Başak Saçlı Kız
Başak saçlı kız aşkla ilk kez tanıştığında bahara doğmuş gibi hisseder kendini, ardından aşk yoğunlaştıkça bir yangın hissetmeye başlar içinde ve nedenini bir türlü anlayamaz...
"“İnsanlara gerçeği söylemek istiyorsanız, onları güldürün; yoksa sizi öldürürler.” — Oscar Wilde"
"“İnsanlara gerçeği söylemek istiyorsanız, onları güldürün; yoksa sizi öldürürler.” — Oscar Wilde"
Başak saçlı kız aşkla ilk kez tanıştığında bahara doğmuş gibi hisseder kendini, ardından aşk yoğunlaştıkça bir yangın hissetmeye başlar içinde ve nedenini bir türlü anlayamaz...
Kimi zaman yaşadıklarımızdan birilerini sorumlu tutar, bir çocuk gibi onları suçlarız... Büyümeyi öğrenemesek bile aslında tek derdimiz mutlu olmaktır... Acaba hayatı büyük beklentilerimiz içinde olan bizler mi zorlaştırıyoruz? Çoğu zaman yanıbaşımızda ki mutluluğu göremeyecek kadar gözlerimizi kör edip, onu uzaklarda ararken... Kayıplarımızın arkasından gelen vah vah'lar geç kalmışlığın
Y nin yalnız yaşayan, yenilgiye yanan yüksek yazgısının yüreğinde yatan, yalandan yakınan yalnızlığının yazgısıdır bu.
"Kışın bizim sobamız, bu hayvanlarımız işte oğul. Toplanırız çoluk çocuk, kuru ekmek soğan aşımızı yer, üstüne tas tas kar suyu içeriz.
Çocukluk günlerime ait bir anı hikaye
Kadın sıkarak bıraktı adamın elinde sıcaklığını. Artık adamın olmuştu sıcaklık ve gülümse. Usulca kalktı kadın banktan. Görevini yapmıştı. Sıcaklığı adamdaydı artık kadın gibi.
“Bulutlarla kaplı gökyüzünde görebildiğin küçük bir mavilik havanın düzeleceğine dair küçük de olsa bir umuttur.”
Bir müddet yalnız kalmak istiyordu belki; bunun için açmamıştı telefonunu, internete de girememiştir ve attığı maili görmemiştir, haliyle cevap veremedi tabi. Mutlaka ortaya çıkacak ve açıklamasını yapacaktı. Sebepsiz yere nereye gidebilirdi ki... Hem de Burak’a hiçbir şey söylemeden...
Çevreci bir yaklaşımla ağaçların önemini ve ağaç dikmeyi özendiren, kitap okumanın bilençlenmek konusunda önemini vurgulayan bir çocuk oyunudur.
Hukukta hukuksuzluğu savunanlara, adalet yuvalarında adaletsizliğin tarafında olanlara sitemdir.
"O da sinirlenirdi ki bazen, camdan perdeye vuran gölgesini değişik şekillere benzetirdi beni korkutmak için karanlık gecelerde. Kasıtlı yaptığına inanıyordum bunu, aksi halde bir ağaç dalı nasıl olur da bir kediye,bazen bir ata ya da daha da fenası ağzını açmış bir cadıya benzeyebilirdi ki!.."