"İnsan gördüğü şeyleri şiirle yeniden kurar. — Jorge Luis Borges"

Öykü > Toplumcu

karışık

Rıza...

Lübnan’a asker gönderme kararının alındığı günlerdi. Dört kişiydik. Her zaman ki gibi garsondan müzik sesinin en az geldiği yerde bir masa rica ettik. Masa yanına gelindiğinde her kes Rıza’nın oturmasını bekledi. Rıza kendisine gösterildiğini sandığı saygıdan olacak herhalde, burnundan derin bir nefes çekerek başını hafifçe sağa eğdi. Sol

karışık

Maganda

Uçsuz, bucaksız topraklarda düşünüyor maganda. Otlayan hayvanlarına bakıyor, çevresine, sağına, soluna, uzaktaki tepelere bakıyor. Sırt üstü çimende uzanmış maganda, bazen ağaçlara, bazen kelebeklere, bazen de aletine bakıyor.

olumsuz

Beyaz Asil Bir Renktir

Öykü, zaman zaman toplumsal bir ahlaki çöküntü içinde olan insanı ve bu insanlar karşısında farklı bir duruşu anlatır.

nostaljik

Umut...

Umut İnsanın çocuğuna takabileceği en güzel isimlerden olmalı Ne büyük beklentidir

olumsuz

Sabah Akşam Mozart

"Şimdi yaşayan kaç kişi duyuyor onu, kimler kulak veriyor diye sorarım sık sık kendime? Birçok kişi senin gibi düşünüyor evlat. Sen daha çook gençsin ama onlar çoktan bir zombiye dönüşmüş gibi gelir bana."

Emanetin Ağırlığı

Urfa'nın toprak damlı evlerinde bir sabah, zengin kumaş tüccarı Harun Bey'in telefonu çalıyor. Yardım isteyen kardeşi Süleyman'ın sesi, Harun'u geçmişe götürüyor. Babasından öğrendiği "para güvencedir" düsturu ile yaşayan, banka hesabındaki paraya dokunmadan yalnız bir hayat süren Harun'un iç çatışması, Anadolu'nun sıcak ama karmaşık aile bağlarını yansıtıyor.

karışık

Dalgakıran

Herkesin "o yere" kaçtığı bir dünyada kalmayı seçen bir adam.

umutlu

İki Rengin Hikayesi

Darağacına salıncak kurup sallanan iki rengin hikâyesiydi aslında Yeşil ve Mavi'nin hikâyesi. Aylardan hüzün, mevsimlerden hüsran, yıllardan cereme iken başlamıştı bir gün ansızın. Rüzgâr çıkmıştı en kuvvetlisinden ki darağacının kurumuş dalarını bile bir oyana, bir bu yana savruluyordu. Kalemini kırmış hâkimin idam onayı savcının ellerinde ve savcının dilinden

üzgün

Çözülüş

Seda ekranda akıp giden görüntü ve diyaloglara kapılarını çoktan kapatmış, yedi yıl öncesinin ışıltılı, umut dolu günlerine gitmişti. Oysa içinden yükselen derin bir hüzünden başka bir şey duyamıyordu.

nötr

Açlık...

O kadar hızlı ve kuvvetli ilerliyordu ki onu hiçbir şey durduramazdı...

üzgün

Bir Demet Maydanoz - Davalı

Zabıt Katibesi Hâkimin söylediklerini yazdı ve yeni komutları beklemeye başladı. Duruşmada iki taraf vardı ve onca yılın deneyimli hakimi bu kez davalı tarafa yani adamın avukatına söz verdi. Avukat savunmasını vermek üzere hazırlanırken Hakim;

karamsar

Gökkuşağı

Asansörde çıt bile çıkmıyordu.Yıllanmış asansörün kendi sesi zaten o kadar iğrençti ki her seferinde konuşmuş olmayı dilerlerdi.Ama bu ayin bozulursa sanki uğursuz bir şeyler olacakmış gibi kimsenin her seferinde hiç sesi çıkmazdı

karamsar

Dayıko

Ankara varoşlarına bir başka yağar kar. Yağan kar değil derttir tasadır. Her zerre deler insanın yüreğini. Kar değil yağan gamdır, kederdir. Varoşlarda daha bir merhametsizdir kar. Durmadan yağar, bıkmadan yağar...

olumsuz

Yusuf Kuyuda

Devamlı tartışan ve aile içi huzurun tükendiği bir aile ortamında, karı koca tartışma ve kavgalarının, çocuğa verdiği olumsuz etki, bunun takibinde, çocuğun da kendisini toplumdan soyutlaması; Sosyal Hizmetlerin imkanlarıyla söz konusu çocuğun bulunduğu zor koşullardan alınarak, aile sıcaklığının verilmeye çalışıldığı huzurlu bir ortama kavuşturulması anlatılmaktadır.

karışık

Kurbanın Dişleri - 4

Sanki zaman makinasındaydım. Bir ileri, bir geri zamana gidip geliyordum. Okuduğum romanlarda veya seyrettiğim fantastik filmlerde kullanılan bir yöntemdi. Bir manada izleyeni ya da okuyucunun beynini sınama gibi bir şey. Tıpkı o haldeydim. Yine o soru cümlesi aklıma gelmişti. Acaba geri gitmeli miyim? Geri gittiğimde aileme ne diyecektim.

Başa Dön