Bunca seneden beri hep yolunu gözledim
Hasretin ağır bastı, arkandan baktım geldim!
O hilâl kaşlarını, gül yüzünü özledim
Taşan nehir misali yoluna aktım geldim!
Onca seneden sonra uyanmışım rüyadan
Gerçeğe sığınmışım kuruntudan, hülyadan
Bir kez keyif almadım sensiz yalan dünyadan
Mahpusluk günlerime kibriti çaktım geldim!
Ruhumun tenhasında hafakanlar basınca,
Gönül denen fenerim ışığını kısınca,
Yüreğim yüreğine beyaz bayrak asınca,
Dönüşü yok bu yolun, gemiyi yaktım geldim!
Nice seneler çektim kaderin çilesini
En sonunda fark ettim hayatın hilesini
Yaşamayan ne bilsin azabın böylesini?
Henüz gün ağarmadan, erkenden kalktım geldim!
Bilirim sen farklısın, o yüzden geldim sana!
Canıma kast edenden koştum bir güzel cana!
İlaç gibi sevgini nûş ettim kana kana!
En nadide gülleri koluma taktım geldim!
Hüzün sağanağında gençliğime doymadım!
Nice azar işittim, söyleneni duymadım!
Uykusuz geçirdiğim geceleri saymadım!
Yüreğimi yokladım, kapıyı çektim geldim!
Canım burnumda iken ne nöbetler geçirdim
Anlam veremediğim garabetler geçirdim
Yüreğim yaralandı, musibetler geçirdim
Karanfiller, lâleler yoluna ektim geldim!
Hayatı sorguladım neden’de ve niçin’de
Bir ömür gül aradım dikenlerin içinde
Meğerse aradığım papatyalı saçında!
Gayri tak etti cana; usandım, bıktım geldim!
Hasretin yangınında her gün burkuldu içim
Düşündüm, bulamadım; bilmem ki neydi suçum?
Sonunda anladım ki o saf sevgine açım!
Geri dönmemek üzre kapıdan çıktım geldim!
Sabrın sonu selâmet dediysem de olmadı
Onca iyi niyetim bir karşılık bulmadı
Dolu kaplar almadı, boşa koydum dolmadı!
Bulamadım bir çare, dişimi sıktım geldim!
Çatladı sabır taşı, umudumu biledim!
Doğruların içinden yanlışları eledim!
Tükendi her ne varsa, Hak’tan yardım diledim
Sana kavuşmak için mâziyi yıktım geldim!
Anladım sensiz nefes alamaz olmuşum yâr!
Bu dünya gurbetinde kalamaz olmuşum yâr!
Kaybettiğim neşemi bulamaz olmuşum yâr!
Gururumu çiğnedim, boynumu büktüm geldim!
Selâm olsun aşkına bir ömür verenlere!
Gönül bahçelerinden goncalar derenlere!
Bir ömür gıpta ettim sefalar sürenlere!
Mâzi denen ağacı kökünden söktüm geldim!
Hayat sanki bir dizi, yaşadığım son bölüm!
Sensiz yaşamaktansa daha iyiydi ölüm!
Erkekler ağlamazmış, o eskidendi gülüm!
Yaşanmamışlıklara gözyaşı döktüm geldim!
23 Temmuz 2026/Trabzon
M. NİHAT MALKOÇ