Kaymakamın Köy Ziyareti
Yaşanmış, gerçek bir hikayedir.
Ankaranın orman köylerinden birine Kaymakam ziyarete gitmiş. Köye yaklaşmışlar kimse yok, karşılamaya kimse gelmemiş.
"Sabahın dokuzu ve hala hayattayız. Bir mucize mi, yoksa sadece kahve mi?" – Dorothy Parker"
"Sabahın dokuzu ve hala hayattayız. Bir mucize mi, yoksa sadece kahve mi?" – Dorothy Parker"
Yaşanmış, gerçek bir hikayedir.
Ankaranın orman köylerinden birine Kaymakam ziyarete gitmiş. Köye yaklaşmışlar kimse yok, karşılamaya kimse gelmemiş.
Sözüm ona reisi araya koymuşum. Ara kablo kullanmışım. Bir kere reisle valinin arası neredeyse iki yıldır iyi değil. Fırsatını bulsalar birbirlerini bir kaşık suda boğacaklar.
Dedim ya efendim iftira, hem de kuyruklu cinsinden iftira. Eee boşa dememişler; meyve ağacı taşlanır diye.
YZ
Muzur huzur en sevdiğin oyun saklanbaç.En sevdiğin mevsim mayıs
Memduh Şevket Esendal
Bir uyuşturucu kullanıcısının umutsuzluğu.
Partizanlar sadece geceleyin köylere inerdi. Gündüzleri ormanlarda gizlenir, bir yere gideceklerse karanlık bastıktan sonra yürüyüşlerine başlarlardı. Köylüler önceleri dağlarda partizanların olduğunu bilmiyorlardı. Bulgar askerlerin kontrolündeki karakolları bastıktan, köylere devriyeye çıkan jandarmaları öldürmeye başladıktan sonra duyuldular.
Bir zamanlar uzak dağların buzulsu kokularını taşıyan, karları savuran, hülyalı fırtınaların durmadan kaynaştığı çok yüksek tepelikler, geniş yaylalar vardı. Bu bomboş tepelerin en yüksek noktası Erciyes Tanrı katına basamak, Tekir yaylası tapınak, kayak da yaşamın ta kendisiydi. Ne alınlarda çizgi, ne gönüllerde kaygı vardı. Rüzgarlar kanatları, karlı dağlar
can sıkıcı meçhul cevapsız çağrılardan biri daha işte..
" Anne babamla abim nereye gittiler?"
Anne ağıtını dudak uçlarında donduruyor:
" Onlar gitti kızım, onlar gittiiii..."
" Nereye gittiler anne?"
Anne yutkunuyor. Nasıl dese yavrusuna da onu ikna etse? Kendince en mantıklı yanıtı seçiyor aklının havuzundan:
İki eski dostun yeniden bir araya gelişini ve ilişkilerini canlandırma çabasını anlatan kısa, vurucu bir hikâye. Adamın geçmişe özlemi ve kadının değişen duyguları arasındaki çatışma, modern ilişkilerin karmaşık doğasını yansıtıyor. Bazen geçmişe dönmek mümkün olmuyor.
"Yıl uğursuzun heriiif" dedi karısı, "Yıl uğursuzun!"
Terli elleriyle kağıda düzgün yazı yazamayan, kendini ifade etmekte zorlanan bir adamın, psikiyatristinin verdiği "kendini yazma" göreviyle boğuşmasını anlatan, modern hayatın yalnızlığını ve iletişimsizliğini irdeleyen trajikomik bir öykü.
Enis Batur