Kapın kapalıydı, bacadan girdim Yüreğini bana aç ey sevgili! O gül cemalini düşümde gördüm Tebessüm sadaka, saç ey sevgili!
Akıl topal, kalp kör gönül işinde Bir ömür dolandım sevda peşinde Vuslat baharında, hicran kışında Yâr olamayandan kaç ey sevgili!
Sevdana gebedir, gönlüm aşerdi Elinden tutmasan çabuk düşerdi Sen nazar edince bağım yeşerdi Yüreğim ekindir, biç ey sevgili!
Dünyayı boşlarım kanıp hülyana Seni düşündükçe can gelir cana Sevdan bir yanadır, dünya bir yana Aşkın şarabını iç ey sevgili!
İbrahimce yandım narında senin! Yokluğu nûş ettim var'ında senin! Gülistana döndüm kor'unda senin! Adanmış İsmail, koç ey sevgili!
O servi boyunda göz hakkım vardır Gönlüme tapusun, söz hakkım vardır Sanma üzerinde az hakkım vardır Yaptığın haksızlık, suç ey sevgili!
Gözüm yollardadır gittin gideli Çok ağır ödendi aşkın bedeli Mecnûn'dan farksızım, olmuşum deli Kalmadı bedende güç ey sevgili!
Hayatla ölümün eşiğindeyiz Varlıkla yokluğun beşiğindeyiz Hasretin alevden döşeğindeyiz Vuslat mı, hicran mı seç ey sevgili!
Tertemiz sevgiler harcandı yoktan Hicran da, vuslat da nasiptir Hak'tan Beklediğim tren kalkmıştır çoktan Umutlar tükendi, geç ey sevgili!
24 Eylül 2026/Trabzon
M. NİHAT MALKOÇ