"İnsan gördüğü şeyleri şiirle yeniden kurar. — Jorge Luis Borges"

Öykü > Toplumcu

olumsuz

Hayatta Kalabilmek

Onu gördüğümde siyahın bu kadar siyahını daha önce hiç görmediğimi düşündüm. Karşımdaki koltukta keyifle oturan ve neredeyse koltuğun oturma yeri kadar büyüklüğünde, birçok kolları olan kocaman bir örümcek. Ben ayaklarımı topluyorum, oturduğum kanepede sanki kaybolabilecekmişim gibi büzüşüyor, kendimi saklamaya çalışıyorum fakat nafile.

nötr

Çıldıran Gözler

Onu takip eden gözlerin farkındaydı. Yeter ki semtin ana çarşısında alışverişe çıkmasın. Çarşı içinde yürüdüğünde, gözler de harekete geçerdi. Kahve önünde toplanan serseriler, işsizler, taksi şoförleri, emekliler, bakkal, kasap, manav hatta yoldan geçen bir yabancı dahi onu gördüğünde arkasını döner, bir kez daha bakardı.

Liyakat ve Adalet: Bir Liderin Sınavı

Şehrin ilk kadın belediye başkanı Asya, sis altındaki şehre bakarken yarınki meclis toplantısını düşünüyor. Üç yıl önce sıradan bir memurken, ilkeli duruşu ve cesaretiyle yükseldi. Erkek egemen sistemde "bu iş kadın işi değil" diyenlere aldırmadan, ne coşkuya ne öfkeye kapılmadan sadece çalıştı. Şimdi önündeki yığınla evrak arasında, büyük

olumsuz

Hücre 2

Cezaevi, nakil (ring) aracında uyku sersemliği içinde düşünüyorum. Nakil aracı pek de rahat değil. Yıllardır taşıdığı binlerce askerin, binlerce mahkumun pisliği, kokusu, nefes almayı zorlaştırıyor. Su içtiğimiz pet şişelerin tamamı sidikle dolmuş. Pantolonumuz, ellerimiz sidik kokuyor.

Tık Tık; İnsan Orada mı?

Şair, günlük hayatın küçük sorunlarıyla meşgul olan kişiyi eleştiriyor. Rüzgarın bozduğu saç, kırılan topuk, soğuk kahve gibi önemsiz detaylarla öfkelenen biri, dünyanın başka yerlerinde savaşta ölen çocuklardan habersiz yaşıyor. Kontrast çarpıcı: Bir yanda lüks dertler, diğer yanda gerçek trajediler. Şiir, modern toplumun vurdumduymazlığını ve önceliklerimizin çarpıklığını sorgulamamızı sağlıyor.

olumsuz

Musa Firârda

Tatlı bir kaşıntıyla kenarda durdu ve etrafından geçen insanlara aldırmadan zevkle kaşınmaya başladı. Kaşınmak onun için artık çok sıradan bir iş olmuştu. Köpeği Karabaş geldi aklına. Karabaş da durmadan kaşınırdı. Bir deri bir kemik olmasına rağmen vücudunu taşımakta zorlanır, titreyen bacaklarıyla ayyaşlar gibi köyün tozlu yollarında, hem kaşınır,

olumsuz

Fareler

Babamı götürüyorlar, onu kaybediyorum. Askeri kamyonlara bindirilen insanlar son sürat götürülüyor. Korku içinde, telaşla bir sokağa giriyorum. Bir haykırış daha: "Dur kımıldama, eller yukarı" Akşam karanlığında bu sokakta başka askerler, başka bir grup insanı duvara dizmiş bekliyor.

olumsuz

Kurbanın Dişleri

Dişçilik Fakültesinden mezun olmuş ve Anadolu nun kuş uçmaz, kervan geçmez bir ilçesinin sözde hastanesine tayinim çıkmıştı. Okula başladığım gün olduğu gibi heyecanlıydım. Onca yılın sonunda hayalime kavuşmanın sevinciyle yola çıktım. Hiç görmediğim bir coğrafyaya doğru ilerliyordum. İstanbul da doğup, büyümüş biri olarak gideceğim yerde yaşayacağım sıkıntıları göz

Dost

Bu etkileyici metin, gerçek dostluğun maddi durumla değil, yürekten bağlanmakla ilgili olduğunu anlatıyor. Uzun süredir işsiz olan bir adamın, zor günlerinde yanında olan arkadaşı Ali'nin desteğiyle hayata tutunma çabasını gösteriyor. Sadece 50 TL ile eve dönmenin bile, tamamen parasız dönmekten daha iyi olduğu düşüncesiyle avunan karakterin, ekonomik zorluklar

olumlu

Güçlü Ordu, Güçlü Devlet, Güçlü Millet

Çocukluğumdan bir anım. Gün geldi, gün yüzüne çıktı, aklıma geldi, paylaşmak istedim.
"Yaşlı teyze bizde yirmi gün kaldı. Sonra annem onu memleketine gönderdi. Çocuk aklı nereliydi, nereye gitti hatırlamıyorum. Ama ne önemi var, o güzel insan memleketimin bir yöresinden."

olumsuz

Bir Demet Maydonoz

Hâkim, duruşma salonuna girdiğinde, salonda bulunanlar ayağa kalktı. Yerine geçti. Salonu gözden geçirdi. Fazla kalabalık olmadığına göre sıradan ve sakin geçeceğe benziyordu. Daha önceden incelediği, önünde duran dosyanın kapağını açtı. Gün içinde kaç davaya girdiğini saymamıştı bile.
Zabıt kâtibesi, huzursuz bir şekilde yarışa hazırlanan koşu atı

karışık

Rıza...

Lübnan’a asker gönderme kararının alındığı günlerdi. Dört kişiydik. Her zaman ki gibi garsondan müzik sesinin en az geldiği yerde bir masa rica ettik. Masa yanına gelindiğinde her kes Rıza’nın oturmasını bekledi. Rıza kendisine gösterildiğini sandığı saygıdan olacak herhalde, burnundan derin bir nefes çekerek başını hafifçe sağa eğdi. Sol

olumsuz

Beyaz Asil Bir Renktir

Öykü, zaman zaman toplumsal bir ahlaki çöküntü içinde olan insanı ve bu insanlar karşısında farklı bir duruşu anlatır.

nostaljik

Umut...

Umut İnsanın çocuğuna takabileceği en güzel isimlerden olmalı Ne büyük beklentidir

Başa Dön