"En iyi eleştirmen, henüz yazmadığınız kitaptır." – Umberto Eco (kurgusal)"

Öykü

Kadrolu Ev Erkeği

Siz de işi bırakıp, emekli olup kendi evinize tayininiz çıktıysa Kadrolu Bir Ev Erkeğisiniz. İstediğiniz kadar değilim deyin... Ayrıca Kadrolu Ev Erkeği olmakta çok kötü bir şey değil. Kadrolu olduğunuz halde bu kadrodan çıkartılma ihtimaliniz de asla yok, Allah göstermesin karınızdan boşanıp ayrı kalmadığınız müddetçe. Tazminat talebiniz olmadığı

Iskadro (Siğil)

çoğalıyordu. Ayağımın üzeri küçük küçük noktalarla dolmuştu. Zamanla bu noktalar birleşiyor ve kocaman bir yumru oluşturuyordu. Ne yapacağımı bilemiyordum. Yumru büyüdükçe, bot da ayağıma dar gelmeye başlıyordu.
Iskadro denilen bu siğillerin yakmakla geçtiğini biliyordum. Erkekse geçer; yok dişi ise çoğalır, artar. denilmişti. Benimkisi çoğalıp artan türdendi.

yazı resim

Aynı Numara

Oğlan büyüdü, geldi onsekiz yaşına. Reşit oldu bir de ehliyet aldı yaşına girince, biz de arabanın arka koltuğuna doğru kayıyoruz yavaş yavaş. Oh be biraz da siz sürün ben arka koltukta keyif çatayım. Biz yaşlanıyoruz yavaş yavaş onlarda çocukluktan gençliğe adım atıyor haliye, olgunlaşıyor, düşünce ve davranışlarıda ona

Yolda 3 Kadın

Dağın eteğindeki sakin kasabada, Ali'nin işlettiği bar, sıradanlığın ortasında bir sır kapısı gibi duruyor. Beyaz badanalı evler ve kiremit çatılarla çevrili bu huzurlu yerde, gece hayatına sadece köpek havlamaları eşlik ederken, ikinci el eşyalarla donatılmış bu şirin mekan, kasabalılar için adeta büyülü bir alem. Sisli atmosferi, göz alıcı

Cassandra Hotel Bodrum

Dar sokaklardan ilerliyoruz. Minibüs, yolcu alıp indiriyor. Bu nedenle sık sık duruyor ve hareket ediyor. Yolcuların büyük çoğunluğu yabancı. Minibüste genellikle hep İngilizce konuşuluyor. Türkçe konuşan yok denecek kadar az.
Şoföre:
-Ne kadar kaldı? diye soruyorum.
-Daha var, gelince ben size söylerim,

Futbol Maçı

Ben, her ihtimale karşı, saha kenarındaki seyyar satıcılardan köfte de almıştım. Öyle ufak tefek şeylerle doyacak biri değildim.
Sahaya erken girmemize rağmen, etraf mahşer günü gibiydi. Saha içi seyircilerle daha şimdiden dolmuştu. Tüm seyirciler, tezahürat ederek takımlarını destekliyordu. Ama bırakın saha içini dışarısı da öyleydi. Ana

Başa Dön