"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Öykü

Parti

Yaz akşamı, Ahmet arkadaşı Tahsin'i beklerken çay hazırlar. Terastaki sakin anlar, geciken dostun gelişiyle canlanır. İkili arasındaki samimi sohbet, Tahsin'in yeni işi ve gündelik hayatın sıkıntıları üzerine döner. Basit ama içten bir dostluk anı, iki arkadaş arasındaki paylaşımın sıcaklığını yansıtır.

yazı resim

Demleniyoruz Arkadaşlarla

Çok kalabalığız bu sıralar, ben diyeyim beş yüz, siz deyin altı yüz yedi yüz ya da bin. Amaaaan neyse ne yahu! Kalabalık olduk mu bir potada eriyoruz adeta, yaptığımız hizmetlerde çok seviliyor hem de çok. Her zaman demleniriz demlenmesine de sabahın serinliğinde de pek bir güzel oluyor bu

Tanırsınız Onu Ta İlkokuldan

Tabi önemli bir görevi vardı, mini mini birlerin, okumalarına yazmalarına ve dahi sonrasında adam sınıfına girmelerine yardımcı olmak. Bir de Ayşe kızımız vardı, Alinin yakın arkadaşı. O da gelirdi zaman zaman mini mini birlerin yanına. Hani Cin Ali topu atardı ya, Ayşede tutardı. Bilemiyorum bazen elinden de kaçırdığı

Teneke Surat

Pencereden bahçeye bakıp gençlik yıllarını düşünen Nezaket, tarlalarda çektiği zorlukları hatırlıyor. Soğan, domates, patates toplamak, çapa yapmak... Güneş altında, kışın ıslak tarlalarda çalışmak hayatından bezdirse de pes etmedi. Güçlü kuvvetli olduğu o zamanlarda sevgi ve aşk özlemi çekerdi. Kendisine "teneke surat" diyen hasta arkadaşını düşünüyor, onun yerine bile

Lahmacun

Cama yaklaşıp içeriye göz attım. Kimse görünmüyor. Yan tarafa doğru yürüyüp birileri var mı diye bakmaya başladım. Gerçekten kimse yok.
Tekrar ön tarafa gelip kapıya yaklaştım. Cama hızlı hızlı birkaç defa vurdum. Yok. Allahın bir kulu görünmüyor. Bu defa biraz daha hızlı vurdum. Tam umudu kesmiştim

Atatürk'ün Çocukluk Anıları: Büyük Kurtarıcı

ATATÜRK'ÜN ÇOCUKLUK ANILARI
BÜYÜK KURTARICI
Atatürk'ün kız kardeşleri Makbule ile Naciye tartışıyordu.
Naciye: Abla, son günlerde annem ve babamın konuşmalarından şu sonuca ulaştım: Osmanlı kötüye gidiyor ve önlem alınmazsa sonumuz bir felaket.
Bunun üzerine Makbule: Doğrudur. Bir kötü gidişat var

Dut Ağacına Asma Aşısı

Geçenlerde köye gittim. Arkadaşımı ziyaret ettim. Tabii meşhur ağacımızın altında oturup sohbet etmek istedim. Ama ne göreyim, dut ağacımız adeta yerinde yoktu. Neredeyse tamamen kesilip budanmıştı.
Arkadaşa Bu ne hal? Ne oldu bu ağaca? dedim. Arkadaşım güldü: Hiç sorma! Bir bilsen ağacın başına neler geldi. dedi.

Adanalı

yeter ki sevmesini bilsindi. Hayat daha başka güzel olurdu o zaman. Sevgi ile her şey yeşerirdi...

Başa Dön