..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bildiğim tek şey, ben bir Marksist değilim. -Karl Marx
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Anı
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

İsmi Cismi Kızıl Ruanda Kayısı.
Servet Alkan
Şiir > Yeraltı

Neden direniyorsun dedim yüreğime? İnanıyorum hala; döktüğüm göz yaşlarına Bal damlası kokan fırtına da/Küheylan Sevmek Hüzzam,Sen Tam,Cümle Noksan…. İpin kopacağı anı görmek istiyorum dedi. Neden Direniyorsun dedim ruhuma? İmrendim; kaderimde ki kederin pembe haline Bu feryat arafta dursun da/Seklavi Sevmek Noksan,Sen Hüzzam,Cümle Tam… Ateşin yakmadığı anı görmek istiyorum dedi. Neden direniyorsun dedim gözlerime? Karınca duası,k

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Öykü > Anı
 Bir Salgın Sendromu  (Özgür Yenigün)

Ekin ektim Guracı’ya Yoldurmadım Deli Hacı’ya Gel dedim de Hanım Bacı Niye gelmiyon
 Kısa Bot  (Necmettin Yalcinkaya)

Dolmuştaydım; günün yorgunluğu vardı üzerimde. Hafta sonu olduğu için trafik ağır ilerliyordu. ‘İnip yürüsem eve daha erken varırım,’ diye düşünüyordum ama yürümeye takatim yoktu.
 Kıbrıs Ada Kışı  (Hakan Yozcu)

O gece, telefonum çaldı. Hiç tanımadığım, bilmediğim bir bayan: “Ben, Emel” dedi. Kostüm sorumlusuymuş. Benden, bedenim, kilom, ayak numaram gibi bilgileri istedi. “Kostümlerinizi hazırlayacağım. Pazar günü görüşürüz” dedi. Heyecanım gittikçe artmaya başlıyordu. Şaka gibi başladığım bir olay gerçek mi oluyordu? Yoksa rüyada mı idim? Biraz sonra bir telefon daha: “Rejiden arıyorum. Size rollerinizi
 Emir Allah'ın  (Esma Uysal)

Duydu mu Ceylan? Duymadı belli ki, duyduysa bile bunu belli edecek bir damlacık mecali kalmamış. Araba yolun kıvrımından dönüp te kayboluncaya kadar saçları sulara salınmış bir söğüt dalı gibi olduğu yerde kalakalıyor. Kulaklarındaki ses sürekli kendini yenileyerek halka halka bütün yeryüzünü kuşatıyor sanki ‘Emir Allah’ın’.
 Lahmacun  (Hakan Yozcu)

Cama yaklaşıp içeriye göz attım. Kimse görünmüyor. Yan tarafa doğru yürüyüp birileri var mı diye bakmaya başladım. Gerçekten kimse yok. Tekrar ön tarafa gelip kapıya yaklaştım. Cama hızlı hızlı birkaç defa vurdum. Yok. Allah’ın bir kulu görünmüyor. Bu defa biraz daha hızlı vurdum. Tam umudu kesmiştim ki içeriden genç bir bayan çıktı:
 Yüzleşecek Yüzümüz Yok  (Yûşa Irmak)

İlk kez Eyüp Camii’nin duvarına sırtını yaslamış, başını; yere serdiği karton üstüne dizilmiş selpak ve saçılmış madeni paralara bakarken görmüştüm gül yüzünü… İlk görüşüm bir nihayete ulaştırmamıştı belki onu ama sonra her sabah namazı çıkışında görmeye başlamıştım ceylan gözlerini… Öylesine kanıksadım ki o bakışı; içimi yakan ikinci kız olarak belleğimin içine yer edindi. Şimdi hangi vakit gece gezmelerimde direksiyonum Eyüp tarafına dönüverse merkeze giden o yolda komple yüzünü görür olmaya başladım minik Elif’in… Bu hal beni öylesine kuşattı ki hayali artık yanaklarımdan yaş olup süzülmeye başladı…
 Süsen, Hanımeli ve Anarşist Ruhlu Kız  (Gülgün Baltacı)

O'nun düşünü kurduğu minik bir leydi olmadım, içimde yaşayan ve her fırsatta ortaya çıkardığım anarşist ruhlu bir kız ve gereksiz tüm kuralları çiğnemeye her an hazır bir kadın oluverdim.
 Eski bir pişmanlık hikayesi  (pelin onay)

sevginin kanatlarına yapışın..adınızın eski bir pişmanlık olmasını istemiyorsanız..
 Biz Kaç Kişiydik?  (Ersin KURT)

İnsanın mutlu giden günlerinde, ''rahat batması'' tabirine uygun olarak inatla mutsuzluğa giden yola sapmasını anlatan bir öykü.
10 
 Ölü - M - Cül  (ÖzgeCan)

'Elveda' demiyorum melek çocuk; sadece... tekrar buluşuncaya kadar 'hoşçakal'....
11 
 Bir Hüzün Hikâyesi  (İbrahim Kilik)

