"Benim için bir kitap, bir ayna gibidir; içine bakan herkes, sadece kendi yüzünü görür." - Jorge Luis Borges"

Son Çağrı

İffetsiz bir akrostiş düğünü, bu sefer ikincilerde. Sana doğru doğmakta, kızıl havaları seyretsen bile. Atma, Haşim, gün çoktan akşam oldu.

yazı resim

Aman, her şey boş, vallaha boş. Vapur en son ne zaman kalkıyor, ondan haber ver bana. Uyumaktan daha güzel şey yok, ben bunu bilir, bunu söylerim sana.

Kızın rüyasında; o bir gün gelmeyecek işine, hiç haber vermeden. Issız dünyasından kimsenin haberi olmadan. Uyuya kaldı zannedecekler veya hiçbir şey düşünmeyecekler. Kimse ilk başta önemsemeyecek, zaten hiçbir zaman önemsenmedi. Arayan bile olmayacak, kimse numarasını bilmezdi zaten.

Ama sonra bir gün haberleri olduğunda… Kim bilebilirdi diyecekler, onun o olduğunu, bizimse biz. Aynı bizden biriydi, farkımız yoktu hiç. Senin benim gibi, sıradan ve sessiz. Adsız. Kim bilebilirdi onun o olduğunu, bizimse biz…

İffetsiz bir akrostiş düğünü, bu sefer ikincilerde. Sana doğru doğmakta, kızıl havaları seyretsen bile. Atma, Haşim, gün çoktan akşam oldu. Kirli sokaklarında İstanbul’un güneş soğuk ve alçaktan battı. Ah, bu son fasıl…

KİTAP İZLERİ

Dert Dinleme Uzmanı

Adalet Ağaoğlu

Adalet Ağaoğlu’nun ‘Dert Dinleme Uzmanı’: Toplumsal Bir Stetoskop Türk edebiyatının büyük ustalarından Adalet Ağaoğlu, uzun bir aradan sonra, yankıları bugün dahi süren "Dar Zamanlar" serisine
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön