Hale'nin Papatyaları
"bana mutluluğun resmini çizebilir misin" diyene bu papatyaları göstermek lazım, diye düşündüm...
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"bana mutluluğun resmini çizebilir misin" diyene bu papatyaları göstermek lazım, diye düşündüm...
Demir parmaklıklar arkasından öpüşmek kolay değildi. İki taraftan birinin dudağı, karşısındaki kişinin yanağı yerine soğuk demir parmaklıkları öpüyordu. Sırayla yanaklarını parmaklıklara dayamayı sonradan akıl ettiler.
Çok geç olmadan bazı şeyleri hatırlamak lazım...
Adalet Ağaoğlu
Bayram, kendisi için bambaşka bir dünyanın kapılarını açacak olan müjdeden habersiz, son zille birlikte defterini, kitabını çantasına doldurdu. Neredeyse bir komandonun dağlarda gezerken sırtında taşıdığı kadar ağır olan çantasını omzuna atarak sallana sallana dolmuş durağına doğru yürüdü. Durakta kendilerini alacak servisi bekleyen diğer öğrencilerin aralarındaki konuşmaları duyduğu her
”Geliyorum yaa..! Durduramazsınız beni. Takip ederim, peşinizden gelirim.”
“Bilemiyorum” diyor Atakan “Akşam geri dönemeyebilirsin ama”
Benim bakış açımdan ise her şey dönüyor. Yüzümü yıkamam gerek, kendime gelmeliyim.
Ayağa kalkıyorum ama üç-boyutlu mekan kavrayışımı yitirdiğimi fark ediyorum. Atakan koluma girip fısıldıyor;
İnsanlar korkularını karıştırdılar. Tepe gözlerden, gul yabanilerden sonra arıdan, sinekten korkmaya başladılar. İlginçtir, insandan korkmaya başladılar. Haddini bilmek ne kadar güzel...
Serüven dolu komik bir hikaye...Biz birbirimizi tanımıyoruz :)
Reşit YAMAN'ın bir öyküsü
Not: bu şiirim sevgili abim İlhami Arslantaş’a hediyemdir
Benim gözümdeki yerini bu şiirle dile getirmeye çalıştım
İyi ki tanımışım iyi ki varsın abi günümüzün ozanısın…
Kadın geçmişte o kadar çok kaldı ki şimdiki zaman bittiğinde gelecei bile geçmişti.
Genç, güzel bir sinema sanatçısıydı, bir kez olsun ona dokunmak için birbirini ezerdi hayranları, şimdiyse yalnız.., avunduğu her şey elinden alınmış…
Faruk Duman