'Hadi Kalk Artık'
''Çığlıklar arasında acımasız bir oyun vardı. Her bir çığlık boğuyordu bir diğerini. Böylece hepsi boğulacaktı.''
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
''Çığlıklar arasında acımasız bir oyun vardı. Her bir çığlık boğuyordu bir diğerini. Böylece hepsi boğulacaktı.''
Günler geçtikçe cümleler kısalır sandıkça hepsi uzamaya, bu aşksa kısalmaya başladı. Kalemim bu defa senin için köreliyor
Tribünler golü atan takımın sevincine döner... Ben ise golü yiyenlerin hüznünü yaşarım onlarla birlikte... Bu öyküler, böyle bir paylaşımın yansımasıdır...
Kırgız Edebiyatının şimdiye kadar yarata bildiği en etkili tarihi roman olarak litaratürde ki yerini alan Sıngan Kılıç (Kırılan Kılıç) şimdiye kadar Rusça da dahil olmak üzere bir çok dünya diline çevrilerek büyük ün yapmış ve Türkistan işgalini anlatan n
Varlığımı anlamlandırmak için bir nedenim yok. Düş kuruyorum uzun süredir ve ruhsal geçimimi böyle sağlıyorum. Sonra inançsızlık nadasına bırakıldığım aklıma geliyor. Uyanıyorum…
Kainattaki görünen yada görünmeyenlerden olası bütün gizlerden ve bütün kaderlerden geçmiş ve gelecek içinde haberdarız. Bunu anladığımız zaman artık mahşerdeyizdir.
bayat mevsimlerin ortasındayım resimler yitik, taze damlalar suratımda bu akşam !!!!
başımıza gelen olayları kader der geçeriz.beklenmedik güzel şeyler hoş sürprizler olarak kabul edilsede, hötü sürprizler kader olarak yorumlanır.aslında kader denilen tasavvuf olgusu da birnevi sürpriz değil midir?
Garaj Pi̇sli̇ği̇nde Pusuya Yatmiş İnsan Yüzleri̇nde,yerden Toplanip 'i̇çi̇lmeye Çailşilan Nefes Orospusu Olmuş İzmari̇tlerde,eldeki̇ Tütün Kokusunda,yepyeni̇ Yolculuklarda Açiğa Çikan Eski̇ Hüzün Yumaklarinda...
Aklında, 'acaba?' sorusunun oluşmasına izin veremezdi... İnanmalıydı... Başaracaktı!
Kimliği belli olmayan bir ölüyü toplum "öldüğünü" bile bile dışlar. "Kimliği belirsiz" de tüm ölü haline rağmen "topluma inat" yaşamı sorgulamaya başlar.
Üniversiteli arkadaşlarımın zevkle okuyabileceği öyküler, hacettepeli arkadaşlarım eminim daha çok beğenecekler. Çapkın Cemil'in Maceraları devam edecek...
Şuan bildiğim tek şey var; zıplasam bir daha ayaklarımın yere basmayacağına inandığım kadar kendimi rahat ve hafif hissetmem...
Kalkıyor, pencereye doğru yürüyor... Çıplak ayaklarından zeminin serinliğini hissediyordu. Bir de gözlerine gelen güneş ışıkları olmasa !..
Uyandi. yatagin icinde sagina soluna donmeye basladi. Sinir oluyordu bu durumdan; ama yapabilecegi bir sey de yoktu...
Her sabah işe gittiğim yolda büyük bir reklam panosu var: ‘yakında’diye bilinmeyen bir ürünün reklamı.. Onu her gördüğümde aklıma sen geliyorsun. “yakında diyorsun bana. Zerrin yakında sana kendini iade edeceğim.
Serdar lütfen artık bana kendimi iade et!!! Kurtar beni kabuslarımdan Kendimi yeniden bulmak istiyorum!!!