"Sabahın sekizi ve Salı... Henüz kahvemi bitirmeden önce, Tanrı'dan daha azını yargılayabilir miyim?" - Dorothy Parker"

yazı resim

Soylu adamlığını yitik bir hüzünle soy şimdi derinden
Gecenin koynundan nasıl sıyırdıysan karanlığı
Elbet bir çingenenin elleriyle duyulacak nabzının son sesi
Cennetin bir kör kuyu olduğunu anladığında boğulacaksın
Nezaketin ve erdemin duru sularında

Şimdi adam gibi kederlerin kirli zamanlara yenik düştüğü
yerdesin

Biraz da buradan bak öfkeli rüyalarına
Bu yoksun çağda adın bir düşkün olmasın niyetiyle
Çarmığın daha dünden gerildi senin
Kaç kere söyledim sana
Mahreminde sarhoş ol diye

Sarhoş ol
Bu kimliksiz kürenin yüzüne çok gürültülü tükürebilmek
için
Berduş ol
Çünkü şarkılar değildir sadece bir eve bir kulağa ulaşmayı
arzulayan

Yüreğimizdeki duvarları dökülen tüm evlerde biz seni
ağladık
Her kuytu köşede bir kristal adam gibi dağılırken
kardeşlerimiz
Lafın uzunu can sıkar ey soylu cinnetim
Bu altın çağ bizi hiç sevmedi
Yalan yok biz de onu sevmedik

SARP ÖZDEMİR

KİTAP İZLERİ

Nasipse Adayız

Ercan Kesal

Ercan Kesal’ın Trajikomik İktidar Oyunu: "Nasipse Adayız" Her siyasi kampanya bir absürtlükler tiyatrosudur, ancak Ercan Kesal, "Nasipse Adayız" ile bu dramanın Türkiye'ye özgü sahnesinin perdesini
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön