"Öyleyse, tanrım, bize daha çok, bize yepyeni, bize tamamen farklı bir tür felaket ver." - Samuel Beckett"

İlk Senin Gözlerinde Tanıdım

yazı resim

İlk Senin Gözlerinde Tanıdım

İlk senin gözlerinde tanıdım
Sarıkamış’ı ve yeşili
İlk senin gözlerinde gördüm
Kara sevdalı yıldızların
Gül kokulu gecelerde
Cıvıl cıvıl oynaştığını

İlk senin gözlerinde aktı
Sevdalardan muştular getiren
Saçlarına karanfil takınmış
Beyaz köpüklü, mavi öpüşlü Aras
Ve senin gözlerinde salındı
Balta yaralarıyla kanayan
Soğanlının amber kokulu
Yeşil duvağıyla yaslı
Beyaz gelinlik giyinmiş ormanları

İlk senin ellerinden tutundum
Allahuekber dağlarının
Gözü yaşlı sarp doruklarında
Sekiz ay kar altında kanayan
Bir kardelen çiçeği gibi
Yoksul baharlarda yaralı bir umuda

İlk senin yufka yüreğinin
Kaynayan berrak sularında yıkadım
Mavzer namlusundan kanatlanan
Kınalı kurşundan acımasız öfkemi
Ve senin yüreğinde yeşerttim
Dal dal, tomurcuk tomurcuk
Turfanda sevdaların fidelerini
Senin yüreğinde büyüttüm
Ebem kuşağının altında
Boy boy, renk renk
Saklambaç oynayan çocukları

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön