Yolsuzluklara karşı bir hükümet ve samimiyetin imtihanı
RTE in yolsuzluklara karşıyız, hortumları kestik, geçmişte yapılanların takipçisiyiz anlamındaki söylemleri çok olumlu karşılanıyor kamuoyunda.
Bu paralelde meclis yolsuzlukları araştırma komisyonunda ise; neredeyse eşyanın tabiatına aykırı olarak iktidar partisi, muhalefete kıyasla daha aktif görünüyor. Bu gelişme de olumlu. Bunca yıllık kirliliğin ortaya çıkması, bundan sonra devlet malı deniz, yemiyen domuz! deyişini şiar edinmiş siyaset bezirganlarını biraz duraklatacaktır.
AKPnin yolsuzlukların üzerine gidileceği yönünde bir kararlılık ortaya koyması sevindiricidir.
Ama madalyonun bir de öbür yüzü var!
Hükümet kanadının neredeyse ilk geldiği günden beri, içini boşaltmaya çalıştığı bir İhale Yasasını değiştirme çabası var ki; bu kanunda yapılmak istenen değişikliklerin, aklı başında, algılaması yerinde insanların tüylerini diken diken etmemesine imkan yok!...
Yasadaki değişikliklerin; rüşvet almayı, yolsuzluğu, adam ve yandaş kayırmayı olası kılacak şekilde olması çok düşündürücüdür.
Kamu İhale Kururmu yetkilerinin Bayındırlık bakanlığına devredilmesi, aynı şekilde KİTlerin mal ve hizmet alımlarının yasa dışına çıkarılmak istenmesi, emanet usulünün geri getirilmesi, ihalenin bölünerek parçalı halde verilebilmesine olanak verilmesi, karne sistemine geri dönüş, kamulaştırma tamamlanmadan büyük projelerin ihale edilebilmesinin olanaklı hale getirilmesi; vs. gibi değişiklik talepleri, soru işareti oluşturan konulardan bazıları!
Sonuç; acaba hangi yaklaşım gerçektir?
Yolsuzluklara karşı çıkan bir iktidar mı? Yoksa şaibeli uygulamalara zemin olacak bir ihale yasası çıkartmak niyetinde olan bir iktidar mı?
Hükümetin yanlışlıkta fazla ısrar etmemesini umarız. İhale yasasında geriye dönüş konusunda ve yasanın istismara uygun duruma getirilmesinde daha fazla ısrar, akıllarda soru işareti ortaya çıkaracaktır.
Ve yeni yolsuzluklara zemin hazırlanıyor izlenimini silmek de, kolay olmayacaktır!