Senin Annen...
‘‘Onca şaşalı günlerin ardından yıllarca kapımızı aralayıp giren olmadı. Koltuklarımız yırtılmış, o saadet günlerinde sosyetenin kadeh tokuşturduğu salonumuzda fareler cirit atıyordu.''
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
‘‘Onca şaşalı günlerin ardından yıllarca kapımızı aralayıp giren olmadı. Koltuklarımız yırtılmış, o saadet günlerinde sosyetenin kadeh tokuşturduğu salonumuzda fareler cirit atıyordu.''
Teninden esip geçen esanslı rüzgarı hissedemeyen, sevginin ellerinin yumuşaklığını kendi avuçlarında hissedemeyen, baharı koklayamayan; kısacası beş duyu organına sahip tüm duyulardan yoksun duygulu Pinokyo.. Bir kalbim yok ama bir o gerçek. Gerçek ayak i
YZ
Umursamamayı, aile baskısından bunaldığı zamanlarda alışkanlık haline getirmişti. Ne zaman bir isteğine karşı çıksalar, ya da istemediği bir konu hakkında diretseler durumu kabullenmiş gibi görünürdü. Çoğu zamanda şartsız kabullenirdi de. Bu kabullenmeler
Ercan Kesal
Birinci keman, ikinci keman, viyola ve çellolar, flütler, obua, klavzen... Hepsi hazır. Şef bagetiyle nota sehpasına çift tıkladı. Son bir iki öksürük. Sessizlik...Şşşşşt.
Test 23456788 Test 23456788 Test 23456788 Test 23456788
İkinci Genç Sait Faik Öykü Yarışması'na katılmış bir öyküdür. Yazarının ilk öykü denemelerinden olmasına rağmen sıradışılığıyla ve sağlam cümleleriyle okuyucusunu derinden etkilemektedir.
Ya bi sus be Utku ya, genemi sen. Tamam, içimizdeki sessin dedik bağrımıza bastık falan sende işin şeyini çıkardın ama! aaa, olmuyoki böyle zırt pırt, deli zannediyorlar sonra adamı...
yıllar sonra karşılaşan iki insan...
...Servi ya da Selvi işte bütün meselem buydu...
Zülfü Livaneli