"Türkiye'de bir yazar için en büyük tehlike, kimsenin okumadığı bir kitabın çok sayıda ödül almasıdır." - Aziz Nesin"

Kırmızı Bir Aşk Hikayesi

Sahilde bir gece, yaşlı bir nenenin beklenmedik hareketi ve ağzından dökülen küfürler sonrası cebe bıraktığı gizemli hediye. Ardından gelen romantik bir karşılaşma hikâyesi. Kırmızı külot, egzotik koku ve internetten takip eden bir hayranın itirafıyla gelişen bu tuhaf buluşma, sahilde başlayan absürt bir aşk hikâyesine dönüşüyor.

yazı resim

Sahildeydim gece yarısı. Nene zor yürüyor, bastonla yaklaştı bana şöyle dedi: G.tüne keser sapı sapladığımın uşağı, nasılsın? At y.rrağı. A.cık ağızlı seni. Seni s.kik orospu çocuğu. Güldü, gülerek cebime bir şey soktu aceleyle, göremedim; anlayamadım, torunumun sana selamı var.Koptu gitti. Şokeydim, bir gülme geldi. Her nedense öfkelenemedim. Sonra cebime baktım, kırmızı bir külot. Kız külodu, ne güzel; aşık oldum. Bir süre akrep tutar gibi tuttum külodu, of, büyülü bir kokusu geldi, kokladım, külotta egzotik bir muazzam koku vardı. Aşık oldum. Ertesi gün akşam vakti nene karşımdan geçiyordu, sigara içiyordum, canım sıkkındı, nene bana parmak salladı; birden bir kız koşarak geldi, sarıldı, abi ben sana çok aşığım, internette çok yazını okudum; külodumu umarım sevmişsindir. Sarıldım ona, ilk gördüğümde ona aşık olmuştum, bir süre sarılı kaldık, bırakmak istemedim, ben çok kötü biriyim dedi, neden? dedim, gözlerinden yaşlar düştü.
Koşarak nenenin yanına gitti. Çıtır kızı bir daha göremedim; bir düş mü gördüm? diye düşündüm durdum. Bir ay sonra intihar edip öldüğünü öğrendim, uyuşturucu sorunu varmış, keşke bana gelseydi; adam akılı sarışın bir aşk yaşardık, bırakırdı uyuşturucuyu.

İsa Kantarcı

KİTAP İZLERİ

Gözyaşı Konağı

Şebnem İşigüzel

Osmanlı Sürgününde Modern Bir Kadının Sesi Şebnem İşigüzel, Gözyaşı Konağı’nda, 19. yüzyıl Osmanlısının boğucu atmosferini, ataerkil bir ailenin baskısıyla Büyükada'ya sürgün edilen genç bir kadının
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön