"Edebiyatın en acımasız eleştirmeni, henüz yazılmamış olan kitaptır." – Umberto Eco (kurgusal alıntı)"

Hiçliğin Aynasıydım Ben

yazı resim

**Çocukluğumdan beri adlandıramadığım sebepsiz bir sıkıntı, bir rahatsızlık vardı içimde. Hiçbir şey için, başarmaya dair gerekli hırsı duymuyordum. Ana rahminde, yaşamam için gerekli organlara ait dokular bir bir örülürken, ruhum için geriye sadece ölü tohumlar kalmış olmalıydı. Olup biten her şeyi Diojen’inkine benzer bir fıçının içinden izlerken, her şeyin boşunalığına dair Tanrı'nın yolladığı canlı bir vahiy, bir delil gibiydim. Hiçliğin aynasıydım ben. Tüm idealleri, inançları yalanlayan ve bu dünyaya ait tüm planları anlamsız kılan... **

Fatih Kaynak, hayata bakışı, anlatım tarzı ve kullandığı dille yeraltı edebiyatının ülkemizdeki temsilcilerinden biri olmaya aday. Bir solukta okunup bitirilen ve damağımızda Bukowski tadı bırakan "Hiçliğin Aynasıydım Ben" de bu türün az sayıdaki örneklerinden biri olması açısından önemli bence.

Altay Öktem, Radikal Kitap / 2005

Fatih Kaynak'ın yeni romanı "Hiçliğin Aynasıydım Ben" ilk romanı "İlk Yarı: 10-0" ın kaldığı yerden başlıyor. Yeraltı edebiyatı türünün insanlarını, mekânlarını, anlatım kalıplarını yerli yerinde kullanarak yine bu türü sevenlerin hoşlanacakları bir hikâye çıkarmış.

A. Ömer Türkeş, Virgül / 2005

KİTAP İZLERİ

Bir Zambak Hikayesi

Mehmet Rauf

Tabuları Yıkan Erken Cumhuriyet Dönemi Erotik Edebiyatı: "Bir Zambak Hikayesi" Türk edebiyat tarihinin tozlu raflarında uzun yıllar gizli kalmış, adı bilinse de içeriği hakkında fısıltılarla
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön