A Playlist Story
Balıkçılar neden filozuftur? Yoksa onlara sürekli "rastgele" dendiği için mi?
"Okumak, başka birinin zihniyle düşünmektir. — Arthur Schopenhauer"
"Okumak, başka birinin zihniyle düşünmektir. — Arthur Schopenhauer"
Balıkçılar neden filozuftur? Yoksa onlara sürekli "rastgele" dendiği için mi?
Hem kendini unutur hem bulurmuşsun. Tuttuğun aslında balık değil, kendi zafiyetlerinmiş. Onları sindirir bol bol ve sakin mi sakin, kendine çeki düzen verirmişsin. Balık bahaneymiş. Zaten yiyesin gelmez sana pek tatsız gelirlermiş. Balıklar kötücül tutumlarını, iç çekmelerini, akılsızlıklarını yüklendiklerinden artık, sen ağzına almak istemezken o habis gıdayı; başkaları
Hayatın içinde buldu kendini. Fokurdayan şelalenin içinde.
Elini sokup yeleğinin cebinden bir avuç çakıl taşı çıkardı “sana bunları vereceğim , ama … eğer İstanbul beni sorarsa onu görmedim dersin”
Taşları avucuma bıraktı, çantasını sırtlanıp ,ışıldağını söndürdü …
12 eylül'ün çalkantılı günleri,Osman'ın gerçeklik duygusunun oluşması,kayıp bir kuşağın Osman'ın kişiliğinde yansıtılması
Köşe başında karanlık bir adam belirdi ..
Etraf sessizdi ..
Sokak bomboştu ..
Ve meydan çöplerin etrafındaki kedilere kalmıştı ..
Yağmur sonrası ağaçların yapraklarından süzülen son damlacıklar olanca gürültüsüyle
Güldane, konuşmak için ortamın uygun olup olmadığını kontrol etmek için, laf olsun diye, “ Haçca!... İrem!... Hadiyin gızlar, babağıza okkalı bir de çay demleyin bakeyim. ” dedi. Abdülrezzak, “ He vallah!... Çok eyi olur!...” diye destekledi. Güldane, ortaya sofra serildiği için somyanın kenarına sıkıştırılmış yıpranmış sehpayı Abdülrezzak’ ın
“Bana yazıklar olsun! Kardeşimin ayıbını örtmek için, bu kargadan da mı aciz oldum?”
Bu basit bir Suç ve Ceza öyküsü değil; ne olduğunu tam olarak tarif edemiyorsam da ironinin korkunç izlerini gördüğümü söylemeliyim.
Biraz sonra sizlere anlatacağım olaylar tamamen benim masal ürünümdür. Gece ekip gündüz biçtiğim bir mahsul. Ve de lisanslıdır. Olaylar zincirinin, edebiyat, müzik ve fizik dünyası ile alakası yoktur. Şimdiden tarih, coğrafya, matematik, biyoloji, geometri, uzay ilimleri, v.s. gibi ilimlere verdiğim tahribattan dolayı özür dilerim.
Önümüzden geçen ilk şiire atlayıp üzeri tozlanmış kelimelerin içinde kendimize yer açmaya çalışıyoruz. Ancak kelimeler arasında bize uygun olanı bulamıyoruz bir türlü. Acımızı giyinen bir dize, aradığımız sadece. Ellerime yapışıyor çocuk. Umutla koşmaya başlıyorum tekrar heceler arasında. Süslü kelimelerin şatafatlı sesleri arasında tanıdık bir duygu yok !
Kız, mahcup bir edayla, şey yani varsa biraz tuz isteyecektim dedi. Servet istem dışı üzerini yokladı ve yine istem dışı bir hareketle şortunun cebindeki tuzluğu fark etti ve yine istem dışı ani bir hareketle cebinden tuzluğu çıkarıp kıza uzattı. Kız da bu ani hareket karşısında nutku tutulmuş bir