Prostat
Mola verinceye kadar dayanabilir miydi? Ağrı giderek artıyordu, daha fazla bekleyemeyeceğini anlayınca yerinden kalkıp şoförün yanına gitti.
"Yazmak, bir nevi intihardır; zira her kelime, bir önceki düşüncenin cesedidir." – Terry Pratchett (kurgusal)"
"Yazmak, bir nevi intihardır; zira her kelime, bir önceki düşüncenin cesedidir." – Terry Pratchett (kurgusal)"
Mola verinceye kadar dayanabilir miydi? Ağrı giderek artıyordu, daha fazla bekleyemeyeceğini anlayınca yerinden kalkıp şoförün yanına gitti.
Ayşegül ile Cin Ali iki kardeşmişler. Evet, evet şaşırmayın hani şu ilkokul bir de karşımıza çıkan Cin Ali bu Ali... Tabi epey büyümüşler, okumuşlar okumuşlar da ilkokul son sınıfa kadar gelmişler... Tam onlar ilkokul son sınıfa geldikleri sene İnternet bütün dünyada yaygınlaşmaya başlamış. Amerikada, İngilterede, Malezyada, Tunusda, Yeni

. Zaman üstü duyguları kışkırtanlardan nefret ediyordu, bu sefil yaratıkların tümüne lanet etti
-Etme gözünü seveyim. Onu Allah doyuramıyor ki ben doyurayım. Adam, insan değil, mübarek ayı. Doymak nedir bilmiyor ki, dedim.
Tam bu sırada dışardan uzun bir korna sesi duyduk. Bir araba tam ön tarafımızda durdu.
Gelen Burhandı:
-Hocaaaaa! Diye bağırdı.
Mehmetali:
Azmi, hapishanedeyken gardiyan aracılığıyla acı bir haber alır: güvendiği erkek kardeşi tüm mal varlığını satmaktadır. Özellikle dededen kalan ve gelecekte değerlenmesini umduğu yüz dönümlük arazinin satılması onu derinden sarsar. Kardeşinin ihaneti, sevgilisiyle lüks içinde yaşaması ve Azmi'nin emeklerinin boşa gitmesi, hapisteki adamı çileden çıkarır. Bu ihanet, ölüm acısından
Dar sokaklardan ilerliyoruz. Minibüs, yolcu alıp indiriyor. Bu nedenle sık sık duruyor ve hareket ediyor. Yolcuların büyük çoğunluğu yabancı. Minibüste genellikle hep İngilizce konuşuluyor. Türkçe konuşan yok denecek kadar az.
Şoföre:
-Ne kadar kaldı? diye soruyorum.
-Daha var, gelince ben size söylerim,
Kurgu Boku Yok.
Yaşadiği Aci Gerçekler.
Aci Gerçekleri̇mi̇z Var İşi̇n İçi̇nde.
ATATÜRK'ÜN ÇOCUKLUK ANILARI
BÜYÜK KURTARICI
Atatürk'ün kız kardeşleri Makbule ile Naciye tartışıyordu.
Naciye: Abla, son günlerde annem ve babamın konuşmalarından şu sonuca ulaştım: Osmanlı kötüye gidiyor ve önlem alınmazsa sonumuz bir felaket.
Bunun üzerine Makbule: Doğrudur. Bir kötü gidişat var
En kötü durumlarda bile kötü düşünmemeye çabalarım. Asansörde kalışıma bile mizah kattım. Yoksa hayat çekilmez.
KARAGÖZ İLE HACİVAT: KARAGÖZ BİLMECE SORUYOR
Karagöz: Hacivat bir bilmecem var.
Hacivat: Sor Karagözüm, sor da bileyim.
Karagöz: Bir elin sesi var, iki elin nesi var.
Hacivat: Bilmeceyi yanlış sordun. Bir elin nesi var, iki elin sesi var diyecektin.