"2 Mayıs 2026, saat 16:00. Ne kadar da... bugün." - Samuel Beckett"

yazı resimYZ

Farkında olmadan düştüm yollara,
Sağ yanımda deniz sol yanım dağlar.
Sevdalı şehrinde karakollara,
Düşmüşüm içimde bir âşık ağlar.

Baktığım her yerde gördüğüm sensin,
Bahtımı bağlayan kördüğüm sensin.
Çile tezgâhında ördüğüm sensin,
Attığım ilmeğe gizlenir çağlar.

İnleyen dağlarda gizemli sesin,
Göğsümü rüzgârla okşar nefesin,
Sevda dedikleri çelik kafesin,
İçinde kolumu hasretin bağlar.

Felekle bölüştük özlemin payım,
Bağrıma ok atar sevdalı yayım.
Hicran ırmağının alt ucundayım,
Üstüme ateşten şelale çağlar.

Aşkın denizinde diplere daldım,
Sen yüze çıkınca çaresiz kaldım.
Hayal çarşısından dünyayı aldım,
Ruhuma düşüyor hüzünlü çığlar.

Dışım viranhane içim mezarlık,
Hasret pazarında geçmez pazarlık.
Göğsüme astığın aşktan nazarlık,
Yüzünden bozuldu gülistan bağlar.

Mehmet NACAR
]

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön