"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Öykü

Elma Öylece Duruyordu Masada

Yavaş yavaş, yenen kısımları sararmış. Sararmış sararmasına da, yine de sapı üstte heybetinden geçilmiyor... Bana oradan laf sokuyor gibi ''Beni yedin bitirdin ulan.'' diyor gibi geldi bana... Yok ya, yemeyecektim de ne yapacaktım? Turşunu mu kuracaktım? Sahi ya elma turşusu diyede bir şey var mı ki acaba? Olsa

Şah Damarından Yakın

Eski İstanbul'un dar sokaklarında, Hasan Efendi evine döndüğünde kızı Zeynep ile mahalle imamı arasındaki dini tartışmaya tanık olur. Türbede şefaat dileme geleneği üzerine çıkan bu anlaşmazlık, geleneksel inançlar ile modern düşüncelerin çatışmasını yansıtır. Yaşlı ama bilge Hasan Efendi, sakinliğiyle tartışmayı dinlemeye hazırlanır. Değişen zamanların getirdiği inanç sorgulamaları bu

yazı resim

Uçmanın Formülü

Bu şiirsel metin, sıkıcı bir konuşmadan kaçmak için "seni gökyüzüne uçuracağım" diyen bir kişinin sözlerinin gerçekten karşısındaki kişiyi uçurmasıyla gelişen sürrealist bir diyaloğu anlatıyor. Mizah ve fantastik öğeler içeren bu kısa hikâye, gündelik sıkıntılardan kaçış, beklenmedik sonuçlar ve kontrolü kaybetme temaları üzerine düşündürüyor.

Futbol Maçı

Ben, her ihtimale karşı, saha kenarındaki seyyar satıcılardan köfte de almıştım. Öyle ufak tefek şeylerle doyacak biri değildim.
Sahaya erken girmemize rağmen, etraf mahşer günü gibiydi. Saha içi seyircilerle daha şimdiden dolmuştu. Tüm seyirciler, tezahürat ederek takımlarını destekliyordu. Ama bırakın saha içini dışarısı da öyleydi. Ana

Adanalı

yeter ki sevmesini bilsindi. Hayat daha başka güzel olurdu o zaman. Sevgi ile her şey yeşerirdi...

Akça Kız

Mavi gözünde hüzün bugün garip ve yalnız
Kim bilir ne sızısı o nahif bedeninde
Boynumuz bükük kaldı sen gidince Akça Kız
Senin hatıraların sinedeki eninde

Şimdi Geliyorum

ir 15 dakika daha bekliyorum. İçimden: "Artık gitsem mi?" diyorum. "Ama ayıp olur. Gitmek Olmaz" diyorum.
Şimdi gelecekti. Odada hala yalnızım. Biraz sonra, yan odadan müthiş bir kahkaha geliyor. Şaşırıyorum. Çünkü gelen ses, onun sesine çok benziyor: "Olmaz" diyorum. "Burada olduğumu, üstelik kendisi için geldiğimi de

Karagöz İle Hacivat: Harami

KARAGÖZ İLE HACİVAT: HARAMİ
Hacivat pencereye çıkar ve karşı mahalledeki evinin bahçesinde bulunan Karagöz'ün üstüne atlar. İkisi birlikte yere yuvarlanır. Aralarında boğuşma başlar. Daha sonra Hacivat ayağa kalkar. Karagöz yerdedir ve gözleri kapalı durumdadır. Buna karşın, sağa sola yumruklar, tekmeler savurmaktadır. Hacivat, Karagöz'ün omzuna, koluna dokunarak

Başa Dön