"Sizin için dün, benim için yarındı. Ne fark eder ki, ikisi de geçecek." – Jorge Luis Borges"

Yanmaktır, Kanmahtır, Adanmaktır Çaresi Aşkın!

yazı resim

Kelamın bir ahengi vardır
Kalbin tellerini titretecek kadar deruni ve iştiyaklıdır
Berzahtan kal eden feryattır, ruhuma temaşa eyleyen inşirahtır
Aklımı ve izanımı celbeden figandır, yaratılış hilkatine hasrettiren ne müthiş firkattir

Ey Yarat’an, muhatap alan
En yakımında bulunan ve beni bana bırakmayan
Rahmet sıfatıyla varlığımı kuşatan, hiç bir lahzada kalpten uzaklaşmayan
Seni nasıl daha ziyade anlarım, el açar yakarırım, riyadan sakınır, ihlasla yıkanır ağlarım

Biliyorum, hakkıyla azmetmiyorum
Nedense hala bahanelere sığınmaktan sıkılmıyorum
Ve fakat bu hal üzere bulunmaktan bunalıyorum, seni anınca hayıflanıyorum
Zafiyetlerim ve hata yapmakta ısrar eden izanım ruhumu daraltıyor, kalbimi karartıyor

Ne vakit Efendim aklıma gelse
Asla layık olmadığım hakikat yüzüme bir şamar gibi inse
Her zaman öldüğüm ve ruhumun çırpınışları halimi harap ederek inletse
Bir nebze olsun kalbim için çare değil, iradem için tercihler akli ve irfani olmadığı bilinse

İnsan olmak, kemaliyetle haktır
Her doğuşun bir ibret ve hakikate duçar eden sahnesi vardır
Aşk mecazi olmaktan uzaktır, nefs adına zaaftır, kalbi inşiraha ram ettiren ilhamdır
Sevdasıyla yanmak haktır, hak ve hakikatin sahibine adanmak ubudiyet nezninde ihsandır

Arif ve derviş tevazunun aynasıdır
Her türlü gösteriş ve nümayüşten ari olan farktır
Ne kutbu cihan olmak için yanandır ve ne de kul köle yapmak için ağlayandır
Rabbine kul olmak sevdasında olan bir sabırdır, keramete bel bağlamayan firkati ihsandır

Mustafa CİLASUN

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön