"Sözcükler, düşüncelerimizin giysileridir. — Samuel Johnson"

Öykü

İlişki Durumu

Hem size ne canım benim ilişki durumumdan, ilişki benim ilişkim. Siz niye kendi kendinize gelin güvey oluyorsunuz ? Niye benim ilişki mi sorguluyorsunuz ki? Kim veriyor size bu hakkı? Karıştınız mı benim ilişkilerime, ilişkilerimin içine edersiniz diyeyim yani... Her ilişki de iyi ilişki değil tabi ki ilişkiye bir

Akça Kız

Mavi gözünde hüzün bugün garip ve yalnız
Kim bilir ne sızısı o nahif bedeninde
Boynumuz bükük kaldı sen gidince Akça Kız
Senin hatıraların sinedeki eninde

yazı resim

Oğlum Ne Yaşarsak Kar

Eskiden ne güzeldi oysa bahar ayları yaz ayları... Ooooo çöplerde bir sürü artıklar, zıkkımlanıp duruyorduk. Hem kendimize hem de evlatlarımıza yetiyordu çöplerdekiler... Hele hele atalarımız iki yüz üç yüz sene önce çok keyif çatarlarmış, o zaman ne sinek ilacı varmış ne de şimdiki gibi aletler... En iyisi Hindistana

Arkamızdan Ağladılar mı

Sıkıldım artık bu hazır mama muhabbetinden oysa ki annemin sütü ne güzeldi cokur cokur emip duruyordum, pek bir tatlıydı be! Biraz zaman geçsin yemeklerden de vermeye başlarlar bunlar bana. İyi de her yemeği de sevemem ki ben de minnacık bebeyim...

Lepistes - Beta ve Gromi'ye Karşı

LEPİSTES - BETA VE GROMİ'YE KARŞI
Okan, on yaşında bir çocuktu. Süs balıklarına meraklıydı. Evlerinde bulunan akvaryumda pek çok türden süs balığı bulunuyordu. Bir gün Okanın eline süs balıklarıyla ilgili bir kitap geçti. Bu kitabın bir sayfasında gayet güzel bir balık dikkatini çekti. Balığın resmi altında

Kıbrıs Ada Kışı

O gece, telefonum çaldı. Hiç tanımadığım, bilmediğim bir bayan: Ben, Emel dedi. Kostüm sorumlusuymuş. Benden, bedenim, kilom, ayak numaram gibi bilgileri istedi. Kostümlerinizi hazırlayacağım. Pazar günü görüşürüz dedi. Heyecanım gittikçe artmaya başlıyordu. Şaka gibi başladığım bir olay gerçek mi oluyordu? Yoksa rüyada mı idim?
Biraz sonra

Kurban Olayım Şaklarına

Gece yarısı akülü sandalyesinde ilerleyen anlatıcı, beklenmedik bir karşılaşma yaşar. Yardım teklif eden sarhoş bir emlakçı, önce tuhaf sözler söyler, sonra ağlamaya başlar. Bu garip karşılaşma, anlatıcıyı derinden etkiler ve adamı tekrar bulma isteği uyandırır. Gecenin karanlığında yaşanan bu dokunaklı an, iki yabancı arasında kurulan beklenmedik duygusal bağı

Isınmak İçin

Şeyma Hanımın tıp fakültesinden arkadaşı Dr. Boğaç Beyin Çatalcadaki köy evine 40 dakikalık bir yolculuktan sonra nihayet geldik.
Şeyma:
-Sen de gel otur bizimle- dedi.
-Ben seni arabada beklerim abla sen işini hal et gel ama beni de burada çok bekletme!- dedim.

Makineleşmek ve Kaçış - 2

Bir büfeye yanaştı, elindeki parayı uzatıp sandviç istedi. Büfedeki adam küfür ederek onu kovdu ve:-Boklu paran sende kalsın pislik şey. Diyerek bir köpeğe verir gibi uzaktan bir sandviç attı önüne. Sandviçin içindeki peynir ve domates etrafa saçıldı. Yerden bunları toplayıp sandviçin içine koydu ve yedi.

Kökleri Olmayan Bir Ağacım Pürtelaş Sokağında

Saat 03:46 2020 yılının Ağustos ayının 18nci sabahı Öykü mü yoksa hikâye mi yazmalıyım diye düşünüyorum Bunu düşünürken öykü ile hikâye arasında ince ama önemli bir ayrımın olduğunu anımsıyorum. Hangi kitaptan okudum tam olarak hatırıma gelmiyor olsa da hikâyede daha çok insanın içine doğulan şahsi yaşantısından kesitlerin veya

Kemeraltı

Bir çocuk ne diye küçük bir köyden çıkıp buraya gelir? Bin kilometre uzakta, yabancı bir şehre, neden? Belki annesi ölmüştür. Babası yeniden evlenmiştir. Üvey anne bu belki ekmek vermiyordu. Belki kötü söz söylüyordu. Dayanamayıp kaçmıştır. Babası da ölmüş olabilir. . Anası yeniden evlenmiştir. Ama üvey baba çocukları istememiştir.

Başa Dön