"“Her şeyi bilecek kadar genç değilim.” — Oscar Wilde"

Öykü

Azmi, Bir Kadın, Bir Çocuk, Bir Bebek

Azmi, hapishanedeyken gardiyan aracılığıyla acı bir haber alır: güvendiği erkek kardeşi tüm mal varlığını satmaktadır. Özellikle dededen kalan ve gelecekte değerlenmesini umduğu yüz dönümlük arazinin satılması onu derinden sarsar. Kardeşinin ihaneti, sevgilisiyle lüks içinde yaşaması ve Azmi'nin emeklerinin boşa gitmesi, hapisteki adamı çileden çıkarır. Bu ihanet, ölüm acısından

Yedi Paket Birinci

Her gün bahçede olsun, ev de ya da pencerede olsun fosur fosur sigara içer, sigara içmez adeta sigarayı yer. Çocuk aklımızla her gün o kadar sigarayı nasıl içer diye bizde şaşakalırız... O zaman daha çocukların bakkaldan sigara alma yasağı yok. Çağırır bizi, Loçkaaaam şuradan bana bir yedi sekiz

yazı resim

Parti

Yaz akşamı, Ahmet arkadaşı Tahsin'i beklerken çay hazırlar. Terastaki sakin anlar, geciken dostun gelişiyle canlanır. İkili arasındaki samimi sohbet, Tahsin'in yeni işi ve gündelik hayatın sıkıntıları üzerine döner. Basit ama içten bir dostluk anı, iki arkadaş arasındaki paylaşımın sıcaklığını yansıtır.

Cassandra Hotel Bodrum

Dar sokaklardan ilerliyoruz. Minibüs, yolcu alıp indiriyor. Bu nedenle sık sık duruyor ve hareket ediyor. Yolcuların büyük çoğunluğu yabancı. Minibüste genellikle hep İngilizce konuşuluyor. Türkçe konuşan yok denecek kadar az.
Şoföre:
-Ne kadar kaldı? diye soruyorum.
-Daha var, gelince ben size söylerim,

Kayip

Issız bir ormanda kendini bulan birinin zihin bulanıklığı ve kaybolmuşluk hissi içindeki iç sorgulaması. Zamanın ve mekanın belirsizleştiği, gerçeklikle yanılsamanın iç içe geçtiği bu hikayede, kaçırılma şüphesi ve özgür iradeye dair derin sorular yer alıyor.

Nur - Işık

Evi de yoktu. Sağlıksız, virane görünümlü, boyasız, sıvasız, rutubetli küçücük bir odada kalıyordu. Burası bir dükkândan bozma bir mekândı. Ev desen eve benzemiyor, dükkân desen dükkâna benzemiyordu.
Yalnızdı. Yapayalnız. Karısı, çocuğu, akrabası kimsesi yoktu. Bu yüzden gamsız, kedersiz, umarsız olmuştu. Beklediği, istediği hiçbir şey yoktu. Nasıl

Varoluşun Sessi̇z Hari̇tasi

İnsan, hayatın anlamını hazır bir cevap olarak mı bulur, yoksa seçimleri, ilişkileri ve emeğiyle mi yaratır? Bu metin; varoluş, özgür irade ve kendini gerçekleştirme arayışını sorgularken, kaosun içinde anlam arayan insanın iç yolculuğuna ışık tutuyor. Belki de anlam, beklenen bir işaret değil, yürüdükçe çizilen bir yoldur.

Balatlı Deli Behramı Kaybettik

Üç beş arkadaş, Balata muhabbete çağırmıştı bizi Buradaki her şey bugün bana yabancı geliyor Yaptığım ve yapacağım her fiil de anlamsız Henüz nedenini bilemediğim sebepler yüreğimin sıkılmasına, hayallerimin donuklaşmasına, vücudumun hareketsizliğine sebep oluyor Niye böyleyim? Onu da bilmiyorum

Atatürk'ün Çocukluk Anıları: Büyük Kurtarıcı

ATATÜRK'ÜN ÇOCUKLUK ANILARI
BÜYÜK KURTARICI
Atatürk'ün kız kardeşleri Makbule ile Naciye tartışıyordu.
Naciye: Abla, son günlerde annem ve babamın konuşmalarından şu sonuca ulaştım: Osmanlı kötüye gidiyor ve önlem alınmazsa sonumuz bir felaket.
Bunun üzerine Makbule: Doğrudur. Bir kötü gidişat var

Başa Dön