"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Öykü

Ayak Baş Parmağımın Marifetleri

Geçenlerde oturuyorum odada, gazete okurken bir bakayım, şu televizyona göz gezdireyim dedim. Haberler, haberlerde de siyasi miyasi bir şeyler... Bu hemen isyan etti Yeter be gardaşım bıkmadın mı bu siyasileri izlemekten. dedi... Bana zaman zaman Gardaşım. der... Şaşırmayın canım, sizin ayak başparmağınız da size gardaşım ya da aşkitom

Posta

Günler, günleri kovaladı. Sitenin her önünden geçişimde görevlilerin bana sesleneceği umuduyla bakıyor, belki postayı verirler diye hayal ediyordum. Ama nafile bütün düşüncelerim boşa çıktı. Ne seslenen vardı, ne de elime bir şeyler tutuşturan Her defasında hayal kırıklığı ile geçiyordum kapının önünden

yazı resim

800 ve 1500 Metre Türkiye Şampiyonuydu

800 VE 1500 METRE TÜRKİYE ŞAMPİYONUYDU
Yıl 1975. Galip 800 ve 1500 metrede gençler dalında Türkiye Şampiyonu olmuş ve milli formayı sırtına geçirmişti. Girdiği her yarışta birinci oluyordu. Galip büyükler dalında da birinciliklerini sürdürdü. Artık milli takımın değişmez koşucusuydu. Bu güzel insan, Avrupa Şampiyonu olmayı çok

Bir Kızla Bir Erkeğin Dostluğu

Bir yolcu ve ev sahibi Seher arasındaki derin dostluğun başlangıcını anlatan içsel bir monolog. Yazar, misafir kaldığı evde düşüncelere dalarken Seher'den ayrılacak olmanın hüznünü yaşıyor. Gündelik nesnelere bile anlam yükleyen bu sessiz bekleyiş, Seher'in beklenmedik yakın temasıyla son buluyor. Bu sıcak an, erkek-kadın arasındaki dostluğun masumiyetini ve özel

Binboğa Köyü

Dedeme "Gara Meme" derlerdi. Biraz kısa boylu, esmer, yağız bir adamdı. Güçlü kollara sahipti. Pazıları o yaşta bile kaslıydı. Ayağında hep Adana Şalvarı vardı. Ayaklarında, o döneme has, kara lastik ayakkabı bulunurdu. Üzerinde kareli bir gömlek, başında da yünden yapılmış bir takke olurdu. Pek konuşmayı sevmezdi. Ama çok

Bir Ziyafet

Bizim Timur abi boğazını çok sever.
Trakyalı olmasına rağmen
bir doğulu gibi et balık yemeye bayılır.
Yemek ve yediği yemek üzerine şiir yazmak
ayrıca onun özel bir zevkidir.

Rakamların Gölgesinde

Abdulkadir hoca, yetmiş yaşında, hem ilahiyat hem de istatistik geçmişi olan bilge bir öğretmen. Masasında ebced cetveli ve Python kodu açık bir bilgisayar duruyor. Torunun "Geleceği hangisi daha iyi tahmin eder: ebced mi, veri analizi mi?" sorusu, onun hayatının iki dünya arasında geçtiğini hatırlatır. Geleneksel bilgelik ve modern

Vahiy Işığında Bir Karar

Genç Leyla, sabahın ilk ışıklarıyla uyanıp zorlu bir günle yüzleşmeye hazırlanıyor. Annesi dün akşam hiçbir açıklama yapmadan bugün görücülerin geleceğini söylemişti. Endişeli ve kararsız duygularla abdest alıp namaz kılan Leyla, mutfakta telaşla hazırlık yapan annesine hiç tanımadığı bir adamla ilgili sorular sorarken bulur kendini. Geleneksel beklentiler ve kişisel

Coşkun Irmak - 10

Her ırmak denizden doğar ve sonunda mutlaka denize kavuşur. Doğum ve ölüm aynı yerdedir. Deniz suyu buharlaşır bulut olur; bulut yağmur olarak yağar; yağmur suları ırmağa dönüşür ve ırmak da denize kavuşur, orada kaybolur gider. Kaybolur gider diyorum, ancak bu kaybolma gerçek kaybolma değildir. Çünkü döngü devam edecek

Atlar ve İnsanlar

Bu şiirsel metin, jokey ve yarış atı arasındaki simbiyotik ilişkiyi anlatıyor. Özellikle efsanevi jokey Halis Karataş ve Bold Pilot'ın başarılarına odaklanarak, bir yarış atının yalnızca jokeyiyle tam potansiyeline ulaşabildiğini vurguluyor. Bold Pilot'ın zekâsı, yarışları önceden hissetmesi ve stratejik koşuşu, at-jokey ikilisinin mükemmel uyumunu gözler önüne seriyor.

Başa Dön