"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Öykü

Tekvandonun Faydaları

Hafta sonları salona gide gele bir şeylerde kapıyoruz hocamızdan. Üç ayda bir kuşak imtihanı varmış, biz daha beyaz kuşak dayız, daha ileride bunun sarısı, yeşili, mavisi, kırmızısı, siyahı var. Günler gelip geçtikten sonra kuşak imtihanı geldi çattı. İçimizde bir kıpırtı bir heyecan sormayın gitsin. O çocuk aklımızla yüreğimiz

Sıra Beklerken

-Hayır, bağırmıyorum, siz sakin değilsiniz, dedi.
Anlaşıldı ki bayan, başka birine kızmış, ceremesini de ben çekiyorum.
-Sanırım, siz, başka birine kızmışsınız. Öcünü de benden alıyorsunuz.
-Ben, kimseye kızmış değilim.
-O zaman, niye sesinizi yükseltiyorsunuz?

yazı resim

Dolares Yengeyi Kim Tanaımaz

Babası Sam Amcanın ki siz hepiniz onu tanırsınız aslında, biricik evladıdır Dolares... Sam Amcada çok gizemlidir ha onu söyleyeyim. Sık sık burnunu, kulağını karıştırır, kıçını kaşır. Burnunu kulağını karıştırmadığı zamanlarda da nerede bir ülke bulursa onu karıştırır, eski defterleri karıştırır, eski yaraları kaşır... Bunu yaparken de Dolares Yenge

KİTAP İZLERİ

Pia Mater

Serkan Karaismailoğlu

Zihnin Labirentlerinde Bir Gerilim: "Pia Mater" Bilim ve edebiyatı bir araya getirme çabası, çoğu zaman bir tarafın diğerinin gölgesinde kalmasıyla sonuçlanan riskli bir girişimdir. Bir
İncelemeyi Oku

Çitak Lar İş Başında

Tekrar gelelim Çitak denen örgüte. Kısaca Çitak denen bu adın uzunca açılımı da şöyle, Çikolata Takip ve Arama Kurtarma, Örgütü de denilebilir... Kurucularının kim olduğu bilinmiyor. Arefe gününden başlayıp, bayramın son gününe kadar operasyon, eylem yapıyorlar bilumum tatlılara, başta çikolata ve şekerler olmak üzere... Çikolataları arıyorlar, buluyorlar ve

Papatyanın Hikayesi

Kendini çok seven küçük bir papatyanın dünyaya bakışını, diğer bitkilerle ilişkisini ve düşüncelerini anlatan bu hikâye, şeffaflık ve dürüstlük üzerine düşündürücü bir alegori. Küçük papatya, özellikle kaktüslere olan ilgisiyle, açık ve net olanı gizli tehlikelere tercih eden bir karakteri temsil ediyor.

Çokça Pınarın Başındayım

Gümüşkent köyünün Ağdaş bölgesinde pınarın kenarındaki beton bankların birine oturmuş, seni bekliyorum. Yaşı kırklara karışmış bir adamın, yirmi yaşındaki çocuk kederlerini, sevinçlerini yaşaması ne demektir, diye derin derin düşünüyorum: Belki bir ayrılık hadisesi, belki bir sevgisizlik ya da bir aşka geç kalma hadisesi. Belki de bir nevi sevinçleri,

Siyah Yavru Sokak Kedisi

Puslu bir kış gününde balkonda sigara içerken, hayat ve alışkanlıklar üzerine düşünen bir anlatıcının samimi iç sesi. Cami hocasının tavsiyesi ve kişisel kararlar arasında gidip gelen düşünceler, gündelik yaşamın küçük detaylarında anlam arayan bir zihnin yansıması. Sevmek, kaybetmek ve kendi sınırlarını belirlemek üzerine dürüst bir iç monolog.

Kayip

Issız bir ormanda kendini bulan birinin zihin bulanıklığı ve kaybolmuşluk hissi içindeki iç sorgulaması. Zamanın ve mekanın belirsizleştiği, gerçeklikle yanılsamanın iç içe geçtiği bu hikayede, kaçırılma şüphesi ve özgür iradeye dair derin sorular yer alıyor.

Atlar ve İnsanlar

Bu şiirsel metin, jokey ve yarış atı arasındaki simbiyotik ilişkiyi anlatıyor. Özellikle efsanevi jokey Halis Karataş ve Bold Pilot'ın başarılarına odaklanarak, bir yarış atının yalnızca jokeyiyle tam potansiyeline ulaşabildiğini vurguluyor. Bold Pilot'ın zekâsı, yarışları önceden hissetmesi ve stratejik koşuşu, at-jokey ikilisinin mükemmel uyumunu gözler önüne seriyor.

Atatürk'ün İlkokul Anıları: Kaplan

ATATÜRK'ÜN ÇOCUKLUK ANILARI
KAPLAN
Selanik'teki evde Atatürk'ün abileri Ahmet ile Ömer konuşuyordu.
Ömer: Hayvanat bahçesinde kaplanların olduğu bölüme bir adam düşmüş. Kaplanlar, onu yemiş. Neden ama? Neden bir kaplan insanı yer?
Ahmet: Bunu ben de çözemedim. Kaplan insanların tutsağı ama

12

Bu paylaşım, toplumsal baskılar karşısında özgürlük arayışını ve kendini kısıtlamadan yaşama arzusunu dile getiriyor. Özellikle kadınların maruz kaldığı beden baskısına isyan eden, "başkaları ne der" kaygısından kurtulma çağrısı yapan provokatif bir metin. Toplumsal normların yarattığı baskıdan bunalmış bir sesin, mizahi ve isyankâr üslubuyla kendini ve başkalarını özgürleşmeye davet

Makineleşmek ve Kaçış - 1

Konteynerin yanına oturdu. Çok geçmeden bir genç, onu dilenci zannedip önüne para attı. Zaten görüntü olarak dilenciden pek farkı da yoktu. Paraya baktı, almadı/alamadı. Gelip geçenler onun bu halini görünce kimi acıyor, kimi görmemezlikten geliyor, kimi kızıyor, kimi de ona Çalış, çalış! diye akıl veriyordu.

KİTAP İZLERİ

Çalıkuşu

Reşat Nuri Güntekin

Bir Ulusun Doğuş Sancısında Bir 'Çalıkuşu'nun Kanat Çırpışları: Reşat Nuri Güntekin'in Ölümsüz Eseri Üzerine Türk edebiyatının temel taşlarından biri olan ve yayımlandığı günden bu yana
İncelemeyi Oku
Başa Dön