Öykü > Toplumcu
Töre ve Zulüm/ Bölüm 4
Bir ara, “Acaba Ahmet’te beni, benim onu düşündüğüm gibi düşledi mi?“ diye geçirdi aklından.
Sabah Akşam Mozart
"Şimdi yaşayan kaç kişi duyuyor onu, kimler kulak veriyor diye sorarım sık sık kendime? Birçok kişi senin gibi düşünüyor evlat. Sen daha çook gençsin ama onlar çoktan bir zombiye dönüşmüş gibi gelir bana."
Umut...
Umut İnsanın çocuğuna takabileceği en güzel isimlerden olmalı Ne büyük beklentidir
Gökkuşağı
Asansörde çıt bile çıkmıyordu.Yıllanmış asansörün kendi sesi zaten o kadar iğrençti ki her seferinde konuşmuş olmayı dilerlerdi.Ama bu ayin bozulursa sanki uğursuz bir şeyler olacakmış gibi kimsenin her seferinde hiç sesi çıkmazdı
İki Rengin Hikayesi
Darağacına salıncak kurup sallanan iki rengin hikâyesiydi aslında Yeşil ve Mavi'nin hikâyesi. Aylardan hüzün, mevsimlerden hüsran, yıllardan cereme iken başlamıştı bir gün ansızın. Rüzgâr çıkmıştı en kuvvetlisinden ki darağacının kurumuş dalarını bile bir oyana, bir bu yana savruluyordu. Kalemini kırmış hâkimin idam onayı savcının ellerinde ve savcının dilinden
Çözülüş
Seda ekranda akıp giden görüntü ve diyaloglara kapılarını çoktan kapatmış, yedi yıl öncesinin ışıltılı, umut dolu günlerine gitmişti. Oysa içinden yükselen derin bir hüzünden başka bir şey duyamıyordu.
Töre ve Zulüm/ Bölüm 2
He ana sıcaktandır her hal unutmuşum billâh.
Düğün haberine çocuklar da sevinmişti: Yaşasın düğün var
Bir Demet Maydanoz - Davalı
Zabıt Katibesi Hâkimin söylediklerini yazdı ve yeni komutları beklemeye başladı. Duruşmada iki taraf vardı ve onca yılın deneyimli hakimi bu kez davalı tarafa yani adamın avukatına söz verdi. Avukat savunmasını vermek üzere hazırlanırken Hakim;
Emanetin Ağırlığı
Urfa'nın toprak damlı evlerinde bir sabah, zengin kumaş tüccarı Harun Bey'in telefonu çalıyor. Yardım isteyen kardeşi Süleyman'ın sesi, Harun'u geçmişe götürüyor. Babasından öğrendiği "para güvencedir" düsturu ile yaşayan, banka hesabındaki paraya dokunmadan yalnız bir hayat süren Harun'un iç çatışması, Anadolu'nun sıcak ama karmaşık aile bağlarını yansıtıyor.
Dayıko
Ankara varoşlarına bir başka yağar kar. Yağan kar değil derttir tasadır. Her zerre deler insanın yüreğini. Kar değil yağan gamdır, kederdir. Varoşlarda daha bir merhametsizdir kar. Durmadan yağar, bıkmadan yağar...
Yusuf Kuyuda
Devamlı tartışan ve aile içi huzurun tükendiği bir aile ortamında, karı koca tartışma ve kavgalarının, çocuğa verdiği olumsuz etki, bunun takibinde, çocuğun da kendisini toplumdan soyutlaması; Sosyal Hizmetlerin imkanlarıyla söz konusu çocuğun bulunduğu zor koşullardan alınarak, aile sıcaklığının verilmeye çalışıldığı huzurlu bir ortama kavuşturulması anlatılmaktadır.
Kurbanın Dişleri - 4
Sanki zaman makinasındaydım. Bir ileri, bir geri zamana gidip geliyordum. Okuduğum romanlarda veya seyrettiğim fantastik filmlerde kullanılan bir yöntemdi. Bir manada izleyeni ya da okuyucunun beynini sınama gibi bir şey. Tıpkı o haldeydim. Yine o soru cümlesi aklıma gelmişti. Acaba geri gitmeli miyim? Geri gittiğimde aileme ne diyecektim.
Kendini Arayan İnsanlık
Kahredici karanlık artık güneşin yeryüzüne ışık silsilelerini yalatması ile kayboluyordu.
Motorsiklet Çilesi
Serkan iyi addedilen bir üniversitenin sosyal bilimlerle ilgili mezunlarının sonunun genellikle mesleksizlik olan bölümlerinden birini bitirdikten sonra; o yıllarda kendisi ile aynı durumda olan çoğu yaşıtları gibi okuduğu okulun gerektirdiği işi bulamadığından, boş durmamak için mahalle bakkalına yardım ediyordu.
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17
-
18
-
19
-
20