Bir billur hayaldin sen efsaneydin dünyada/ Gözünün rengi bize sevmeyi öğretti hep/ Veda edip gittin ya hep geliyorsun yâda/ Senin hazin gidişin bizde gussaya sebep….
12 
 Çokça Pınarın Başındayım  (Yûşa Irmak)

Gümüşkent köyünün Ağdaş bölgesinde pınarın kenarındaki beton bankların birine oturmuş, seni bekliyorum. Yaşı kırklara karışmış bir adamın, yirmi yaşındaki çocuk kederlerini, sevinçlerini yaşaması ne demektir, diye derin derin düşünüyorum: Belki bir ayrılık hadisesi, belki bir sevgisizlik ya da bir aşka geç kalma hadisesi. Belki de bir nevi sevinçleri, kederleri, hazları çocuklukla birlikte uzatma temayülü. Fakat bu uzayan kış, yazın gelmeyeceğine alamet değildi. Evet bu sene yaz müthiş güzel olacak, yolların etrafını çevreleyen tüm boş arazileri yeşilliklere boyayacak…
13 
  Sen Bir Garip Çingenesin / Nene Gerek Gümüş Zurna !  (Kâmuran Esen)

Acaba yayınevleri ile nasıl anlaşma yapılır? Onların anlaşma yaptıkları şair ve yazarların özellikleri nelerdir? Yenilere neden hiç şans tanınmaz? İllâ ki ünlülerin mi kitapları yayımlanır?
14 
 Çocukluk Anılarım  (mehmet avcı)

Düşürmedi de.! ama o refleksle bana “oğlum sen büyüyünce ben yaşlanmış olacağım. Sen de beni böyle omuzlarına alacak mısın” dedi. Nasıl aklıma geldi ise, “büyüyünce bende oğlumu omuzuma alacağım” dedim. Ve bugün o söz aklıma düştü.....
15 
 Sandıkta Kalan Anılar  (Yeter Özhal)

Bir kütüphane yapımı için sosyal sorumluluk projesidir. Her kitap okuyucusunun yardımlarını bekliyorum.
16 
 Gökçeada 3  (seyfullah ÇALIŞKAN)

aleköy sahilindeki askeri kampın gerisinde karadut ağaçları vardı. Denizden çıkıp karadut ağaçlarına tırmanıp bol bol dut yedik. Karadutun tadını bilenler ağaca çıkan kişinin temiz kalmasının mümkün olmadığını da bilirler. Önce korunmaya çalıştık. Ama olmadı, baktık hepimizin bir yerleri boyanmış. İlerleyen dakikalarda işin çivisi kendiliğinden çıktı. Baktık ki temiz kalamıyoruz hepimiz kendimizi karadutla boyadık.
17 
 Umutların Bittiği Yerde  (Oktay Kocagöz)

Çok yalnızım çokluğun içinde. Çok zor oluyor çokluğun içinde yalnızlık. Ne beni ben de ara artık ne de uzakta. Ben senin kalbindeyim, sarıl bana iki elinle kucakla.
18 
 Küçük Bir Leblebinin Başıma Açtığı İş  (Hakan Yozcu)

Yatağa girip uyumaya çalıştım. Uyu uyuyabiliyorsan. Sağa sola döndükçe sanki daha da büyüyordu sızı. Hareketten besleniyordu sanki… “Ah bir sabah olsa!” diye dua ediyordum. Saat başı bir tane ağrı kesici alıyordum. Arada bir kocakarı ilaçlarına da başvurmuyor değildim. Ama hiç birinin faydası olmuyordu.
19 
 "Kuzucuk Köyü"nde Sabah Kahvesi  (Hakan Yozcu)

Küçük, temiz ve şirin bir yer “Barış’ın Yeri.” Burasını, belediye açmış. Hakan, “Ben çalıştırıyorum burasını” diyor. “ Genelde hafta sonları hizmet veriyorum. Sabah erkenden gelip açıyorum. Erkenci müşterilerim var. Gelip kahve içerler. Döner veya kebap yerler. Öğleye doğru da kapatırım” diyor…
20 
 (Malatya / Hekimhan / Kurşunlu) Zahmedin (Güçlü) Köyü İlkokulu  (Cafer ŞAHİN)

Bakmayın şimdi kapısındaki hoyrat kilidiyle mazinin iğreti dehlizinde atıl durum hüznüne gark olduğuna... Halbuki bir zamanlar nice güzelliklerin, unutulmaz anıların, şen şakrak anların odağıydı Hekimhan / Kurşunlu/ Güçlü Köyü İlkokulu...

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Lahmacun
Hakan Yozcu
Öykü > Anı
Seyyar Sevici
Ersin KURT
Öykü > Anı
Bir Anı
mehmet avcı
Öykü > Anı
Posta
Hakan Yozcu
Öykü > Anı
Hacı Aziz
Selim Adım
Öykü > Anı

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © , 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.