"Bu kadar çok kitap yazmak için yaşasaydım, muhtemelen hiçbirini okumak için zamanım kalmazdı." - Oscar Wilde"

Öykü

Aynadaki Tarih

Kadının gözlüğü burnunun ucuna kadar düşmüş, elinde tuttuğu tanıtım broşürü yana kaymıştı. Uykunun verdiği gevşeklikle aralanan ağzından salyası akıyordu. Esra uyuşan bacağını ileriye doğru uzatıp, ayağını sağa sola döndürmeye başladı. Bir türlü rahat edemiyordu. Dik durup, bir eliyle ön koltuğa tutunup da oturmayı denedi. Bu esnada otobüs sarsılarak

Bi̇r Atin İçi̇n Dünyasi

Bir atla dostluk kurma arzusu ve insan ilişkilerindeki hayal kırıklıkları arasında paralel çizen bu metin, sabır ve kararlılık temaları etrafında dolanıyor. İnsanın içinde biriktirdiği acılar, terk edilme duygusu ve bu duygularla başa çıkma yolları üzerine düşündüren, hem hayvanlarla olan bağımızı hem de kırılgan insan ilişkilerimizi sorgulayan derin bir

Düşen Yapraklar Zamanı

Geçmişte gençlerin davranışlarına egemen olan kısıtlayıcı gururun, yaşlılıkta nasıl çözüldüğünü, kaçırılan olanakların nasıl giderilmez bir sızıya yerini bıraktığını küçük bir öykünün dar çerçevesi içinde vurgulamaya çalıştım.

Bir Takım Tespitler, Kararlar Vs.

Hem kendini unutur hem bulurmuşsun. Tuttuğun aslında balık değil, kendi zafiyetlerinmiş. Onları sindirir bol bol ve sakin mi sakin, kendine çeki düzen verirmişsin. Balık bahaneymiş. Zaten yiyesin gelmez sana pek tatsız gelirlermiş. Balıklar kötücül tutumlarını, iç çekmelerini, akılsızlıklarını yüklendiklerinden artık, sen ağzına almak istemezken o habis gıdayı; başkaları

Sen Hiç Öğretmene Benzemiyorsun

Birkaç gün içinde gerekli hazırlıklarımı yapıp, evdekilerle vedalaşırken hüzünlendiğim tek şey, annemin göz yaşları olmuştu. O an içinde bulunduğum ruh hali gerçekten çok karmaşıktı. Hiç görmediğim, bilmediğim bir memlekete gidiyordum. Kim bilir nelerle karşılaşacak, neler yaşayacaktım? Otobüse binip Hakkariye doğru yol alırken derin düşüncelere dalmıştım. Yol boyunca neler

Dilenciler Köyü

Yaşlı dilenci inatla, ısrarla iddia ediyordu. Güya zamanında bu yerde tek bir dilenci bile yoktu. Öyle ise eğer eski dönemde küçücük bir köy olan bu koca şehrin bu ilçesinde tüm ahali nasıl dilenci olmuştu?.. İddiasına göre eski dönemin insanları yokluğa, sefalete rağmen onurlu insanlardı. Üstelik o onurlu insanlar

Yasaklanmalı Bu Sevda Ya Saklanmalı

Yorulmuştu deniz,böcekler buluşmuyordu çiçeklerle ne de ağaçlar döküyordu tek bir yaprak.Değişiyordu mevsim;güneş inatla doğarken doğudan hayatın hücresinde hüküm giyiyordu zaman ve onca suça rağmen kimse kıramamıştı zamanın kalemini.Perde inmişti zamana tıpkı hayalini görmekten bıkmayan gözlerim gibi.Bu yüzden yasaklanmalı bu sevda,ya saklanmalı...

İkiz Kuleler Yüzünden - Benim Masalım

Biraz sonra sizlere anlatacağım olaylar tamamen benim masal ürünümdür. Gece ekip gündüz biçtiğim bir mahsul. Ve de lisanslıdır. Olaylar zincirinin, edebiyat, müzik ve fizik dünyası ile alakası yoktur. Şimdiden tarih, coğrafya, matematik, biyoloji, geometri, uzay ilimleri, v.s. gibi ilimlere verdiğim tahribattan dolayı özür dilerim.

Alaca Bulaca 1

-Anne bu amca ne yapıyor?
-Boş ver kızım, diyor annesi. Boş ver sen hadi yürü, çabuk.
Küçük kıza adamın ne yaptığını nasıl anlatacağını bilemiyor. Kolayına kaçıyor,
-Boş ver kızım o adamı, diyor yeniden. Teyzen bizi bekliyor. Hadi yürü biraz, çabuk

Başa Dön