Kaderi Bozuk Para
Kendine olduğundan daha fazla değer veren bir bozuk paranın hikayesi...
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Kendine olduğundan daha fazla değer veren bir bozuk paranın hikayesi...
Ortalık bir anda savaş meydanına dönmüştü. Etrafa toplanmış insanların gözyaşları eşliğinde akan kanlar, ayrılma fırsatı bulamadığı için ezilerek birbirine geçmiş farklı parmakların arasından süzülüp gidiyordu. Bütün bu hengâmenin üstüne, gelen ambulansın ölüm sessizliği sinmiş sirenleri de eklenince akıl hediyesini almış bütün yaratılmışların vücutlarında dolaşan düşünceler tek bir odak
.... Artık sıkılmaya başlamıştım. Kaçıncı sigara parmaklarımla dudaklarım arasında gidip gelmekteydi bilemiyorum.
Selim İleri
İki büyük gölümüz vardı, adları böyük ve güccük devane.
Kışın balık tutar, yazın hemi yüzer, hemi çimerdik... Bir de çocukluk ya işte, kurbağaları şişirir yarışitırırdık.
Balıklar ve kurbağalar küstüler, çekip gittiler, zaten göllerimiz de kurudu... kuruttuk...
Herbirimize ait lakaplarımız vardı, en azından
Kısa hikaye denen edebi türün, hipofiz fakiri yapıtlarından biri...
siz hiç aşkı yaşayıp aşkımmmmm diyemediginiz oldu mu
siz hiç bi sabah uyandgınızda en sevdiginizin haykırışlarını çok uzaklardan duydunuz mu ,sen benim ruh ikizimsin sen bensin diyip çekip gittiniz mi
Başak saçlı kız aşkla ilk kez tanıştığında bahara doğmuş gibi hisseder kendini, ardından aşk yoğunlaştıkça bir yangın hissetmeye başlar içinde ve nedenini bir türlü anlayamaz...
Bazen herşey bunaltırya insanı işte tam o zamanda ne yapmalı bence.
Çok büyük merakla ve heyecanla gittim yanına. Tabii giderken sana layık olabilmek için takım elbisemi giydim, kravat taktım. Berberde sakal tıraşı olup, saçlarımı bile tarattım. Sonra bindim taksiye, gittim şirketine. (Param çok olduğundan değil aşkım. Elbisem kırışmasın diye.)
Hep benim üzerime yağar yağmur neden
Belki de yalan söylediğim için
Onyedimdeyken
Sinan, bıyıgı terlemiş genç yagız bir delikanlıdır. Köyde gece okullarına giderek okuma yazma ögrenmişti. Ailesinin maddi durumu iyi degildi. Sinan okula devam edemedi. Sinan evin en büyük ogludur. Babası gurbette çalışır,bayramlarda gelirdi. Evde görülen işleri yapar,işi olmayıncada keçı otlatırdı daglarda. Sinan sessiz pek konuşmayan biriydi.Akşam eve gelince annesinin
bizi adeta büyülemişti sanırım odada tütsü niyetine kafa yapıcı bir şeyler yakılıyordu çünkü hoca yerde bu dumana mağruz kalmıyordu ve biz ayakta durduğumuz her saniye içimize çektiğimiz bu tütsü kokusuyla dumanı başımızı döndürüp dilimiz damağımız kuruyordu bizi biraz ayakta beklettikten sonra yere oturttu. Ben hiç konuşmuyordum arkadaşımla öyle
Enis Batur