"Sözcükler, elbette, insanlığın kullandığı en güçlü ilaçtır. — Rudyard Kipling"

Öykü

Yüzbaşıyı Arkadaşları Satmadı Biz Sattık Üzgünüm

Fiyatları kaç liraydı, kaç kuruştu şimdi pek de aklımda kalmadı... Bir çok arkadaşımın evinde ciltler dolusu çizgi romanlar vardı... O yıllarda öyle bir güzellikti ki o çizgi romanlar, insan döner döner bir daha okurdu... Tabi bu arada bizler okul zamanı ders kitaplarının arasında gizli gizli okurduk. Babamıza yakalandık

Teneke Surat

Pencereden bahçeye bakıp gençlik yıllarını düşünen Nezaket, tarlalarda çektiği zorlukları hatırlıyor. Soğan, domates, patates toplamak, çapa yapmak... Güneş altında, kışın ıslak tarlalarda çalışmak hayatından bezdirse de pes etmedi. Güçlü kuvvetli olduğu o zamanlarda sevgi ve aşk özlemi çekerdi. Kendisine "teneke surat" diyen hasta arkadaşını düşünüyor, onun yerine bile

yazı resim

Ayağınızı Bastığınız Yerlere Dikkat Edin

O günde O Satılmış'ın burun ifrazatı geldi ayağımın altına takıldı... Gördüm mü onu hark hurk yaparken, yalan yok görmedim. Nereden biliyorum o zaman Satılmış'ın burun ifrazatı olduğunu, diye soracağınızı da bildiğimden, buna da bir cevap vermeli... Satılmışı da tanımam ha, öyle bir tanıdığımda yok, adamı görmüşlüğüm de yok.

Adanalı

yeter ki sevmesini bilsindi. Hayat daha başka güzel olurdu o zaman. Sevgi ile her şey yeşerirdi...

Yıldız Adam Hatırası

Karlı bir şehirde, on yıllık hapis cezasını tamamlayan Hakkı'nın dramatik özgürlük günü. Dostunun evinde içki içerken, alacak-verecek meselesi yüzünden çıkan kavga ölümcül bir noktaya evrilir. Hakkı, arkadaşı Kadir'i öfkeli bir adamdan korumaya çalışırken, kendini tehlikeli bir bıçak saldırısının hedefinde bulur. Geçmişin karanlığından çıkan bir adam için yeni bir

Atatürk'ün Çocukluk Anıları: Büyük Kurtarıcı

ATATÜRK'ÜN ÇOCUKLUK ANILARI
BÜYÜK KURTARICI
Atatürk'ün kız kardeşleri Makbule ile Naciye tartışıyordu.
Naciye: Abla, son günlerde annem ve babamın konuşmalarından şu sonuca ulaştım: Osmanlı kötüye gidiyor ve önlem alınmazsa sonumuz bir felaket.
Bunun üzerine Makbule: Doğrudur. Bir kötü gidişat var

Tabanca

Tabancayı kaldırıp raylara atmayı düşündüm. Fakat bu düşüncemden vaz geçiverdim. Bir kadın bağıra bağıra telefonla konuşuyordu. Ona yaklaşıp tabancayı uzattım. Kadın soru dolu gözlerle bana baktı. Gelen metroya atlayıp oradan kaçtım. Telefonla konuşan insanlar genellikle kendine uzatılanı alıyorlar. Bunu daha önce arkadaşlarıma şaka için defalarca yapmıştım.

Babamın Radyosu

Köyümüzde ilk radyoyu Rahmetli Babam satın almıştı.. Sonra çoğu zaten arkadaşlarım olan köyümüzün çocukları nefes nefese etrafımı kuşatarak Baksana, senin baban köye küçük ve acayip bir sandık getirdi, düğmelerine basınca içindeki insanlar hem konuşuyor hem türkü söylüyorlar vallahi, inanmıyorsan git de bak..

Bir Şey

Çocukluğundan beri yaşadığı her şey bazı duyuların kaybolmasına sebep olmuştu. Artık duyuları hiç de iyi işlemiyordu. Yani her bir şey dışarısında kalıyordu. Etrafını sis bürümüştü. Aniden, bir uç sivriliyor, batıyordu. Canı çok acıyordu. Öyle ki uyku için başını koyduğu yastık bile çividen farksız geliyordu. O, bu ucun açtığı

Başa Dön