Saçının teline bağladın beni!
Bir ömür peşinden koşasım gelir
Hasretin közüyle dağladın beni!
Sen deniz, ben damla; taşasım gelir
Gül yüzün önümden gelip de geçer
Bir yanda gözlerin âh o gözlerin!
Ayrılığın oku delip de geçer
Gönül kulağımdan gitmez sözlerin!
Efkârın koyusu, hasret demisin!
Hicranın közünde yanar dururum
Sonsuz maviliğe giden gemisin!
Adın dilimdedir, anar dururum!
Uzaklara göçtün, kalbim boş şimdi!
Çözmeye çalıştım gizini senin!
Yüreğim kanadı kırık kuş şimdi
Turnalara sordum izini senin!
Ben karanlık gece, sen bir neharsın!
Sensin hayatımı değerli kılan!
Gönül ikliminde fasl-ı baharsın!
Varlığınla varım, ötesi yalan!
Gönlüm sana vurgun, bezm-i ezelden!
Kahır ve gözyaşı mirastır bana
Vazgeçmek mümkün mü böyle güzelden?
Yokluğun afettir, bir yastır bana
Zeytin dallarından taç yaptım sana!
Adını anmazsam paslanır yürek!
Gönlüm İsmail'dir, koç yaptım sana!
O gül suretinden beslenir yürek!
Ne kadar sürecek vuslat orucu?
Gönül, hasretinden bıkar sevdiğim!
Gönlüme değerken hançerin ucu,
Bütün yollar sana çıkar sevdiğim!
Söylenmemiş türkü gibisin gülüm!
Gönül göklerinde kanadım sensin!
Ellerinden gelsin, gelirse ölüm!
Bir adım hicrandır, bir adım sensin!
20 Ağustos 2026/Trabzon
M. NİHAT MALKOÇ