"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Öykü

Asarımmm

Önce çamaşırlar, çamaşır makinesinden itina ile çıkartılacak. Bu arada hanıma saçma sapan bir espri yapılacak. O da şöyle ki Geçenlerde katıldığım çamaşır makinesinden çamaşırları çıkartma Balkan Şampiyonasında altın madalyayı yine ben götürdüm. Tabi hanım buna gülmeyecek ya da yarım ağızla bir tebessüm bırakacak ortaya zoraki... Maksat Kocası ki

yazı resim

Lüzumsuz İşler Genel Müdürlüğü - 1 -

Masa Tenisi oynarken tak tak tak diye ses çıkaran pinpon toplarının ses çıkarmaması ya da daha az ses çıkarması için neler yapılmalıdır diye de genel müdürlüğümüzün birimlerinde toplantı üstüne toplantı yapılmakta ve bu duruma bir çözüm aranmaktadır... Pinpon toplarına susturucu takılması da seçenekler arsında olup bilahare değerlendirilecektir...

KİTAP İZLERİ

Yırtıcı Kuşlar Zamanı

Ahmet Ümit

Ahmet Ümit'in Yeni Romanında Hafıza Bir Suç Mahalli Ahmet Ümit, sevilen karakteri Başkomser Nevzat'ı bu kez en karanlık dehlizlere, kendi zihninin tekinsiz koridorlarına sürüklüyor. Polisiye
İncelemeyi Oku

Futbol Maçı

Ben, her ihtimale karşı, saha kenarındaki seyyar satıcılardan köfte de almıştım. Öyle ufak tefek şeylerle doyacak biri değildim.
Sahaya erken girmemize rağmen, etraf mahşer günü gibiydi. Saha içi seyircilerle daha şimdiden dolmuştu. Tüm seyirciler, tezahürat ederek takımlarını destekliyordu. Ama bırakın saha içini dışarısı da öyleydi. Ana

Hoş Çakalın - 2026

Eyüp'ün arka sokaklarındaki bir çay bahçesinde gece yarısı tek başına oturan bir varlık, zamanın dışından tüm hayatları aynı anda hatırlıyor. Balat'ın dar sokaklarından Mars'ın bakır gökyüzüne, Ren Nehri'nin köprüsünden Kadıköy'ün mutfağına — her karar anında orada olmuş ama hiç müdahale etmemesi gereken bu gözlemci, kurallarını çiğnedikçe insanlaşıyor. On

Nur - Işık

Evi de yoktu. Sağlıksız, virane görünümlü, boyasız, sıvasız, rutubetli küçücük bir odada kalıyordu. Burası bir dükkândan bozma bir mekândı. Ev desen eve benzemiyor, dükkân desen dükkâna benzemiyordu.
Yalnızdı. Yapayalnız. Karısı, çocuğu, akrabası kimsesi yoktu. Bu yüzden gamsız, kedersiz, umarsız olmuştu. Beklediği, istediği hiçbir şey yoktu. Nasıl

Genç Kızların İç Dünyası ve Dışardakiler

Ağustos gecesinde, doğanın uyanışını betimleyen bu metin, gizemli bir motosikletle villaya yaklaşan 30 yaşındaki Şeref'i tanıtıyor. Siyah deri kıyafetleri, çizmeleri ve mavi sakallı görünümüyle dikkat çeken bu ilginç karakter, yaşamın karanlık yönlerini öteleyen asi bir ruhu temsil ediyor. Ormanın derinliklerindeki bu gece buluşması, okuyucuyu meraklandıran bir hikayenin başlangıcını

Tık Tık; İnsan Orada mı?

Şair, günlük hayatın küçük sorunlarıyla meşgul olan kişiyi eleştiriyor. Rüzgarın bozduğu saç, kırılan topuk, soğuk kahve gibi önemsiz detaylarla öfkelenen biri, dünyanın başka yerlerinde savaşta ölen çocuklardan habersiz yaşıyor. Kontrast çarpıcı: Bir yanda lüks dertler, diğer yanda gerçek trajediler. Şiir, modern toplumun vurdumduymazlığını ve önceliklerimizin çarpıklığını sorgulamamızı sağlıyor.

Bir Şey

Çocukluğundan beri yaşadığı her şey bazı duyuların kaybolmasına sebep olmuştu. Artık duyuları hiç de iyi işlemiyordu. Yani her bir şey dışarısında kalıyordu. Etrafını sis bürümüştü. Aniden, bir uç sivriliyor, batıyordu. Canı çok acıyordu. Öyle ki uyku için başını koyduğu yastık bile çividen farksız geliyordu. O, bu ucun açtığı

Tabanca

Tabancayı kaldırıp raylara atmayı düşündüm. Fakat bu düşüncemden vaz geçiverdim. Bir kadın bağıra bağıra telefonla konuşuyordu. Ona yaklaşıp tabancayı uzattım. Kadın soru dolu gözlerle bana baktı. Gelen metroya atlayıp oradan kaçtım. Telefonla konuşan insanlar genellikle kendine uzatılanı alıyorlar. Bunu daha önce arkadaşlarıma şaka için defalarca yapmıştım.

KİTAP İZLERİ

Nasipse Adayız

Ercan Kesal

Ercan Kesal’ın Trajikomik İktidar Oyunu: "Nasipse Adayız" Her siyasi kampanya bir absürtlükler tiyatrosudur, ancak Ercan Kesal, "Nasipse Adayız" ile bu dramanın Türkiye'ye özgü sahnesinin perdesini
İncelemeyi Oku
Başa Dön