Öykü
Bir Ölünün Günlüğü - 6
İhbar ediyorum: Vuslat, aşkın katilidir. Gönül gözümle gördüm, kesin delillere sahibim.
YZÇisil Hanım ve Topçular
Memleket Orta Zekalılar Cenneti... Orta Zekalıları sakın hafife almayın. Normal zekanın bir tık altı yani öyle söyleyeyim... Maşallah maşallah, aman nazar mazar değmesin. Barış Mançonun o eski şarkısı geliyor hemen aklıma hani sözleri var şöyle Heeeey koca topçuuuuuuu, şu dağlara yan geleeeeeee. Topçu dediğin zaman durup bir beş
KİTAP İZLERİ
Kayıp Tanrılar Ülkesi
Ahmet Ümit
Hayat ve poker
Bu yazı, duyguları açıkça yüzüne yansıtan kişilerin hayat oyununda nasıl savunmasız kaldığını anlatıyor. Dünya bir poker masasıdır; duygularınızı gizlemeyi öğrenmezseniz, insanlar zayıf noktalarınızı bulup kullanacaktır. Kendinizi herkese anlatmak yerine, dayandığınız değerleri göstermenin önemi vurgulanıyor. Dürüstlük ile savunmasızlık arasındaki ince çizgiyi ve duygusal maskeler takmanın bazen hayatta kalmanın anahtarı
Korona Hikayeleri - 8
Yağış uzun süre devam etmedi. Yağmur kesildi, kasvetli bulutlar yavaş yavaş dağıldı, karanlık yerini aydınlığa bıraktı çünkü güneş yüzünü gösterdi.
1\. Bölüm: Kırmızı Işığı Yakmak- Serenay Özkan (3. Sayfa)
Beyoğlu'nun büyülü gecesinde, bir gezginin kendini şehrin ritmine bırakışını anlatan atmosferik bir kesit. Karanlığın içinde dans eden sokak ışıkları, siyah lüks arabalar, kiraz ağaçlarının gölgeleri ve gecenin melodisini çalan rüzgâr eşliğinde, yaşamın koşturmacasına bir mola veren karakterin, gecenin hakkını verme arzusu. İstanbul'un bu ikonik semtinin hem yerlisine hem
Suriyeye Anayasa
anayasa olsun ki, cumhur başkanı Müslüman arap olsun. Başbakan hristiyan
Bakanlar değişik etnik grup ve değişik mezheplerden,
Başkan yardımcısı zenci, ve kadın
Kırık aynalarda kendi yüzümüz
İlişkiler, kırık aynalarda başlar; hepimiz kendimizi ararken, bir başkasının yaralarını sararken asıl yüzümüzü keşfederiz. Aşk, Kierkegaard'ın dediği gibi, kendini ötekine adamaktır.
Köy Öğretmenleri
Okula geldiklerinde şaşkınlıkları bin kat daha arttı. Okul demeye bin şahit isterdi. Bırakın duvarların boyasını, sıvalar dökülüyor, demirler pas tutmuş, iskelet gibi görünüyordu. Sınıflara üç beş masa konularak bir sınıf havası verilmişti. Duvarda bir kara tahta bile yoktu. Kara tahta olmayan bir yerde tabii ki tebeşir olması beklenemezdi.
Görmek ve Bakmak
Geç bulan çabuk kaybetmek istemez.
Azmi, Bir Kadın, Bir Çocuk, Bir Bebek
Ai̇le......kurmak Ve Kötülük...
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17
-
18
-
19
-
20
KİTAP İZLERİ
Yırtıcı Kuşlar Zamanı
Ahmet Ümit














