"Hayatta iki şeyden kesinlikle kaçınmalısın: kötü kahve ve iyi bir hikayeyi mahveden editörler." — Mark Twain (kurgusal)"

Kurban Olayım Şaklarına

Gece yarısı akülü sandalyesinde ilerleyen anlatıcı, beklenmedik bir karşılaşma yaşar. Yardım teklif eden sarhoş bir emlakçı, önce tuhaf sözler söyler, sonra ağlamaya başlar. Bu garip karşılaşma, anlatıcıyı derinden etkiler ve adamı tekrar bulma isteği uyandırır. Gecenin karanlığında yaşanan bu dokunaklı an, iki yabancı arasında kurulan beklenmedik duygusal bağı yansıtır.

yazı resim

Gece yarısıydı, akülü sandalyemin arkasında bir adam belirdi, yok karanlık. Zifiri karanlık.
Yardım edeyim dedi.
Oysa yardıma ihtiyacım yok, araç gidiyor.
Taşaklarına kurban olayım dedi, şoka girdim.
Yürüyemediğime üzüldüğü için bir şeyler mırıldanırken hemen konuyu değiştirme gereği duydum.
Nerden geliyorsun?
Emlakçıyım m. emlakçılık
Bir şeyler mırıldanırken başladı ağlamaya.
Sarhoş muydu?
İlk kez başıma geldi böyle bir şey.
Az gidiyorduk, akülü sandalyemi itiyordu.
Ayrılırken ona baktım, ağlıyordu, elini dudağına götürmüştü, bana öpücük atıyordu.
Ya sonra bir üzüldüm, bir üzüldüm, Sormayın, ilk kez böyle bir şey yaşadım.
O adamı bulup onu kucaklamam mı lazım ne bileyim, o adamı bulacağım.

30 temmuz 2022 Cumartesi.

KİTAP İZLERİ

Nasipse Adayız

Ercan Kesal

Ercan Kesal’ın Trajikomik İktidar Oyunu: "Nasipse Adayız" Her siyasi kampanya bir absürtlükler tiyatrosudur, ancak Ercan Kesal, "Nasipse Adayız" ile bu dramanın Türkiye'ye özgü sahnesinin perdesini
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön