Bayat Mevsimler Taze Damlalarda
bayat mevsimlerin ortasındayım resimler yitik, taze damlalar suratımda bu akşam !!!!
"Yazmak, bir hayaletle satranç oynamak gibidir. Bazen kazanırsın, ama asla gerçekten yenemezsin." - Stephen King"
"Yazmak, bir hayaletle satranç oynamak gibidir. Bazen kazanırsın, ama asla gerçekten yenemezsin." - Stephen King"
bayat mevsimlerin ortasındayım resimler yitik, taze damlalar suratımda bu akşam !!!!
Kainattaki görünen yada görünmeyenlerden olası bütün gizlerden ve bütün kaderlerden geçmiş ve gelecek içinde haberdarız. Bunu anladığımız zaman artık mahşerdeyizdir.
''Çığlıklar arasında acımasız bir oyun vardı. Her bir çığlık boğuyordu bir diğerini. Böylece hepsi boğulacaktı.''
Kadınlara ne kadar inanmalıyız? Bu konuda bir genelleme yapılabilir mi? Az sonra!..
Varlığımı anlamlandırmak için bir nedenim yok. Düş kuruyorum uzun süredir ve ruhsal geçimimi böyle sağlıyorum. Sonra inançsızlık nadasına bırakıldığım aklıma geliyor. Uyanıyorum…
Aklında, 'acaba?' sorusunun oluşmasına izin veremezdi... İnanmalıydı... Başaracaktı!
Henüz bir çocukken amcası tarafından bir genelevde çalıştırılmak zorunda bırakılmış, büyüdüğünde vurmalı çalgılardaki ustalığı sayesinde adından söz ettirmiş ve kendisini yakından tanıdığım, ama adını değiştirerek yazdığım birinin gerçek yaşamının öyküsüdür bu.
başımıza gelen olayları kader der geçeriz.beklenmedik güzel şeyler hoş sürprizler olarak kabul edilsede, hötü sürprizler kader olarak yorumlanır.aslında kader denilen tasavvuf olgusu da birnevi sürpriz değil midir?
Kalkıyor, pencereye doğru yürüyor... Çıplak ayaklarından zeminin serinliğini hissediyordu. Bir de gözlerine gelen güneş ışıkları olmasa !..
Garaj Pi̇sli̇ği̇nde Pusuya Yatmiş İnsan Yüzleri̇nde,yerden Toplanip 'i̇çi̇lmeye Çailşilan Nefes Orospusu Olmuş İzmari̇tlerde,eldeki̇ Tütün Kokusunda,yepyeni̇ Yolculuklarda Açiğa Çikan Eski̇ Hüzün Yumaklarinda...
Üniversiteli arkadaşlarımın zevkle okuyabileceği öyküler, hacettepeli arkadaşlarım eminim daha çok beğenecekler. Çapkın Cemil'in Maceraları devam edecek...
Şuan bildiğim tek şey var; zıplasam bir daha ayaklarımın yere basmayacağına inandığım kadar kendimi rahat ve hafif hissetmem...
Her sabah işe gittiğim yolda büyük bir reklam panosu var: ‘yakında’diye bilinmeyen bir ürünün reklamı.. Onu her gördüğümde aklıma sen geliyorsun. “yakında diyorsun bana. Zerrin yakında sana kendini iade edeceğim.
Serdar lütfen artık bana kendimi iade et!!! Kurtar beni kabuslarımdan Kendimi yeniden bulmak istiyorum!!!
35 yaşına gelip de bir türlü evlenememiş daha doğrusu evlendirilememiş bir abinin öyküsü