"“Ne yazık, kahramanlara muhtaç olan ülkeye.” — Bertolt Brecht"

Öykü

Korona Hikayeleri - 4

Bekir ellerindeki ekmekleri inceledi. Küflenmiş olabilirlerdi, öyleyse yiyemezdi. Sertliklerinden bayat oldukları anlaşılsa da küflü olup olmadıklarını anlayabilmesi için daha fazla aydınlığa ihtiyacı vardı.

Dolares Yengenin Ayakları Kokuyor

Bu Dolares Yengenin bir büyük kusuru var. ''Hadi canım Dolares Yengenin ne kusuru olabilir ki?'' dediğinizi duyar gibi oluyorum. Şimdi söyleyince siz de şaşıracaksınız. Bu Dolares Yengenin ayakları çok kötü kokuyor. Hem de öyle böyle değil. Dolaştığı denizaşırı ülkelere de gittiği zaman, o ülkede ki herkes Dolares Yengenin

13\. Maaş

Eğlenecek bir yer bulamamışlardı.
Çareyi köye dönmekte buldular. Köye geldiklerine kahvehaneyi açık buldular. Arabadan inip içeri girdiler. Kimileri içip sohbet ediyor, kimileri televizyon seyrediyor, kimileri de küçük çaplı okey oyunu oynuyorlardı.
Arka tarafta bulunan odanın kapısı kapalıydı. Merak edip baktılar. İçeri girdiler. İçerde bir

Iskadro

Ayağımdaki küçük dediğim nokta, her geçen gün büyüyor, büyüdükçe çoğalıyordu. Ayağımın üzeri küçük küçük noktalarla dolmuştu. Zamanla bu noktalar birleşiyor ve kocaman bir yumru oluşturuyordu. Ne yapacağımı bilemiyordum. Yumru büyüdükçe, bot da ayağıma dar gelmeye başlıyordu.
Iskadro denilen bu siğillerin yakmakla geçtiğini biliyordum.

Yolda 3 Kadın

Dağın eteğindeki sakin kasabada, Ali'nin işlettiği bar, sıradanlığın ortasında bir sır kapısı gibi duruyor. Beyaz badanalı evler ve kiremit çatılarla çevrili bu huzurlu yerde, gece hayatına sadece köpek havlamaları eşlik ederken, ikinci el eşyalarla donatılmış bu şirin mekan, kasabalılar için adeta büyülü bir alem. Sisli atmosferi, göz alıcı

Suriyeye Anayasa

anayasa olsun ki, cumhur başkanı Müslüman arap olsun. Başbakan hristiyan
Bakanlar değişik etnik grup ve değişik mezheplerden,
Başkan yardımcısı zenci, ve kadın

Dedemi̇n Hi̇kayesi̇

Yaşlı bir adamın işitme ve konuşma yetilerini kaybetmesiyle yaşadığı zorlu hayat mücadelesini anlatan, insanın iletişim kurma ihtiyacını ve yaşama tutunma çabasını dokunaklı bir şekilde ele alan etkileyici bir hikaye.

Şeftali Bahçesinde

Üniversitede ziraat mühendisliği okuyan Coşkun, yaz tatilinde aile çiftliğinde huzur buluyor. İşçilerle birlikte tarlada çalışmaktan keyif alan genç, hiçbir ayrıcalık beklemeden onlardan biri gibi davranıyor. Geçmişi düşünürken, doğayla iç içe yaşamanın ve emeğin tadını çıkarıyor. Bu samimi anlar, geleceğini şekillendiren değerli deneyimler sunuyor.

Başa Dön