"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Öykü

Coşkun Irmak - 4

Kötü sonun başlangıcı olan o gün, sık sık aklına geliyordu. Kanatlarım olsaydı, uçsaydım ve Münevverimi o arabanın önünden alıp kaçırsaydım. Ya da o araba onunla birlikte beni de çiğnesydi! Dedi ve yumruğunu bütün gücüyle masaya indirdi. Eli çarpmış olmalı ki kül tablası yere düştü. Kırılmamıştı, ama halının üzeri

Ben de Saadet Zinciri Kuruyorum

Gazeteye ilan mı versem Saadet Zinciri kurmak için? Yok, yok o olmaz. En iyisi tellal çıkartsam mahalle aralarında, bağırtsam gelir mi birileri... Bendeniz İsmail Mutlutürkoğlu... Adımdan da anlaşılacağı gibi saadet zinciri kurmak benim işim... Taaa doğduğumda ebem bile anlamış da ne ..ok olacağımı, kıçıma şaplağı biraz hafif vurmuş...

yazı resim

Bir Sınav

Tıp fakültesi son sınıf öğrencisi Yusuf'un hayatındaki kritik anı: Başarılı iş insanı babasının şirketinde çalışma beklentisi ile kendi ideallerini gerçekleştirme arzusu arasında kalan genç doktor adayı, köy sağlık ocağında görev yapma kararını aileye açıklıyor. Baba-oğul arasındaki bu gerilimli an, kişisel tutkular ve aile beklentileri arasındaki evrensel çatışmayı yansıtıyor.

Kırmızı Bir Aşk Hikayesi

Sahilde bir gece, yaşlı bir nenenin beklenmedik hareketi ve ağzından dökülen küfürler sonrası cebe bıraktığı gizemli hediye. Ardından gelen romantik bir karşılaşma hikâyesi. Kırmızı külot, egzotik koku ve internetten takip eden bir hayranın itirafıyla gelişen bu tuhaf buluşma, sahilde başlayan absürt bir aşk hikâyesine dönüşüyor.

Kırık Bir Evliliğin İçinden: Esra'nın Hikayesi

Sabahın erken saatlerinde uyanıp boş yatağıyla yüzleşen Esra'nın hikâyesi... Bir zamanlar herkesin imrendiği bir evlilik, şimdi yerini derin bir boşluğa bırakmış. Namaz seccadesinde ne dileyeceğini bile unutan, çocukluğundan beri içinde taşıdığı sessizlikle boğuşan bir kadının içsel yolculuğu. Mutluluğun ardındaki görünmeyen çatlakların dokunaklı portresi.

Kurban Olayım Şaklarına

Gece yarısı akülü sandalyesinde ilerleyen anlatıcı, beklenmedik bir karşılaşma yaşar. Yardım teklif eden sarhoş bir emlakçı, önce tuhaf sözler söyler, sonra ağlamaya başlar. Bu garip karşılaşma, anlatıcıyı derinden etkiler ve adamı tekrar bulma isteği uyandırır. Gecenin karanlığında yaşanan bu dokunaklı an, iki yabancı arasında kurulan beklenmedik duygusal bağı

Kıbrıs Ada Kışı

O gece, telefonum çaldı. Hiç tanımadığım, bilmediğim bir bayan: Ben, Emel dedi. Kostüm sorumlusuymuş. Benden, bedenim, kilom, ayak numaram gibi bilgileri istedi. Kostümlerinizi hazırlayacağım. Pazar günü görüşürüz dedi. Heyecanım gittikçe artmaya başlıyordu. Şaka gibi başladığım bir olay gerçek mi oluyordu? Yoksa rüyada mı idim?
Biraz sonra

Zehra

Üzüntüsünden tırnaklarını yiyor, burnundan soluyordu. Aynadaki resmine hüzünle baktı. Gözleri alnında oluşan çizgilerin arasına dalıp dalıp çıkıyordu. Ve gittikçe ağaran saçlarına içerleniyordu:

Bir Anı Defteri Buldum - 11

İfade çok klasik bir söz olacak, ama söylemeliyim: Bu odada ben birinci yeniden doğuşumu yaşadım. Neden birinci? Çünkü ikincisi de var. Demek ki hayat insanı her zaman ağlatmıyor, güldürdüğü ve sevindirdiği zamanlar da oluyormuş

Hırsız Kim?

-Köpek bir sen iki…Git işine be!Ben kendim açlıktan ölüyorum.dedi.Genç bu bağırmadan korktu ve hızla uzaklaştı.Avni’nin tepesi atmıştı.Öfkeli bir şekilde gencin arkasından baktı.Aynı kişi bir başka adamdan da para istiyordu ve hayrettir ki adam cebinden çıkarıp veriyordu.
Bu gözlem Avni’ye yol gösterdi ve aynı yöntemle para toplamaya

Keloğlan Mücevher Ağacı

KELOĞLAN MÜCEVHER AĞACI
Zaman gelmiş, zaman geçmiş. Günler gelmiş, aylar geçmiş. Aylar gelmiş, yıllar geçmiş. Keloğlan yirmi iki yaşına girmiş, nereden duyduysa adını duymuş, kafasında iyice yer etmiş, mücevher ağacını bulmak üzere yola çıkmış. Keloğlan gele geçe, pınardan soğuk su içe, yolu bir ormana düşmüş.

Başa Dön