını unutsa da, içindeki huzursuzluk tekrar alevlenir ve onu hareket

yazı resim

Yeter Artık Alessandra

Yeter artık, kadın ölmüş gitmiş zaten seneler önce. O zaman ben de bundan sonra telefonu açınca Hay mı desem? Yoksa başka bir hitap şekli bulmalı... Buyurun desem, o da olur. Veya hop dedik gardaşım desem, yok o olmaz biraz argo filan kaçar... ALÜÜÜÜÜ filan desem en azından Alo

Sıracalı

SIRACALI
Saçın yüzüne dökmüş salınarak geziyor
Seslenirim pas vermez sıracalı sevdiğim
Sitemli kahır edip beni her dem üzüyor
Su içmeye tas vermez sıracalı sevdiğim

Korkak Tavşan

KORKAK TAVŞAN
Orman kenarında bir Korkak Tavşan yaşarmış. Geceleri gizlendiği ağaç kovuğundan hiç çıkmazmış. Uyurken korkulu rüya gördüğü zamanlar kan ter içinde uyanır rüyasında gördükleri sanki gerçekten oluyormuş gibi titrer dururmuş. Günlerden bir gün yuvasından fazla uzaklaşmadan yiyecek aramaya çıkmış.

Dut Ağacına Asma Aşısı

Geçenlerde köye gittim. Arkadaşımı ziyaret ettim. Tabii meşhur ağacımızın altında oturup sohbet etmek istedim. Ama ne göreyim, dut ağacımız adeta yerinde yoktu. Neredeyse tamamen kesilip budanmıştı.
Arkadaşa Bu ne hal? Ne oldu bu ağaca? dedim. Arkadaşım güldü: Hiç sorma! Bir bilsen ağacın başına neler geldi. dedi.

Tabanca

Tabancayı kaldırıp raylara atmayı düşündüm. Fakat bu düşüncemden vaz geçiverdim. Bir kadın bağıra bağıra telefonla konuşuyordu. Ona yaklaşıp tabancayı uzattım. Kadın soru dolu gözlerle bana baktı. Gelen metroya atlayıp oradan kaçtım. Telefonla konuşan insanlar genellikle kendine uzatılanı alıyorlar. Bunu daha önce arkadaşlarıma şaka için defalarca yapmıştım.

Babamın Radyosu

Köyümüzde ilk radyoyu Rahmetli Babam satın almıştı.. Sonra çoğu zaten arkadaşlarım olan köyümüzün çocukları nefes nefese etrafımı kuşatarak Baksana, senin baban köye küçük ve acayip bir sandık getirdi, düğmelerine basınca içindeki insanlar hem konuşuyor hem türkü söylüyorlar vallahi, inanmıyorsan git de bak..

Posta

Günler, günleri kovaladı. Sitenin her önünden geçişimde görevlilerin bana sesleneceği umuduyla bakıyor, belki postayı verirler diye hayal ediyordum. Ama nafile bütün düşüncelerim boşa çıktı. Ne seslenen vardı, ne de elime bir şeyler tutuşturan Her defasında hayal kırıklığı ile geçiyordum kapının önünden

Karagöz İle Hacivat: Harami

KARAGÖZ İLE HACİVAT: HARAMİ
Hacivat pencereye çıkar ve karşı mahalledeki evinin bahçesinde bulunan Karagöz'ün üstüne atlar. İkisi birlikte yere yuvarlanır. Aralarında boğuşma başlar. Daha sonra Hacivat ayağa kalkar. Karagöz yerdedir ve gözleri kapalı durumdadır. Buna karşın, sağa sola yumruklar, tekmeler savurmaktadır. Hacivat, Karagöz'ün omzuna, koluna dokunarak

Başa Dön