"Yaratıcılık, beynin sağ lobundan gelen bir esinti, sol lobundan gelen bir taksittir." - Terry Pratchett"

Canımızı Sıkan Çok Şey Var, Neler"e Bakarsak!

yazı resim

Kişisel meselelerimizi bir kenara bırakırsak
Neden Balkanlar’a, kuzey Afrika’ya, Ortadoğu’ya yabancılaştık
“Anadolu ruhu”nun ayırıcı özelliği olan “bütün” fikrinin yerine ikame edilen
“parça /ulus” düşüncesi arızalar çıkarttı. Dil ve din gruplarında oluşan mutsuzluklara kapı araladı

Elbetteki”radikal modernleşme”nin katkısı gözardı edilemez
Yüzyılın başındaki Anadoluya çekilme mecburi ve şekliydi. Modernleşme
üzerinden gerçekleşen ise Anadolu’nun, ruhundan çekilmesi demekti. Bölücü ideolojiler ihdas edildi ve nitekimde gerçekleşti

Fakat en calib-i dikkat olanıda maalesef
Anadolumuzun yiğit ve vatansever olan gençlerine kutsallık kutusu
İçinde ve din yerine zihinlere zerkedildiğinde, birlik kurmak mümkün olamıyor
Çünkü bu düşünce, ötekini kabul etmiyor, düşmanlaştırıyor ve böylece kendisi var oluyor

Başka türlü modernleşme yaşanabilirdi
Red-i mirasa gerek kalmayabilirdi. Tanpınarın yorumuyla; “devam ederek
değişen, değişerek devam eden” bir yola gidilebilirdi. Mümkün olan ve uygulanan bir şeydi bu. Mesela, Büyük Britanya denilen İngiltere, Kraliyet ailesinin hala devam eden etkisi

Gelenek ile modernnizmin sentezine
Karşılık gelen İngiltere, bugün dünyanın ekonamik ve siyasi güçlerinden biri
Sosyal bilimciler” Geleneğiyle barışık olmayan yenilikçi olamaz” diyor. İşte 1917 Ekim Devrimi ve sonuçları.Bugün Rusya devrim yaralarını bir senteze giderek sarmaya çalışıyor

Geçenlerde Putin, Rus Patriyark Kilisesi’ni ziyaret etti
Ve dedi ki: Maalesef biz laikliği çok sert algıladık ve sizi sahanın dışına ittik
Artık o günler geride kaldı, bundan böyle mutlu, müreffeh ve huzurlu bir Rusya için sizlerle beraber çalışacağız. Sizi sahada aktif olmaya davet ediyorum” dediği hatırlanmalı

Döneceğimiz yet tabii ki islamın tasavvufi ruhudur
O bizim ortak muhayyile ve paydamızdır çünkü. Anadoluda yaşayan herkez
Bir şekilde bu ruhla akrabalık içindedir, Anadolu, küçük hikayelerden oluşan büyük bir hikayedir

Mustafa CİLASUN

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön